Trump yönetimi yetkilileri tarafından hazırlandığı Washington Post’un incelediği taslak harita, onlarca yıl sonra ilk kez California kıyılarında yeni açık deniz petrol sondajı yapılması planını ortaya koydu. Bu hamle, California Valisi Gavin Newsom ve bölgedeki diğer Demokratlar arasında büyük bir tepkiye yol açmaya hazırlanıyor. Yönetimin teklifi, 2027 ile 2030 yılları arasında California kıyılarındaki bölgelerde altı adet açık deniz kiralama satışı yapılmasını öngörüyor.
Bu gelişme neden önemliydi? Bu plan, Trump yönetiminin “Tek Büyük Güzel Yasa” kapsamında onaylanan önceki kiralama ihalelerine ek olarak gelmektedir ve ABD’nin enerji egemenliğini ilerletme hedefine yönelik radikal bir adım olarak görülmektedir. Ancak bu girişim, ülkenin en büyük ve en çevreci eyaletlerinden biri olan California’nın kıyı bölgelerinde petrol sızıntısı riskini artırarak çevresel bir felakete yol açma potansiyeli taşımakta.

California Başsavcısı Rob Bonta, plana karşı çıkacağına yemin ederek, Başkan Trump’ı “Büyük Petrol dostlarının ceplerini doldurmak için” hareket etmekle suçlamıştır. Bu plan, aynı zamanda Teksas Üniversitesi enerji piyasaları uzmanı Ben Cahill’in belirttiği gibi, federal açık denizlerde bile yeni altyapı inşası gerektireceği için ticari açıdan belirsizlikler de taşımaktadır.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Alaska ve Meksika Körfezi’nde genişleme
Plan sadece California ile sınırlı kalmayıp, ülkenin diğer hassas bölgelerinde de genişlemeyi hedefliyor:
- Meksika Körfezi: Petrol sızıntısının plajları bozup turizmi mahvedebileceğinden korkan pek çok kişinin muhalefeti nedeniyle sondajdan genellikle kaçınılan doğu kesiminde genişleme öngörülüyor. Yönetim, 2029 ve 2030 yıllarında bu bölgede kiralama satışları yapmayı düşünüyor.
- Alaska ve Yüksek Arktik: 2031 yılına kadar neredeyse tüm açık deniz alanlarında, Arktik Okyanusu’nda 200 milden fazla açıkta bulunan ve daha önce hiç sondaj yapılmamış “Yüksek Arktik” bölgesi de dahil olmak üzere 20’den fazla kiralama satışı planlanıyor.
Doğal Kaynaklar Savunma Konseyi’nden Valerie Cleland, Yüksek Arktik bölgesi için ciddi bir çevresel uyarıda bulunarak, “Orada bir petrol sızıntısı meydana gelirse onu temizlemek neredeyse imkansız,” dedi.

Endüstrinin savunması ve pazar belirsizliği
Amerikan Petrol Enstitüsü öncülüğündeki on petrol ve enerji grubu, “Amerika’nın enerji hakimiyetini ilerletmek için iş, yeni gelir ve ek üretim yaratma potansiyeli olan tüm alanların dahil edilmesi gerektiğini” savunarak planı destekliyor. Sektör, California yakınlarında, 50 yıldan uzun süre önce kiralanan bölgelerdeki petrol üretim geçmişine dikkat çekiyor.
Ancak bu yeni alanlarda sondaj yapılıp yapılmayacağı hala belirsizdir. Uzmanlar, şirketlerin bu tür genişlemeleri kârlı hale getirmeye yetecek kadar yüksek fiyatlar konusunda endişeli olduğunu belirtiyor. Teksas Üniversitesi’nden Ben Cahill, “Bu alanların çoğunda son yıllarda o kadar az keşif yapıldı ki, uygulanabilir kaynak tabanının ne olacağını söylemek zor,” dedi. Şirketlerin, altyapının mevcut olduğu Körfez kıyılarına olan ilgisinin ise çok daha güçlü olduğu biliniyor.
Türkiye’ye bağlantı: Çevresel risk ve siyasi kararlılık
Trump yönetiminin California’yı petrol sondajına açma planı, Türkiye’nin Karadeniz ve Akdeniz’deki kendi petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini de içeren enerji politikalarına dair küresel tartışmaları derinleştirmektedir. California’daki siyasi muhalefet ve çevresel risk uyarıları, Türkiye’nin de kendi kıyı toplulukları ve turizm sektörü üzerindeki potansiyel çevresel etkileri en aza indirmek için uyguladığı çevresel düzenlemelerin ve siyasi kararlılığın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. ABD’deki bu tartışma, enerji güvenliği hedefleri ile çevresel koruma arasındaki hassas dengeyi bir kez daha uluslararası gündeme taşımıştır.
Çevresel felaket ve hukuki mücadele
Trump yönetiminin planı, büyük ölçüde Başkan’ın enerji endüstrisine verdiği önceliğin bir yansımasıdır. Ancak bu plan, çevresel olarak en kırılgan bölgelerden bazılarını (California ve Yüksek Arktik) riske atmaktadır. Nihai onay sürecinin bir yıl sürmesi ve yeni bir üretimin birkaç yıl alması beklenirken, California Başsavcısı Bonta’nın muhalefeti, eyaletlerin ve çevre gruplarının bu plana karşı sert bir hukuki mücadele başlatacağını işaret etmektedir. Sektör ilgisindeki belirsizlik ve çevresel maliyetlerin yüksekliği göz önüne alındığında, bu planın gerçekleşme olasılığı, siyasi ve hukuki engellere takılma ihtimaliyle karşı karşıyadır.
Kaynak: The Washington Post;

