Yeni küresel araştırma, iklim değişikliğiyle birlikte zehirli yılanların daha yüksek enlemlere ve daha yoğun nüfuslu bölgelere kayabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu değişimin milyonlarca insan için yılan ısırığı riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
İklim değişikliği, dünyanın en tehlikeli yılan türlerinin yaşam alanlarını yeniden şekillendirebilir. PLOS Neglected Tropical Diseases dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, tıbbi açıdan önemli 508 zehirli yılan türünün dağılımı önümüzdeki on yıllarda ciddi biçimde değişebilir. Yükselen sıcaklıklar ve değişen iklim koşulları, bazı yılan popülasyonlarını kurak iç bölgelerden daha yüksek enlemlere ve daha yoğun nüfuslu kıyı kuşaklarına doğru itebilir. Bu da, özellikle sağlık altyapısının sınırlı olduğu bölgelerde ölümcül karşılaşma riskini artırabilir.
Araştırma, bu alanda şimdiye kadar yapılmış en geniş modellemelerden biri olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, kamu ve özel veri tabanları, vatandaş bilimi platformları, müze kayıtları, bilimsel literatür ve uzman gözlemlerini kullanarak zehirli yılan türlerinin bugünkü ve gelecekteki dağılımını yaklaşık 1 kilometre çözünürlükte modelledi. Tahminler, 2050 ve 2090 yıllarına kadar yılanların yaşam alanlarında önemli kaymalar olabileceğini gösteriyor.


İklim değişikliği yılanların yaşam alanını nasıl değiştiriyor?
Çalışmaya göre yükselen sıcaklıklar, bugün birçok yılan türü için uygun olan habitatları giderek daha az yaşanabilir hale getiriyor. Bunun sonucu olarak yılanlar, daha serin ve daha elverişli koşullar sunan yeni bölgelere kayıyor. Genel eğilim, daha yüksek enlemlere ve bazı bölgelerde daha yoğun insan nüfusunun yaşadığı alanlara doğru hareket yönünde.
Araştırmacılar, özellikle Avustralya’da bu değişimin doğu kıyısı boyunca belirginleşmesini bekliyor. Buna göre yılanlar, kurak iç bölgelerden daha yoğun nüfuslu güney ve kıyı kesimlere doğru yönelebilir. Benzer biçimde küresel ölçekte de Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Güneydoğu Asya gibi bölgelerde insanlarla yılanların örtüşme alanlarının daha da büyümesi öngörülüyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-

Yenilenebilir EnerjiAvrupa’nın en büyük güneş tarlası için 916 milyon euroluk proje gecikmeye takıldı -


-


-




Hangi bölgelerde yılan ısırığı riski artabilir?
Araştırma, yılan ve insan nüfuslarının en yoğun çakıştığı bölgelerin halihazırda yılan ısırığı yükünün en ağır olduğu yerler olduğunu gösteriyor. Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Güneydoğu Asya, bugün de en yüksek riskli bölgeler arasında. Ancak dünya ısındıkça bu örtüşmenin Hint Yarımadası, Çin’in bazı bölgeleri ve Kuzey Amerika’nın doğusunda da önemli ölçüde artabileceği tahmin ediliyor.
2090’a kadar insanlarla temas riskinde en büyük artış beklenen dört tür ise siyah boyunlu tüküren kobra, çok bantlı krait, pamuk ağızlı yılan ve bakırbaşlı yılan olarak sıralanıyor. Bu bulgu, iklim değişikliğinin yalnızca türlerin dağılımını değil, halk sağlığı risk haritalarını da değiştirebileceğini gösteriyor.
Yılan ısırıkları neden büyük bir halk sağlığı sorunu?


Yılan ısırıkları her yıl yaklaşık 138 bin kişinin ölümüne, 400 bin kişinin ise kalıcı sakatlık yaşamasına yol açıyor. Bu yükün büyük bölümü, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan yoksul kırsal topluluklarda görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, yılan ısırığı kaynaklı ölümleri ve sakatlıkları 2030’a kadar yüzde 50 azaltmayı hedefliyor.
Ancak araştırmacılara göre sorunun büyüklüğüne rağmen, tam olarak kaç kişinin nerede ısırıldığına ilişkin veri hâlâ sınırlı. Bu nedenle yılan ısırığı uzun süredir “ihmal edilmiş tropikal hastalık” olarak sınıflandırılıyor. Yeni modelleme, tam da bu veri açığını azaltmaya ve riskin nerede yoğunlaşacağını daha iyi anlamaya yardımcı olabilir.
İnsan davranışı ve aşırı hava olayları riski nasıl artırıyor?
Araştırma, yalnızca iklimin değil insan davranışının da risk tablosunu şekillendirdiğini vurguluyor. Örneğin tarım işçileri, özellikle koruyucu ekipman kullanmadıklarında, yılanlarla çok daha sık karşılaşıyor. Mekanizasyonun düşük olduğu bölgelerde bu risk daha da yükseliyor.
Ayrıca seller gibi aşırı hava olayları da hem insanları hem yılanları yerinden ederek karşılaşma olasılığını artırabiliyor. Bu durum, iklim değişikliğinin dolaylı etkilerinin de yılan ısırığı vakalarını artırabileceğine işaret ediyor.
Araştırma sağlık sistemleri için ne öneriyor?


Bilim insanlarına göre bu tahminler, hangi panzehirin nerede stoklanacağı, sağlık tesislerinin nasıl güçlendirileceği ve uzak toplulukların sağlık hizmetlerine erişiminin nasıl iyileştirileceği konusunda yol gösterici olabilir. Araştırmacılar, yılan ısırığı mağdurlarına yardım etmenin ilk adımının insanların ve yılanların en çok nerede karşılaştığını bilmek olduğunu vurguluyor.
Bunun yanı sıra çalışma, koruma açısından da önemli bir uyarı içeriyor. Tüm türler yaşam alanlarını genişletmeyecek. Kongo ve Amazon havzaları ile Güneydoğu Asya’daki bazı yılan türlerinin yaşam alanlarının net biçimde küçüleceği tahmin ediliyor. Özellikle zaten dar alanlarda yaşayan türler için bu durum, ek bir yok olma riski anlamına geliyor.
İklim kriziyle birlikte halk sağlığı ve biyolojik çeşitlilik aynı anda etkileniyor
Araştırmanın yayımlandığı dönemde Birleşmiş Milletler ve Dünya Meteoroloji Örgütü, küresel iklim sisteminin alarm verdiği uyarılarını yineliyor. WMO’nun 2025 Küresel İklim Durumu raporuna göre 2015-2025 arası kaydedilen en sıcak 11 yıl oldu. BM Genel Sekreteri António Guterres de iklim göstergelerinin “kırmızı alarm” verdiğini açıkladı.
Bu çerçevede yılanlarla ilgili yeni çalışma, iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklık rekorları ya da deniz seviyesi artışıyla sınırlı olmadığını; doğrudan insan sağlığı, kırsal yaşam ve ekosistem güvenliği üzerinde de somut etkiler yaratacağını gösteriyor. Araştırmacılar, en kötü senaryo üzerinden yapılan planlamanın halk sağlığı hazırlığı için en güvenli yaklaşım olduğunu savunuyor.





