Yeni bir bilimsel araştırma, plastik gıda ve içecek ambalajlarının dünyanın kıyı şeritlerinde en yaygın çöp türü olduğunu ortaya koydu. Şişeler, kapaklar ve tek kullanımlık ambalajlar, neredeyse tüm kıtalarda tutarlı biçimde en sık rastlanan deniz atıkları arasında yer alırken, uzmanlar bu durumun küresel plastik krizinin boyutunu yeniden gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Küresel veri analizi: 5.300 çalışma incelendi


Araştırma, kıyı kirliliğine ilişkin 5.300’den fazla bilimsel çalışmanın taranmasıyla oluşturulan geniş kapsamlı bir veri setine dayanıyor. Bilim insanları, metodolojik olarak karşılaştırılabilir 355 ayrı çalışmadan elde edilen bulguları bir araya getirerek türünün en kapsamlı küresel analizlerinden birini gerçekleştirdi.
Analize göre, yiyecek ve içecek kaynaklı plastik atıklar incelenen bölgelerin yüzde 93’ünde kıyı şeritlerinde tespit edildi. Bu oran, başka hiçbir atık türünde görülmeyen bir yaygınlığa işaret ediyor.
Araştırma ekibi, 94 ülkeyi kapsayan verileri değerlendirirken, veri eksikliği bulunan 18 ülke için de tahmini modeller kullandı. Bulgular, plastik ambalajların yalnızca belirli bölgelerde değil, yedi kıtanın tamamında benzer şekilde yaygın olduğunu ortaya koydu.
Uzmanlar: Tek kullanımlık plastikler küresel standart haline geldi


Çalışmanın yazarlarından Plymouth Üniversitesi Deniz Kirliliği Araştırma Birimi kurucusu Richard Thompson, bulguların şaşırtıcı olmadığını ancak yaygınlığın çarpıcı olduğunu söyledi.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-

Yenilenebilir EnerjiKüresel elektrik üretiminde tarihi eşik: Rüzgar ve güneş ilk kez gazı geçti -


-


Thompson, günlük yaşamda kullanılan plastik ürünlerin atık yönetimi gelişmiş ülkelerde bile kıyı kirliliğinde baskın hale geldiğini belirterek, tek kullanımlık ambalajların küresel ölçekte ortak bir sorun haline dönüştüğünü ifade etti.
Araştırmaya göre plastik poşetler ülkelerin yüzde 39’unda, sigara izmaritleri ise yüzde 38’inde en sık rastlanan atıklar arasında yer aldı. Ancak hiçbir kategori, gıda ve içecek ambalajlarının yaygınlık seviyesine ulaşamadı.
Bilim insanları, bu durumun özellikle hızlı tüketim alışkanlıkları ve paketli gıda kullanımındaki artışla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.
Bölgesel farklılıklar ve atık yönetimi sorunları


Analiz, kıyı kirliliğinin küresel bir sorun olmasına rağmen bölgesel farklılıklar gösterdiğini de ortaya koydu. Özellikle Asya kıtasında plastik poşetlerin kıyı kirliliğinde daha baskın olduğu tespit edildi.
Araştırmacılar, bazı ülkelerde plastik poşet yasakları uygulanmasına rağmen kirlilik seviyelerinin düşmemesini, zayıf denetim mekanizmaları ve atık ithalatı gibi faktörlerle açıklıyor.
Çalışmada ayrıca mikroplastikler doğrudan analiz kapsamına alınmadı. Ancak araştırmacılar, bu parçacıkların büyük plastik atıkların zamanla parçalanmasıyla oluştuğunu ve dolayısıyla temel kaynağın yine tek kullanımlık plastikler olduğunu vurguluyor.
Plastik krizi ve küresel anlaşma tartışmaları


Plastik kirliliğine karşı uluslararası bir anlaşma oluşturma çabaları ise halen sonuçsuz ilerliyor. Görüşmelerde yaşanan siyasi anlaşmazlıklar ve kurumsal gerilimler süreci yavaşlatırken, müzakerelerin bir sonraki turunun 2026 sonu veya 2027’ye sarkabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, gecikmenin çevresel etkileri artırabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle okyanus ekosistemlerinde plastik birikiminin hızla artması, hem deniz yaşamını hem de insan sağlığını tehdit eden bir faktör olarak öne çıkıyor.
Çözüm önerileri: yeniden kullanım ve politika baskısı


Araştırmacılar, plastik kirliliğinin azaltılması için üretim ve tüketim modelinin değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Tek kullanımlık plastiklerin sınırlandırılması, yeniden doldurulabilir ambalaj sistemlerinin teşvik edilmesi ve atık yönetim altyapısının güçlendirilmesi temel öneriler arasında yer alıyor.
Çalışmaya katılmayan Exeter Üniversitesi ekotoksikoloji profesörü Tamara Galloway ise plastiklerin ekonomik sistem içinde “değerini kaybetmiş malzeme” olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirtiyor.
Galloway’e göre plastik, doğru yönetildiğinde yüksek değer taşıyan bir kaynak olabilir ancak mevcut ekonomik model bu materyali büyük ölçüde tek kullanımlık hale getirerek çevresel krizi derinleştiriyor.
Uzmanlara göre küresel plastik kirliliğiyle mücadelede en kritik adım, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve uluslararası düzeyde bağlayıcı politikaların hayata geçirilmesi olacak.





