İskoçya’nın yeni emisyon stratejisine ‘bilim kurgu’ eleştirisi

Yayın: 25 Şubat 2026 08:31
Güncelleme: 25 Şubat 2026 09:49
Fotoğraf Kaynağı: Joe Tree

Birleşik Krallık İklim Değişikliği Komitesi (CCC), İskoçya’nın emisyon azaltım stratejisinin kısa vadede daha gerçekçi hale geldiğini ancak orta ve uzun vadeli planlarının güvenilirliği konusunda “ciddi endişeler” bulunduğunu bildirdi. Komite, özellikle binaların karbondan arındırılmasındaki yavaş ilerleme ve karbon yakalama gibi kanıtlanmamış teknolojilere aşırı bağımlılığın hedefleri riske attığını belirtti.

CCC’nin İskoçya’ya ilişkin son yıllık ilerleme raporunda, Edinburgh yönetiminin geçen kasım ayında ulaşılması giderek zorlaşan yıllık emisyon hedeflerini terk ederek bunların yerine beş yıllık karbon bütçeleri sistemine geçmesinden memnuniyet duyulduğu ifade edildi. Bu sistem, Birleşik Krallık genelinde uygulanan modele benziyor. Önceki sistem kapsamında İskoçya, 12 yıllık hedefinin sekizini tutturamamış ve 2030’a kadar emisyonları yüzde 75 azaltma hedefinden vazgeçmek zorunda kalmıştı.

Komite Başkanı Nigel Topping, kısa vadeli bütçelerin “gerçekçi ve ulaşılabilir” olduğunu belirterek, “Geçen yıl ulaşılabilir bütçeler açısından büyük bir adım attık ve şimdi en azından ilk kez iyi bir konumdayız” dedi. Komite, İskoçya’nın 2030’a kadar planladığı kesintilerin yüzde 91’i için güvenilir politikalara sahip olduğunu tahmin ediyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

2035 ve 2040 hedeflerinde güven azalıyor

Ancak Topping, ikinci ve üçüncü karbon bütçelerine ilişkin risklerin arttığını söyledi. CCC’ye göre 2035’e kadar olan ikinci karbon bütçesinde gerekli kesintilerin yalnızca yüzde 64’ü için güvenilir plan bulunuyor. 2040’a kadar olan üçüncü bütçede ise bu oran yüzde 58’e düşüyor. Komite, bu dönemlerdeki hedeflerin “önemli riskler veya yetersiz planlamaya” dayandığını vurguladı.

Raporda en büyük kaygı alanları arasında, özellikle ısı pompası kurulumları olmak üzere binalarda ısıtmanın karbondan arındırılmasındaki yavaş ilerleme ile hükümetin gelecekte atmosferden karbondioksit çekilmesine yönelik karbon yakalama ve depolama teknolojilerine ve henüz kanıtlanmamış diğer yöntemlere aşırı güvenmesi yer aldı.

“Yüksek riskli bir iklim kumarı”

Oxfam İskoçya Başkanı Jamie Livingston, bulguların “İskoçya’nın yaklaşımının bilim kurguya fazla dayandığını ve gerekli mali desteğin nereden geleceği konusunda sessiz kaldığını gösterdiğini” belirterek, bunun “yüksek riskli bir iklim kumarı” olduğunu söyledi.

Nesta araştırma vakfı ise İskoçya’nın 2030 karbon bütçesine ulaşabilmesi için önümüzdeki dört yıl içinde 110 bin ısı pompası veya diğer düşük karbonlu ısıtma sistemi kurması gerektiğini hesapladı. Bu sayı, mevcut hükümet planında öngörülenin yaklaşık üç katı.

Turbalık restorasyonu da tartışmalı

Topping, İskoçya’nın elektrikli araçlar konusunda ilerleme kaydettiğini; kişi başına düşen şarj noktası sayısının Birleşik Krallık ortalamasının üzerinde olduğunu ve önemli bir emisyon kaynağı olan bozulmuş turbalık alanların restorasyonunda yıllık hedeflere yaklaşılmaya başlandığını söyledi.

Ancak turbalıklar konusunda iyimser tablo tüm uzmanlarca paylaşılmıyor. Hükümetin doğa koruma kurumu NatureScot, İskoçya’daki 1,3 milyon hektar bozulmuş turbalık alanın eski haline getirilmesinin en az 3 milyar sterline mal olacağını ve 2030’a kadar 250 bin hektarın restore edilmesi hedefinin yakalanamayacağını öngörüyor.

Hükümet: Geri bildirimler dikkate alınacak

İskoçya’nın net sıfırdan sorumlu bakanı Gillian Martin, komitenin raporuna verdiği yanıtta eleştirileri doğrudan yanıtlamadı ancak “geri bildirimlerin” hükümetin nihai iklim krizi eylem planının hazırlanmasında kullanılacağını söyledi.

İskoçya, Birleşik Krallık’ın karasal emisyonlarının onda birinden daha azını üretmesine karşın, İskoç Ulusal Partisi yönetimindeki özerk hükümet iklim politikalarında öncü bir rol üstlenmişti. Eski Başbakan Nicola Sturgeon, Birleşik Krallık’ta iklim acil durumu ilan eden ilk lider olmuştu.

Ülke, 1990 seviyelerine kıyasla emisyonlarını yüzde 51,3 oranında azaltmayı başardı. Bu düşüşün büyük bölümü kömürle çalışan santrallerin kapatılması ve rüzgar enerjisi yatırımlarının artmasıyla sağlandı. İngiltere’deki İşçi Partisi hükümetinin milyarlarca sterlinlik net sıfır stratejisinin emisyonları daha hızlı düşürmesi bekleniyor. Ancak Topping, İskoçya’daki toplam emisyonların yüzde 58’inin Londra’nın değil, doğrudan İskoç hükümetinin yetki alanındaki politikalarla bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

WWF İskoçya Direktörü Lang Banks ise raporun, konutlar ve arazilerden kaynaklanan emisyonları azaltmak için çok daha güçlü adımlar atılması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Ne kadar gecikirsek, iklim krizine o kadar katkıda bulunuruz ve insanlar daha düşük faturalar, daha sıcak evler, daha sağlıklı hava ve doğanın iyileşmesi gibi faydalar için o kadar uzun süre beklemek zorunda kalır” dedi.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×