Meksika Körfezi’nde yaşayan ve dünyada yalnızca yaklaşık 50 bireyi kaldığı belirtilen Rice balinası, yeni petrol ve doğalgaz baskıları nedeniyle kritik bir eşikte bulunuyor. Uzmanlara göre bu tür, Kuzey Amerika sularında yüzyıllar sonra yok olabilecek ilk balina olabilir.
Rice balinası, dünyadaki en nadir büyük balina türlerinden biri olarak görülüyor. Bilim insanlarına göre bu türün hayatta kalan birey sayısı yaklaşık 50 ile sınırlı. Üstelik yaşam alanı da son derece dar: Rice balinaları yalnızca Meksika Körfezi’nin kuzeyindeki belirli sularda yaşıyor. Tam da bu nedenle, bölgedeki yoğun petrol ve doğalgaz faaliyetleri tür için varoluşsal bir tehdit anlamına geliyor.
Son günlerde ABD’de alınan bir karar, bu riskin daha da büyüdüğü yönündeki endişeleri artırdı. Trump yönetimi, Meksika Körfezi’ndeki petrol ve doğalgaz faaliyetlerine yönelik bazı tehlike altındaki tür korumalarını kaldırma yönünde adım attı. Çevre hukukçuları ve deniz biyologları, bunun özellikle Rice balinası için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.


Rice balinası nedir ve neden bu kadar özel?
Rice balinası, Balaenoptera ricei adıyla bilinen ve ancak 2021 yılında ayrı bir tür olarak resmi biçimde tanımlanan bir balina. Daha önce benzer görünen Bryde balinasıyla karıştırılıyordu. Ancak genetik analizler ve kafatası yapısındaki farklar, bunun ayrı bir tür olduğunu ortaya koydu.
Bu balina türü, zamanının neredeyse tamamını ABD sularında geçiriyor. Florida Uluslararası Üniversitesi’nden deniz memelileri uzmanı Jeremy Kiszka’ya göre Rice balinası oldukça seçici bir tür ve yalnızca birkaç yüz metre derinlikte bulunan yağlı balıklarla beslenmeyi tercih ediyor. Bu özel ekolojik ihtiyaçlar, onu başka bölgelere kaymayı zorlaştıran bir tür haline getiriyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-

Çevre Kirliliği65 iklim bilimcilerden İngiltere’ye Kuzey Denizi petrol uyarısı -


-


-

İklim DeğişikliğiGüney Californiya açıklarında rekor sıcaklık: Deniz ısı dalgası alarmı


Rice balinası neden yok olma tehlikesinde?
Türün karşı karşıya olduğu başlıca tehditlerin çoğu doğrudan petrol ve doğalgaz endüstrisiyle bağlantılı. Meksika Körfezi’nin kuzeyinde yoğunlaşan gemi trafiği, özellikle gece yüzeye yakın dinlenen balinalar için ölümcül çarpma riskleri yaratıyor. Bunun yanı sıra sismik araştırmalar, sondaj faaliyetleri, boru hatları ve kablo döşeme çalışmaları su altındaki gürültüyü artırıyor.
Bu gürültü, Rice balinalarının iletişim kurmasını da zorlaştırıyor. Uzmanlara göre türün uzun inleme benzeri sesler çıkardığı biliniyor ve bu sesler hem yön bulma hem de sosyal iletişim açısından kritik önem taşıyor. Gürültü kirliliği arttıkça bu doğal davranışların bozulma riski de büyüyor.
2010’daki Deepwater Horizon petrol felaketi de bu tür için ağır sonuçlar doğurmuştu. Bilim insanları, bilinen Rice balinalarının yaklaşık beşte birinin bu sızıntı nedeniyle kaybedilmiş olabileceğini belirtiyor.
Trump yönetiminin kararı neden tartışılıyor?
ABD’de “Nesli Tükenmekte Olan Türler Komitesi” adı verilen ve gayriresmi olarak “Tanrı Ekibi” diye anılan panel, çok nadir toplanan bir mekanizma olarak biliniyor. Bu komite, belirli durumlarda nesli tehlikede olan türlerin korunmasına yönelik yasal yükümlülüklerden muafiyet sağlayabiliyor.
Trump yönetimi döneminde bu komite, Meksika Körfezi’ndeki petrol ve doğalgaz faaliyetlerinin bazı tehlike altındaki tür korumalarından muaf tutulması yönünde karar aldı. Gerekçe olarak “ulusal güvenlik” öne sürüldü. Ancak çevre hukukçuları, ABD’nin zaten dünyanın önde gelen petrol ve doğalgaz üreticilerinden biri olduğunu ve mevcut korumaların Körfez’deki hiçbir sondaj projesini durdurmadığını hatırlatıyor.
Pratikte bu karar, Rice balinalarını korumaya yönelik mütevazı önlemlerin devre dışı kalması anlamına gelebilir. Bunlar arasında balina yaşam alanlarında gemi hızının düşürülmesi ve arama-sondaj faaliyetleri sırasında balinaların izlenmesi gibi önlemler bulunuyor.


Rice balinası neden başka yere gidemiyor?
Rice balinasını diğer birçok deniz memelisinden ayıran temel özelliklerden biri, son derece sınırlı bir alana bağımlı olması. Pek çok balina türü okyanus havzaları arasında göç edebilirken, Rice balinası esas olarak Meksika Körfezi’nin küçük bir bölümünde yaşamını sürdürüyor.
Uzmanlar, türün tam da bu nedenle çok daha savunmasız olduğunu belirtiyor. Yaşam alanı hem küçük hem yoğun şekilde sanayileşmiş durumda. Eğer bu alan daha da bozulursa, türün kaçabileceği başka bir güvenli bölge bulunmuyor.
Kuzey Amerika’da bir balina türü gerçekten yok olabilir mi?
Bu ihtimal uzun süre uzak görünüyordu. Çünkü ticari balina avcılığının sona ermesinden sonra dünya genelinde pek çok balina popülasyonu toparlanma göstermişti. Ancak Rice balinası gibi çok küçük ve izole popülasyonlar için tablo farklı.
Bilim insanları, Kaliforniya Körfezi’ndeki vaquita gibi diğer kritik türleri örnek gösteriyor. Rice balinası da benzer biçimde birkaç on yıl içinde tamamen yok olabilecek kadar kırılgan bir noktada bulunuyor. Çevre savunucularına göre eğer mevcut koruma zayıflarsa, Kuzey Amerika sularında 300 yıldır ilk kez bir balina türünün yok oluşuna tanıklık edilebilir.


Rice balinasını kurtarmak hâlâ mümkün mü?
Uzmanlar, evet diyor; ancak zamanın daraldığını vurguluyor. Gemi hızlarının düşürülmesi, kritik yaşam alanlarında izleme yapılması, su altı gürültüsünün azaltılması ve petrol-doğalgaz faaliyetlerinin baskısının sınırlanması gibi önlemler türün hayatta kalma şansını artırabilir.
Çevre örgütleri, alınan son kararın yasa dışı olduğunu savunarak dava açtı. Önümüzdeki süreçte mahkemelerin vereceği karar, Rice balinasının geleceği açısından belirleyici olabilir.
Rice balinası, yalnızca nadir bir tür değil; aynı zamanda modern sanayi baskısı altında yaşam alanı giderek daralan deniz ekosistemlerinin sembollerinden biri. Bilim insanlarına göre bu tür hâlâ kurtarılabilir. Ancak bunun için siyasi irade, hukuki koruma ve güçlü ekolojik önlemler gerekiyor.





