2023 yazında İngiltere ve İrlanda kıyılarında yaşanan ve “eşi benzeri görülmemiş” olarak nitelendirilen deniz sıcak hava dalgası, bilim dünyasının dikkatini bu bölgedeki iklim risklerinin hızına çekti. Exeter Üniversitesi, Meteoroloji Dairesi ve Çevre, Balıkçılık ve Su Ürünleri Bilimi Merkezi’nin (Cefas) ortaklaşa yürüttüğü araştırma, bu tür aşırı olayların artık nadir istisnalar değil, iklim modellemeleriyle uyumlu, daha sık görülecek bir tehdit haline geldiğini ortaya koydu. Deniz yüzeyi sıcaklıklarının 16 gün boyunca ortalamanın 2,9 santigrat derece üzerine çıktığı bu dalga, balık, kabuklu deniz ürünleri ve deniz yosunları da dahil olmak üzere deniz ekosisteminin hayatta kalması konusunda büyük endişeler yarattı.
Bu durum, istikrarsızlaşan iklimin deniz yaşamı ve kıyı ekonomileri için ne anlama geldiğini gösteren kritik bir işarettir. Deniz sıcak hava dalgalarının bu kadar hızlı ve keskin bir şekilde artması, küresel emisyon azaltma hedefleri için ne ifade ediyor? Türkiye’nin de Akdeniz ve Ege’de benzer deniz sıcak hava dalgaları tehdidi altında olduğu düşünüldüğünde, bu Kuzey Avrupa raporundan hangi acil dersler çıkarılmalıdır? Deniz yaşamı üzerindeki tam yıkım değerlendirilmeyi beklerken, ekosistemin dengesizleşmesi kıyı bölgelerindeki insan sağlığı ve ekonomisi için ne tür riskler yaratacaktır?
İklim modelleri uyumlu: Aşırı olayların sıklığı katlanarak artıyor
Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan çalışma, 2023 sıcak hava dalgasının ölçeğinde bir olayın artık nadir olmaktan çıktığını gösteren çarpıcı istatistikler sunuyor. Araştırmacılar, bu ölçekte bir deniz sıcak hava dalgasının her yıl meydana gelme ihtimalinin yaklaşık %10 civarında olduğunu belirtiyor. Ancak asıl endişe verici olan, bu olasılığın son 30 yılda katlanarak artması.
Olasılıktaki Dramatik Yükseliş:
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
- Kelt Denizi (İrlanda’nın güney kıyıları): Haziran 2023 seviyesinde bir sıcak hava dalgasının yıllık olasılığı, 1993’teki %3,8 seviyesinden günümüzde %13,8’e yükseldi.
- Orta Kuzey Denizi: Aynı sıcak hava dalgasının olasılığı, 1993’teki yalnızca %0,7 seviyesinden hızla %9,8’e çıktı.
Exeter Üniversitesi’nden Prof. Adam Scaife, bu durumu, “istikrarlı iklim ısınmasının aşırı olayların meydana gelmesinde nasıl katlanarak artışa yol açtığının bir başka örneği” olarak açıklıyor. Bu bulgular, deniz sıcak hava dalgalarının sadece gelecekteki bir risk değil, şu anki iklim krizinin somut bir sonucu olduğunu açıkça gösteriyor.
Deniz ekosistemi ve insan sağlığına çift yönlü tehdit
Deniz sıcak hava dalgasının deniz ekosisteminde yarattığı bozulmanın tam boyutu henüz tam olarak belirlenmemiş olsa da, bilim insanları şimdiden fitoplankton çoğalmalarında önemli aksamalar olduğunu tespit etti. Uzmanlar, deniz sıcak hava dalgalarının fitoplankton (deniz besin zincirinin temeli) üzerindeki olumsuz etkisinin, balık ve kabuklu deniz ürünlerinin geleceğini doğrudan tehdit ettiği noktasına dikkat çekiyor. Ayrıca, sıcak denizler deniz canlıları üzerinde stres yaratarak hastalıklara karşı dirençlerini azaltırken, insanlara zarar verebilecek bakteri konsantrasyonlarını da artırma riski taşıyor. Bu, balıkçılık ve deniz ürünleri endüstrisi için doğrudan bir ekonomik ve halk sağlığı tehdidi demektir.
