Trump döneminde ABD, ısınan gezegene daha fazla fosil yakıt ekliyor

Yayın: 12 Ocak 2026 14:43
Güncelleme: 12 Ocak 2026 14:43
Fotoğraf Kaynağı: Gemini

Bilim insanlarına göre, Donald Trump yönetiminin fosil yakıtları teşvik eden politikaları ve uluslararası iklim işbirliğinden çekilmesi, küresel ısınmayı güvenli sınırlar içinde tutmayı daha da zorlaştırıyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın hem ABD hem de dünya genelinde iklim risklerini artıracağı uyarısında bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde izlenen iklim ve enerji politikaları, küresel ısınmayı yavaşlatmaya yönelik uluslararası çabaların tersine ilerliyor. Trump yönetimi, ana uluslararası iklim anlaşmasından çekilerek, fosil yakıt üretimini artıran adımlar atarak ve temiz enerji yatırımlarını engelleyerek iklim krizini yalnızca görmezden gelmekle kalmıyor, bilim insanlarına göre sorunu daha da derinleştiriyor.

Trump, daha önce küresel ısınmayı “aldatmaca”, “dolandırıcılık” ve “sahtekârlık” olarak nitelendirmişti. Son dönemde yönetimi, çevre alanında küresel işbirliğini fiilen durdururken, dünyanın ABD kaynaklı fosil yakıtlarla beslenmesini istediği mesajını da açık biçimde veriyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Bu politikalar, iklim değişikliğinin Los Angeles’taki yıkıcı orman yangınlarını, Teksas’taki ölümcül selleri ve Karayipler’i vuran 5. kategori kasırgaları daha da şiddetlendirdiğinin bilim insanları tarafından vurgulandığı, kayıtlara geçen en sıcak yıllardan birinin ardından hayata geçirildi.

1,5 derece eşiği giderek uzaklaşıyor

Dünya, sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 santigrat derecelik ısınma eşiğini aşma yolunda ilerliyor. Bilim insanları, bu sınırın aşılması halinde aşırı fırtınalar, kuraklıklar, orman yangınları ve sıcak hava dalgalarının yanı sıra türlerin yok olma riskinin ciddi biçimde artacağını belirtiyor. Küresel sıcaklık artışı hâlihazırda 1,3 ila 1,4 dereceye ulaşmış durumda.

Trump döneminde ABD, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlama hedefinden resmen vazgeçen tek ülke oldu. Uzmanlara göre bu karar, küresel iklim mücadelesini ciddi biçimde zayıflatıyor.

Dartmouth Koleji’nde iklim değişkenliği üzerine çalışan doçent Justin S. Mankin, “Emisyonlar daha yüksek olacak,” diyerek uyardı. Mankin, “Trump’ın sera gazı emisyonları, Trump’ın sıcak hava dalgalarına, Trump’ın kuraklıklarına, Trump’ın sellerine ve Trump’ın orman yangınlarına yol açacak” dedi.

Emisyonlar yeniden yükselişe geçti

ABD, sanayi devriminden bu yana kömür, petrol ve doğal gaz kullanımına bağlı karbondioksit emisyonlarıyla dünyanın en büyük tarihsel kirleticisi konumunda. Emisyonlar 2007’den itibaren düşüş eğilimine girmişti. Ancak federal verilere göre, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün ardından geçen yıl emisyonlar yüzde 1,9 arttı.

Araştırmacılar bu artışı, en kirli fosil yakıt olan kömür kullanımındaki yükselişe bağlıyor. Yenilenebilir enerjinin fosil yakıtlardan daha ucuz hale gelmesi nedeniyle emisyonların uzun vadede yeniden düşmesi bekleniyor, ancak bilim insanları bu düşüşün güvenli bir iklim için yeterince hızlı olmayabileceğini vurguluyor.

Texas Teknoloji Üniversitesi’nden iklim bilimci Katharine Hayhoe, “Bilim çok net: Her eylem önemlidir ve her ton karbonun bir bedeli vardır,” dedi. “Ürettiğimiz her ton karbon, küresel borcumuza ekleniyor.”

Uluslararası işbirliğinden kopuş

Trump, bu hafta ABD’nin, küresel iklim işbirliğinin temelini oluşturan anlaşmalar ve Nobel ödüllü bilim insanlarını da içeren Birleşmiş Milletler’e bağlı çok sayıda kuruluştan çekildiğini açıkladı. Bu adım, ABD’nin, yakıldığında Amerikan petrolünden daha fazla sera gazı salan Venezuela’nın “kirli” ham petrolü üzerinde kontrol sağlamasından yalnızca günler sonra geldi.

Son aylarda yönetim, emekliye ayrılması planlanan beş kömürlü termik santralin çalışmaya devam etmesini zorunlu kıldı. Ayrıca Doğu Kıyısı’nda inşası süren ve milyonlarca haneye temiz enerji sağlaması beklenen beş açık deniz rüzgar santralinin faaliyetlerini durdurdu.

Bunlara ek olarak, sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedefleyen düzenlemeler kaldırıldı, rüzgar ve güneş enerjisinin yaygınlaşmasını destekleyen federal teşvikler kesildi ve elektrikli araçlara geçişi kolaylaştıran destekler iptal edildi. Aynı zamanda petrol, gaz ve kömür üretimini ucuzlatan yeni politikalar devreye sokuldu.

Bilim insanları endişeli

Trump yönetimi yetkilileri, temiz enerji yatırımlarının ABD’ye zarar verdiğini savunuyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, temiz enerjiyi “insanlık tarihinin en büyük yanlış yatırımı” olarak nitelendirdi.

Bilim dünyası ise bu görüşe katılmıyor. Princeton Üniversitesi’nden Prof. Michael Oppenheimer, “En çılgın hayallerimde bile bu yönetimin yenilenebilir enerjiye vereceği zararın bu düzeyde olacağını düşünmezdim,” dedi. “Bu mantıklı değil.”

Çevre Savunma Fonu’nun araştırmasına göre, Trump’ın aldığı başlıca düzenleyici kararlar, 2055 yılına kadar atmosfere 32 milyar metrik ton ek sera gazı salımına yol açabilir. Bu miktar, ABD’nin bugünkü yıllık emisyonlarının dört katından fazla.

Stanford Üniversitesi’nden iklim bilimci Rob Jackson ise “Yönetim, giderek daha tehlikeli iklim eşiklerini aşmaya kararlı görünüyor,” değerlendirmesinde bulundu.

“ABD yanlış ata oynuyor”

Potsdam İklim Etki Araştırma Enstitüsü Direktörü Johan Rockström, Trump yönetiminin hamlelerini fosil yakıt ekonomisinin “son çırpınışları” olarak tanımladı. Rockström’e göre, temiz enerjinin ekonomik üstünlüğü nedeniyle küresel dönüşüm Trump’a rağmen hızlanıyor.

“Fosil yakıt ekonomisinin sonunun başlangıcındayız,” diyen Rockström, “ABD yanlış ata oynuyor,” ifadelerini kullandı.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×