COP30 Başkanı ve Brezilyalı diplomat André Corrêa do Lago, iklim biliminin değil, iklim politikalarının ekonomik temelde reddedilmesinin yeni bir tehdit haline geldiğini söyledi.
2024 yılında Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenecek olan BM İklim Zirvesi COP30’un başkanlığını yürütecek olan deneyimli diplomat André Corrêa do Lago, küresel iklim eyleminin karşı karşıya olduğu en büyük riskin “ekonomik inkâr” olduğunu vurguladı.
Corrêa do Lago, İngiliz The Guardian gazetesine verdiği özel röportajda, “Bu artık bilimsel inkâr değil. Bu, iklim politikalarının ekonomik anlamda uygulanabilirliğini reddeden, koordineli bir karşı çıkıştır,” ifadelerini kullandı.
❝Bilimsel inkârdan ekonomik inkâra geçildi❞
Corrêa do Lago, iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha da görünür hâle geldiğini, sıcaklık artışları ve aşırı hava olaylarıyla birlikte bilimsel gerçekliğin artık sorgulanamaz olduğunu belirterek, ❝Artık inkâr, bilimi hedef almaktan çıkıp, iklim politikalarının ekonomiyle uyumlu olabileceği fikrine yöneldi❞ dedi.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Küresel ölçekte bazı siyasi ve ekonomik grupların karbonsuzlaşma politikalarını itibarsızlaştırmaya çalıştığını, bunun da iklim mücadelesinde zaman kaybına yol açabileceğini belirtti.
❝Ekonomistler devreye girmeli❞
Eğitimli bir ekonomist olan Corrêa do Lago, iklim krizine karşı çözüm üretmek için ekonomi alanındaki uzmanlığın önemine dikkat çekerek, ❝Artık bilim fazlasıyla konuştu. Şimdi çözümler üretme zamanı. Bu cevaplar ekonomiden gelmeli❞ ifadelerini kullandı.
Corrêa do Lago, ekonomistlerin uzun yıllar boyunca iklim krizini göz ardı ettiğini, ancak bu durumun 2006 yılında yayımlanan Nicholas Stern raporuyla değişmeye başladığını söyledi. Söz konusu rapor, iklim değişikliğiyle mücadele etmenin, onunla başa çıkmaya çalışmaktan daha az maliyetli olduğunu ortaya koymuştu.
En son OECD ve BM Kalkınma Programı tarafından hazırlanan ve yakında yayımlanacak bir rapor, iklim krizine karşı alınacak önlemlerin ekonomik büyümeyi destekleyebileceğini gösteriyor.
Ana akım ekonomi iklim krizini yeterince hesaba katmıyor
Ancak Corrêa do Lago’ya göre bu çabalara rağmen, hükümetlerin bütçelerinde ve şirketlerin iş modellerinde iklim etkileri hâlâ yeterince dikkate alınmıyor. ❝İklim değişikliği ekonomik teoriye tatmin edici bir şekilde entegre edilmiş değil, çünkü bu rahatsız edici bir unsur❞ dedi.
Popülizm ve jeopolitik engeller iklim politikasını zorluyor
Corrêa do Lago, popülist siyasetçilerin iklim eylemine karşı yürüttüğü propagandanın özellikle tehlikeli olduğunu söyledi. Özellikle Donald Trump döneminde ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesi ve iklim politikalarının geri çevrilmesinin benzer eğilimleri tetiklediğini ifade etti.
Suudi Arabistan, Rusya, Arjantin, Venezuela gibi ülkelerle bazı popülist yönetimlerin, COP30 sürecinde yıkıcı bir rol oynayabileceğine işaret eden Corrêa do Lago, ayrıca büyük ekonomilerin çoğunun sera gazı emisyon taahhütlerinde yetersiz kaldığını belirtti.
Şubat 2024 son tarihine rağmen, şu ana kadar çok az ülkenin yeni Ulusal Katkı Beyanı (NDC) sunduğunu; yalnızca AB, Çin, Japonya ve Hindistan gibi büyük ülkelerin bu süreci takip ettiğini söyledi. İngiltere ve Brezilya, planlarını sunan ülkeler arasında yer alıyor.
Belém’de Amazon’da düzenlenecek COP30’un hazırlıkları sürüyor
COP30 zirvesi, Brezilya’nın kuzeyinde Amazon havzasının ağzında yer alan Belém kentinde gerçekleştirilecek. Ancak zirvenin lojistik hazırlıkları, yağmur ormanlarının içinden geçen altyapı projeleri ve yol inşaatları nedeniyle bazı tartışmalara neden oldu.
Corrêa do Lago, bu zorluklara rağmen, COP30’un başarıyla organize edileceğini ve iklim eylemi konusunda dünya genelinde bir seferberlik yaratılacağını umduğunu ifade etti.
❝Ozon başarısı ilham olmalı❞
Corrêa do Lago, dünyanın geçmişte ozon tabakasının incelmesiyle başa çıkmak için başarılı bir iş birliği örneği gösterdiğini hatırlatarak, ❝İklim değişikliği çok daha karmaşık ve etkileri çok daha uzun vadeli. Ama ozon konusunda gösterdiğimiz başarı, çevresel bir krizin yönünü değiştirebileceğimizi kanıtladı❞ dedi.
Son olarak, ❝Eğer başarısız olursak, iklim değişikliğini hızlandırmış oluruz❞ diyerek uyarıda bulundu.