Kıyıdan karaya yayılan iklim etkisi
Araştırma, daha sıcak denizlerin sadece deniz yaşamını değil, aynı zamanda karasal hava koşullarını da etkilediğini ortaya koyuyor. Dr. Jamie Atkins’e göre, daha sıcak denizler kıyıdan daha fazla ısı ve nem kaynağı oluşturarak karada daha yüksek sıcaklıklara neden oluyor. Dahası, daha sıcak hava daha fazla nem taşıdığı için, bu nemin soğuması sonucunda oluşan yoğun yağış miktarı da artış gösteriyor. Bu mekanizma, İngiltere ve İrlanda’da görülen kara sıcaklıklarının artması ve yoğun yağışların meydana gelmesinde deniz sıcaklıklarının kritik bir rol oynadığını gösteriyor.
Plymouth Deniz Laboratuvarı’ndan Prof. Ana M Queirós, uzun sıcak hava dalgalarının yaban hayatını, üreme ve yumurtadan çıkma gibi mevsimsel ekolojik süreçlerin, diğer çevre koşullarının uygun olmadığı bir zamanda gerçekleşmesine neden olduğunu belirtiyor. Queirós, bu durumun, gezegenimizin ve okyanuslarımızın sağlığı açısından kesinlikle çok kötü bir işaret olduğunu vurguluyor.
Türkiye ve Akdeniz için Kuzey’den gelen kritik uyarı
İngiltere ve İrlanda kıyılarındaki bu araştırma, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz ve Ege havzaları için hayati bir uyarı niteliğindedir. Akdeniz, küresel ölçekte en hızlı ısınan denizlerden biri olarak biliniyor ve Türkiye kıyılarında deniz sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti benzer bir artış eğilimi göstermektedir. Bu durum, özellikle Ege ve Akdeniz’deki turizm, balıkçılık ve deniz ürünleri yetiştiriciliği gibi kıyı ekonomilerini doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye’nin, bu Kuzey Avrupa örneğinden yola çıkarak deniz ekosistemlerini izleme ve erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi, deniz biyolojik çeşitliliğini koruma planlarını hızla uygulamaya koyması ve kıyısal altyapısını deniz kaynaklı ısınmanın dolaylı etkilerine (yoğun yağış, sel) karşı güçlendirmesi gerekmektedir.
Yorum
Exeter ve Met Office’ten gelen bu veriler, deniz sıcak hava dalgalarının artık nadir bir çevre olayı değil, iklim değişikliğinin günlük yaşamın bir parçası haline getirdiği bir düzenlilik olduğunu ortaya koyuyor. Kelt Denizi’nde bir olayın yıllık olasılığının yirmi yılda dört kattan fazla artması, atmosferin ve okyanusların alarm seviyesinde olduğunu kanıtlıyor. Bu sadece bir deniz ekosisteminin çöküş riski değil; aynı zamanda kıyı ekonomilerinin, balıkçılığın ve hatta karasal hava koşullarının geri dönülmez şekilde değiştiği anlamına geliyor.
Bu raporun en önemli mesajı, denizlerin karadan bağımsız olmadığıdır. Daha sıcak denizler, daha sıcak hava ve daha yoğun yağış getirerek kıyı bölgelerindeki felaket riskini artırmaktadır. Prof. Queirós’un da belirttiği gibi, eğer küresel emisyonları azaltmak için kararlı adımlar atılmazsa, durumun daha da kötüleşmesi kaçınılmazdır. Deniz sıcak hava dalgalarındaki bu artış, tüm dünyayı emisyon azaltımı konusunda harekete geçmeye zorlayan somut ve acil bir kanıttır.
Kaynak: The Guardian
Fotoğraf: Tanya Barrow

