Tamponlarda içme suyunun 40 katı seviyede toksik pestisit tespit edildi

Yayın: 29 Mayıs 2025 09:35
Güncelleme: 29 Mayıs 2025 14:27

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma, bazı adet ürünlerinde, içme suyunda yasal sınırın 40 katı seviyesinde glifosat kalıntısına rastlandığını ortaya koydu. Glifosat, “muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırılıyor.

İngiltere merkezli Pesticide Action Network UK (PAN UK), Women’s Environmental Network ve Pesticide Collaboration tarafından yayımlanan rapora göre, İngiltere’deki perakende zincirlerinden alınan popüler markalara ait 15 kutu tampon test edildi. Bu testler sonucunda bir kutuda, litre başına 0,004 mg glifosat kalıntısı bulundu.

İçme suyu için İngiltere ve Avrupa Birliği’nde kabul edilen maksimum kalıntı seviyesi 0,0001 mg/kg olarak belirlenmiş durumda. Bu da tamponlardaki seviyenin içme suyundaki yasal sınırın tam 40 katı olduğuna işaret ediyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

❝Vajinal yoldan emilim doğrudan kana geçer❞

Raporda, vajina mukozası yoluyla emilen kimyasalların doğrudan kan dolaşımına geçtiği ve bu durumun vücudun detoks mekanizmalarını atladığı ifade edildi. Bu da, adet ürünlerindeki düşük düzeyde kimyasal kalıntıların bile sağlık açısından ciddi riskler oluşturabileceği anlamına geliyor.

PAN UK Geçici Direktörü Josie Cohen, “İngiltere raflarında satılan tamponlarda glifosat bulduğumuzda gerçekten şok olduk” ifadelerini kullandı. Cohen, bu kimyasalın belediyelerce park ve sokaklarda, tarımda ise geniş çapta kullanıldığını belirtti.

Pesticide Collaboration’dan Amy Heley ise, ❝İçme suyumuzda bu düzeyde glifosata izin verilmiyorsa, adet ürünlerimizde nasıl bulunabiliyor?❞ diyerek duruma tepki gösterdi.

Glifosat: En yaygın herbisit, en çok tartışılan kimyasal

Glifosat, dünya çapında en yaygın kullanılan herbisit (yabani ot öldürücü) olarak biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), bu maddeyi “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırıyor. Ayrıca Parkinson hastalığı ve diğer ciddi sağlık sorunlarıyla da ilişkilendiriliyor.

Araştırmada ayrıca, glifosatın parçalanma ürünü olan aminometilfosfonik asit (AMPA) da bazı tampon örneklerinde tespit edildi. Pamuk, dünyada kimyasal girdiye en bağımlı tarım ürünlerinden biri olarak kabul ediliyor ve küresel üretiminde 300’e kadar farklı pestisit kullanılabiliyor.

Hükümet düzenleme yapmıyor, halk bilinçsiz

Araştırmacılar, bu sonuçlara rağmen İngiltere hükümetinin, adet ürünlerindeki pestisit kalıntıları konusunda henüz herhangi bir düzenleme planı bulunmadığını vurguladı. Daha önce yapılan araştırmalarda tamponlarda kurşun ve arsenik gibi ağır metallerin de bulunduğu tespit edilmişti.

Uzmanlar, adet ürünlerinin pestisit içermediğinden emin olunması için test zorunluluğu içeren bir düzenleme yapılmasını öneriyor.

Glifosat sadece insan sağlığını değil, doğayı da tehdit ediyor

İnsan sağlığı üzerindeki etkilerinin yanı sıra glifosatın biyolojik çeşitlilik üzerindeki zararları da artan endişe konusu. Son araştırmalar, bu herbisitin yabani arı kolonilerine zarar verdiğini ve suda yaşayan organizmalar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını gösterdi.

Birleşik Krallık’ta birçok yerel yönetim, kimyasal içermeyen alternatiflere yönelirken; Bath & North East Somerset Konseyi’nden İskoçya’daki Highland Konseyi’ne kadar 70’ten fazla yerel otorite, glifosat kullanımını kısıtlamış ya da tamamen bırakmış durumda.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top