Trump ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan ikinci kez çekti

Haber Giriş: 08:02, 28.01.2026
Güncelleme: 08:02, 28.01.2026

Amerika Birleşik Devletleri, küresel ısınmayla mücadelede en önemli uluslararası çerçevelerden biri olan Paris İklim Anlaşması’ndan ikinci kez resmen çekildi. Bu kararla birlikte Donald Trump, ABD’nin anlaşmayla olan bağını yeniden koparırken, ülkeyi küresel iklim yönetişiminin dışına itmiş oldu.

ABD, bu adımla Paris Anlaşması’ndan çekilen tek ülke konumuna geldi ve İran, Libya ile Yemen gibi anlaşmaya taraf olmayan ülkeler arasına katıldı. Uzmanlar, bu gelişmenin küresel iklim çabalarını tamamen durdurmayacağını ancak önemli ölçüde zorlaştıracağını vurguluyor.

İklim yönetişiminden toptan geri çekilme

ABD’nin Paris Anlaşması’ndan ayrılma kararı, Trump’ın ocak ayında başkanlık görevine döndüğü ilk gün, destekçilerine hitap ettiği bir stadyumda duyurulmuştu. Bu karar, Trump yönetiminin ABD’nin iç iklim politikalarına yönelik kapsamlı bir geri dönüş süreci başlattığı bir döneme denk geldi.

Aynı ay içinde Washington yönetimi, Paris Anlaşması’nın kabul edildiği BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden (UNFCCC) de çekileceğini açıkladı. Uzmanlara göre bu iki adım birlikte değerlendirildiğinde, ABD’nin küresel iklim yönetişiminden neredeyse tamamen çekildiği anlamına geliyor.

“Biz kötü adam olacağız” mesajı

Politika Çalışmaları Enstitüsü’nde iklim adaleti proje direktörü olarak görev yapan Basav Sen, bu tutumu sert sözlerle eleştirdi. Sen, Trump yönetiminin yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

“Sanki ‘Bizden ne istediğiniz umurumuzda değil, kötü adamlar olacağız ve buna itiraz edemezsiniz’ diyorlar.”

Küresel temiz enerji ivmesi devam ediyor

ABD’nin geri adımına rağmen, küresel emisyon azaltım çabaları tamamen durmadı. Düşük karbonlu enerji yatırımları, fosil yakıtlara yapılan harcamaları açık ara geride bırakmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji kaynakları, geçtiğimiz yıl yeni elektrik üretim kapasitesinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturdu ve birçok ülkede artık en ucuz yeni enerji kaynağı konumuna geldi.

Bu dönüşümde Çin’in etkisi giderek artıyor. Dünyanın en büyük kömür tüketicisi olmaya devam etmesine rağmen, Çin’in emisyonlarının geçen yıl zirveye ulaştığı tahmin ediliyor. Elektrikli araç üreticisi BYD, bu ay satışlarda Tesla’yı geride bırakırken; Çinli şirketler bugün dünya genelindeki güneş panellerinin yüzde 80’inden fazlasını ve rüzgar türbinlerinin yaklaşık yüzde 70’ini üretiyor.

ABD’nin geri çekilmesi küresel ivme için risk

Uzmanlar, Trump’ın politikalarının ABD’yi küresel iklim mücadelesinin kenarına ittiğini ve diğer ülkelerdeki ilerlemeyi de yavaşlatma riski taşıdığını belirtiyor.

Joe Biden döneminde iklimden sorumlu yardımcı temsilci olarak görev yapan Sue Biniaz, uluslararası anlaşmaların yalnızca sembolik olmadığını vurguladı:

“Reel ekonomi temiz enerjiye yöneliyor olabilir, ancak küresel rejimin siyasi sinyaller verme ve bu dönüşümü hızlandırma açısından hâlâ çok önemli bir rolü var. Şimdi bu rol zayıflıyor.”

Çin ve diğer ülkeler üzerindeki etkisi

Çin, eylül ayında sera gazı emisyonlarını on yıl içinde yüzde 7-10 oranında azaltma sözü verdi. Uzmanlar bu hedefi yetersiz bulurken, Johns Hopkins Üniversitesi’nden Prof. Jeremy Wallace, ABD’nin geri çekilmesinin Çin’deki fosil yakıt yanlılarına alan açtığını söyledi:

“ABD’nin iklim sorumluluğundan kaçması, Çin’de enerji geçişini yavaşlatmak isteyenlere daha fazla koz veriyor.”

Biniaz’a göre, ABD’nin zayıf hedefleri başka ülkeler için de bahane oluşturabilir:

“Bazı ülkeler, ABD’nin geri adımını daha az şey yapmak için gerekçe olarak kullanıyor.”

Bu çerçevede İsrail’in de Paris Anlaşması’ndan çekilmeyi değerlendirdiği bildiriliyor.

Bazı ülkeler için ters etki: Daha cesur adımlar

Öte yandan Sen, ABD’nin geri çekilmesinin bazı ülkeleri daha iddialı iklim politikaları benimsemeye ittiğini de belirtti. COP30 süreci kapsamında Kolombiya ve Hollanda, Pasifik ada ülkeleriyle birlikte fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasına odaklanan ilk uluslararası görüşmelere ev sahipliği yapmayı planlıyor.

“ABD’nin gerici tutumu, bazı ülkeleri daha da ileri gitmeye teşvik ediyor,” dedi Sen.

Küresel emisyonlar ve iklim finansmanı endişesi

Ancak Sen, ABD’nin fosil yakıt üretimini artırmasının küresel ölçekte hissedileceği uyarısında bulundu. Özellikle yapay zeka veri merkezlerinden kaynaklanan hızla artan enerji talebi, emisyonları daha da yukarı çekebilir.

Ayrıca dünyanın en zengin ülkesi olan ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesinin, yoksul ülkelerin fosil yakıtlardan çıkışını finanse etmeyi zorlaştıracağını söyledi:

“ABD ‘bunu finanse etmeyeceğiz’ dediğinde, düşük gelirli ülkeler için geçiş çok daha zor hale geliyor.”

“Yanlış zaman, yanlış karar”

Uzmanlara göre bu geri çekilme, ABD’nin küresel arenada güvenilmez bir ortak olduğu algısını da güçlendiriyor.

Sue Biniaz ise kararın zamanlamasına dikkat çekti:

“Gezegen rekor sıcaklıklarla boğuşurken, felaketler artarken ve iklim kaynaklı ekonomik kayıplar büyürken, bu sorunu ele alan en kritik anlaşmadan çekilmek için bundan daha kötü bir zaman olamaz.”

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×
enquiry singema wood fired hot tub coil heaters.