BM Genel Kurulu’ndan iklim krizi kararı: ABD’nin itirazına rağmen 141 ülke destek verdi

Haber Giriş: 08:09, 21.05.2026
Güncelleme: 08:09, 21.05.2026
Fotoğraf Kaynağı: Felix Neudecker

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, devletlerin iklim değişikliğiyle mücadelede hukuki sorumluluk taşıdığı yönündeki Uluslararası Adalet Divanı görüşünü destekleyen tarihi kararı büyük çoğunlukla kabul etti. ABD’nin de aralarında bulunduğu 8 ülke karara karşı oy kullanırken, karar özellikle iklim krizinden ağır etkilenen Pasifik ada devletleri için önemli bir diplomatik kazanım olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası Adalet Divanı’nın iklim görüşüne güçlü destek

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Çarşamba günü yapılan oylamada, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) iklim değişikliğine ilişkin danışma görüşünü destekleyen karar tasarısı 141 ülkenin oyuyla kabul edildi. Sekiz ülke karara karşı çıkarken, 28 ülke çekimser kaldı.

Karar tasarısı, Pasifik ada ülkesi Vanuatu tarafından sunuldu. Tasarı, UAD’nin Temmuz 2025’te açıkladığı ve devletlerin fosil yakıt kullanımını azaltma ile küresel ısınmayla mücadele konusunda yükümlülük taşıdığını vurgulayan danışma görüşünü teyit ediyor.

Yasal bağlayıcılığı bulunmayan danışma görüşü, buna rağmen dünya genelindeki iklim davalarında giderek daha fazla referans gösteriliyor. Birçok ülkede hakimler, iklim politikaları ve çevresel sorumluluklara ilişkin kararlarında UAD’nin değerlendirmelerine atıfta bulunmaya başladı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, oylamanın ardından yaptığı açıklamada kararın uluslararası hukuk ve iklim adaleti açısından güçlü bir mesaj verdiğini söyledi.

Guterres, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, hükümetlerin vatandaşlarını “giderek derinleşen iklim krizinden koruma sorumluluğunun” yeniden teyit edildiğini belirtti.

ABD ve petrol üreticisi ülkeler karara karşı çıktı

Karara karşı çıkan ülkeler arasında ABD, Suudi Arabistan, Rusya, İsrail, İran, Yemen, Liberya ve Belarus yer aldı. Türkiye, Hindistan, Katar ve Nijerya ise çekimser oy kullanan ülkeler arasında bulundu.

ABD yönetimi, kararın fosil yakıtlarla ilgili “uygunsuz siyasi talepler” içerdiğini savundu. ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce, Washington yönetiminin BM Genel Sekreteri’nin hukuki değerlendirmeler konusunda rapor hazırlamasını gerekli görmediğini ifade etti.

Karar, özellikle ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme ve fosil yakıt üretimini artırma yönündeki politikalarının ardından küresel iklim diplomasisinde yeni bir gerilim alanı olarak görülüyor.

Associated Press’in daha önce yayımladığı haberde, Trump yönetiminin bazı ülkelere Vanuatu’nun girişiminden çekilmeleri yönünde diplomatik baskı yaptığı iddia edilmişti.

Buna karşın Almanya, Fransa, İngiltere ve Avustralya dahil çok sayıda ülke karar lehine oy kullandı. Avrupa ülkelerinin büyük bölümü, UAD görüşünün iklim politikaları açısından uluslararası hukuki çerçeveyi güçlendireceğini savunuyor.

Pasifik ada ülkeleri iklim krizinin en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya

Kararın arkasındaki temel itici güçlerden biri, yükselen deniz seviyeleri nedeniyle varoluşsal tehdit yaşayan Pasifik ada ülkeleri oldu. Vanuatu’nun BM Büyükelçisi Odo Tevi, oylama öncesi yaptığı konuşmada iklim krizinin artık teorik bir mesele olmadığını söyledi.

Tevi, kuraklık, hasat kayıpları ve kıyı erozyonunun birçok ada ülkesinde günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini belirterek, “Soruna en az katkıda bulunan toplumlar en ağır yükü taşıyor” dedi.

Pasifik ülkeleri uzun yıllardır yükselen deniz seviyeleri nedeniyle toprak kaybı riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği yalnızca yaklaşık iki metre olan Tuvalu, bu tehdidin en görünür örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Uzmanlara göre yüzyılın sonuna kadar Tuvalu’nun büyük bölümü yüksek gelgit dönemlerinde sular altında kalabilir. Bu nedenle ülke nüfusunun üçte birinden fazlası Avustralya’nın iklim göçü vizesi programına başvurdu. Ancak programa kabul edilen kişi sayısı sınırlı tutuluyor.

Benzer şekilde Nauru hükümeti de olası iklim kaynaklı yer değiştirme süreçlerine finansman yaratmak amacıyla yabancılara vatandaşlık satışı programı başlattı.

İklim davalarında yeni dönemin kapısı açılıyor

İklim hukuku uzmanları, BM Genel Kurulu’nda kabul edilen kararın doğrudan bağlayıcı olmamasına rağmen küresel iklim davaları açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor.

Son yıllarda hükümetler ve enerji şirketlerine karşı açılan iklim davalarında ciddi artış yaşanırken, mahkemeler giderek daha fazla uluslararası hukuk normlarına başvuruyor. UAD’nin görüşü de devletlerin sera gazı emisyonlarını azaltma yükümlülüğünü hukuki zeminde daha görünür hale getiriyor.

Vanuatu İklim Değişikliği Bakanı Ralph Regenvanu, mevcut jeopolitik ortamda uluslararası hukukun korunmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Regenvanu, mahkemenin ortaya koyduğu yükümlülüklerin desteklenmesinin küresel iklim eylemi açısından gerekli olduğunu vurguladı.

2015 yılında kabul edilen Paris Agreement, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 derece Celsius ile sınırlandırmayı hedefliyordu. Ancak bilim insanları, mevcut emisyon eğilimleri nedeniyle bu sınırın aşılmasının artık büyük ölçüde kaçınılmaz hale geldiğini belirtiyor.

Pasifik Adaları Öğrencileri İklim Değişikliğiyle Mücadele Grubu Direktörü Vishal Prasad ise oylamayı, iklim adaletinin uluslararası hukukta daha somut hale gelmesi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.

Uzmanlara göre karar, bağlayıcı yaptırımlar getirmese bile hükümetler üzerindeki siyasi ve hukuki baskıyı artırabilir. Özellikle iklim krizinin ekonomik ve insani maliyetlerinin büyüdüğü bir dönemde, devletlerin fosil yakıt politikaları artık yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk başlığı altında da daha yoğun şekilde tartışılıyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×