Fildişi Sahili’nde kakao üreticileri, iklim değişikliği, düşük gelir ve sürdürülemez tarım politikaları nedeniyle kakao ağaçlarının 2030 yılına kadar tamamen yok olabileceği uyarısında bulunuyor. Kriz büyürken, çiftçiler adil ticaret ve uzun vadeli destek çağrısında bulunuyor.
Çiftçiler, kakaonun geleceği için alarm veriyor
Dünyanın en büyük kakao üreticisi konumundaki Fildişi Sahili’nde çiftçiler, ürünlerinin kaderi konusunda derin bir endişe taşıyor. Ülkenin batısında bulunan Bafing-Tonkpi bölgesindeki Yeyasso kooperatifi, kakao üretiminde yaşanan keskin düşüşe dikkat çekerek 2030’a kadar kakao ağaçlarının tamamen yok olabileceği uyarısını yapıyor. Nedeni ise çok katmanlı: yıllardır devam eden düşük fiyatlar, değişen iklim koşulları ve tarımsal hastalıklar.

Kooperatif lideri Biabate Posseni, “İklim değişikliği verimi ciddi şekilde etkiliyor. Ne zaman yağmur beklesek yağmıyor, ne zaman güneş gerekse fırtınalar geliyor,” diyerek mevsimlerin artık tahmin edilemez olduğunu vurguluyor. Bu da özellikle yaşlanan kakao ağaçlarında hastalıkların yayılmasını hızlandırıyor.
42 yaşındaki çiftçi Vemo Bakayoko’nun on yıl önce 700 kilo ürettiği çiftliğinde, artık sadece 300 kilo kakao toplanabiliyor. Aynı şekilde, şişkin sürgün hastalığı gibi bölgesel viral tehditler, birçok çiftçinin tarlasını tamamen kaybetmesine neden oluyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Adil gelir ve uzun vadeli destek çağrısı

Yeyasso Yönetim Kurulu Başkanı Doumbia Abou Zeid, krize karşı çözümün; sürdürülebilirlik, eğitim ve gelir istikrarını esas alan uzun vadeli politikalarla mümkün olduğunu belirtiyor. Adil ticaret ilkelerine bağlı kooperatifler, bu doğrultuda öncü adımlar atıyor. Kakao çiftçilerinin coğrafi haritasının çıkarılması, yeni fidanlıkların kurulması ve 140.000 yeni kakao ile gölge ağacının dikilmesi bu çalışmalardan sadece bazıları.
Aynı zamanda, Fairtrade liderliğindeki “Paylaşımlı Etki” girişimi kapsamında İngiliz süpermarket zinciri M&S ile yapılan uzun vadeli anlaşma, çiftçiler için umut vadediyor. Bu model, süpermarketlerin doğrudan kakao satın almasını, üreticilerin daha fazla gelir elde etmesini ve sosyal çevresel girişimlere daha çok yatırım yapılmasını sağlıyor.
Fairtrade Vakfı Ortaklıklar Direktörü Kerrina Thorogood bu girişimin geleneksel sürdürülebilirlik yaklaşımlarının ötesine geçtiğini ifade ederek, “Kaynakları birleştirerek daha büyük ve kalıcı etkiler yaratmayı amaçlıyoruz,” dedi.
Çözüm için hızlı ve kapsayıcı adımlar şart
Fildişi Sahili Tarım Bakanlığı ise hükümetin, tarımsal ormancılığı politika merkezine alarak çiftçileri biyolojik çeşitliliği korumaya teşvik ettiğini duyurdu. Ancak bakanlık yetkilisi Thomas Adei, 1960’larda başlayan üretim baskısının ormansızlaşmaya ve sürdürülemezliğe yol açtığını da kabul ediyor. Adei, “Üret, üret, üret” yaklaşımının bedelini doğa ve çiftçiler birlikte ödüyor,” diye konuştu.

Avrupa Birliği’nin ormansızlaşmaya neden olan ürünleri sınırlayan yeni düzenlemeleri, Fildişi Sahili’nin kakao ihracatını da doğrudan etkileyecek. Bu nedenle hükümet, çiftçi verilerinin dijital ortamda toplanmasını sağlayan kimlik kartı projeleriyle uyumluluğu artırmaya çalışıyor. Ancak kaynaklar hâlâ kısıtlı ve projeler tüm çiftçilere ulaşamıyor.
2030’a giden yolda son şans olabilir
Çiftçilerin geleceği, küresel çikolata tedarik zincirinin en temel halkasında büyük bir kırılganlık olduğunu gözler önüne seriyor. Fildişi Sahili’ndeki kakao çiftçileri, artan hastalıklar ve öngörülemez iklim nedeniyle üretimi sürdüremez hale gelirken, batılı tüketiciler Paskalya döneminde çikolata fiyatlarının %50 arttığını görüyor. Ancak bu artışın çiftçilere neredeyse hiçbir katkısı yok.

Yeyasso gibi kooperatiflerin girişimleri, uluslararası ortaklıklarla güçlendikçe hem üretimin sürdürülebilirliği sağlanabilir hem de binlerce ailenin geçim kaynağı korunabilir. Aksi halde 2030, sadece bir milat değil, kakao için bir veda yılı olabilir.

