Pasifik Okyanusu’nda hızla güçlenen El Niño iklim olayı, bilim insanlarının son tahminlerine göre modern ölçüm tarihinin en güçlü El Niño’su olma yolunda ilerliyor.
Araştırmacılar, olayın beklenen şiddete ulaşması halinde insan kaynaklı iklim değişikliğiyle birleşerek küresel sıcaklıkları yeni rekor seviyelere taşıyabileceği, aşırı hava olaylarını artırabileceği ve dünya ekonomisinde trilyonlarca dolarlık kayba yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

İklim modelleri rekor büyüklükte El Niño’ya işaret ediyor
ABD ve Avrupa’daki iklim araştırma merkezlerinin değerlendirmelerine göre, Pasifik Okyanusu’nda gelişen El Niño’nun şiddeti, bugüne kadar gözlemlenen en büyük olaylardan biri olma potansiyeli taşıyor.
Kaliforniya merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Berkeley Earth‘te iklim bilimci olarak görev yapan Zeke Hausfather, farklı iklim modellerinden elde edilen sonuçların önceki rekorları önemli ölçüde aşabilecek bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Hausfather, düzenlenen basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, ❝Bu El Niño’nun zirvesi, önceki rekor sahibini gerçekten akıl almaz bir farkla geçebilir.❞ ifadelerini kullandı.
Tavsiye Edilen Haberler
Araştırmacıya göre mevcut projeksiyonlar gerçekleşirse El Niño’nun okyanuslardan atmosfere aktaracağı ek ısı, küresel ısınmanın etkilerini daha da güçlendirecek.

Küresel sıcaklıklar Paris Anlaşması eşiğine yaklaşabilir
Bilim insanlarının en dikkat çekici uyarılarından biri, küresel ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi döneme göre kritik seviyelere ulaşma ihtimali oldu.
Hausfather, El Niño’nun etkisinin insan kaynaklı iklim değişikliğiyle birleşmesi halinde 2027 yılında küresel sıcaklık ortalamasının sanayi öncesi dönemin yaklaşık 1,7 derece üzerine çıkmasının imkânsız olmadığını söyledi.
Bu senaryo gerçekleşirse, ülkelerin Paris İklim Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi önemli ölçüde aşılmış olacak.
Uzmanlar, tek bir yılın 1,5 dereceyi aşmasının Paris Anlaşması hedefinin resmen başarısız olduğu anlamına gelmediğini ancak küresel iklim sistemindeki risklerin giderek büyüdüğünü vurguluyor.

El Niño nedir ve neden bu kadar önemli?
El Niño-Güney Salınımı (ENSO), tropikal Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıkları ile atmosfer dolaşımındaki doğal değişimleri ifade ediyor.
Normal koşullarda iki ila yedi yılda bir görülen bu döngüde El Niño dönemlerinde Pasifik’in doğu ve orta kesimlerindeki deniz suyu sıcaklıkları belirgin şekilde yükseliyor. Bu değişim yalnızca okyanusu değil, dünyanın birçok bölgesindeki yağış düzenlerini, sıcaklıkları ve fırtına sistemlerini de etkiliyor.
Geçmişte güçlü El Niño olayları;
- uzun süreli kuraklıklara,
- aşırı yağış ve sellere,
- orman yangınlarında artışa,
- tarımsal üretimde kayıplara,
- deniz ekosistemlerinde ciddi bozulmalara
neden olmuştu.
Son güçlü El Niño ise 2023-2024 döneminde yaşanmıştı.
NOAA: Çok güçlü El Niño olasılığı yüzde 80

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), son değerlendirmesinde yıl sonuna kadar “çok güçlü” bir El Niño gelişme ihtimalini yaklaşık yüzde 80 olarak açıkladı.
Kurum ayrıca El Niño koşullarının en az 2027 yılının ilkbaharına kadar devam etmesinin neredeyse kesin olduğunu bildirdi.
NOAA ENSO Tahmin Ekibi Lideri Michelle L’Heureux, atmosfer ile okyanus arasındaki etkileşimin tarihsel olarak en güçlü El Niño olaylarından birine işaret ettiğini belirterek şunları söyledi:
❝Ekvator Pasifik boyunca çok güçlü atmosfer-okyanus etkileşiminin tüm işaretlerini görüyoruz. Bu da tarihimizdeki en güçlü El Niño olaylarından birini yaşayabileceğimize dair güvenimizi artırıyor.❞
Buna karşın Hausfather’ın değerlendirdiği 14 farklı iklim modeli, NOAA’nın tahminlerinden bile daha yüksek sıcaklık değerlerine işaret ediyor.
Modellerin medyan tahmini, Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının, 2015-2016 dönemindeki önceki güçlü El Niño rekorunun yaklaşık 0,8 derece üzerine çıkabileceğini gösteriyor.
Ekonomik kayıplar trilyonlarca doları bulabilir

Bilim insanları, El Niño’nun yalnızca sıcaklık rekorları anlamına gelmediğini, küresel ekonomi üzerinde de ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Dartmouth College’da iklim araştırmacısı olarak görev yapan Justin Mankin, güçlü El Niño olaylarının ekonomik etkilerine ilişkin çalışmaların oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.
Araştırmalara göre 1997-1998 yıllarında yaşanan güçlü El Niño’nun neden olduğu hava olayları, takip eden yıllarda küresel ekonomik büyümeyi yaklaşık 5,7 trilyon dolar azalttı.
Mankin, mevcut projeksiyonların gerçekleşmesi halinde bugünkü El Niño’nun 2032 yılına kadar yaklaşık 10 trilyon dolarlık ekonomik kayba yol açabileceğini öngörüyor.
Tarım, enerji üretimi, altyapı, su kaynakları ve sigorta sektörlerinin bu süreçten en fazla etkilenmesi bekleniyor.
Deniz ekosistemleri ve mercan resifleri de risk altında

El Niño’nun etkileri yalnızca karasal yaşamla sınırlı kalmıyor.
Yükselen deniz suyu sıcaklıkları, okyanusların atmosferden karbon emme kapasitesini azaltırken, mercan resiflerinde kitlesel beyazlaşma riskini de artırıyor.
Bilim insanları, deniz ekosistemlerinde yaşanabilecek bozulmaların balıkçılık faaliyetlerinden biyolojik çeşitliliğe kadar birçok alanda uzun vadeli etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.
İklim değişikliği El Niño’yu güçlendiriyor mu?
Araştırmacılar arasında en önemli tartışmalardan biri, küresel ısınmanın El Niño olaylarını sistematik olarak daha güçlü hale getirip getirmediği.
Arizona Üniversitesi’nde paleoklimatolog olarak çalışan Kaustubh Thirumalai, mevcut El Niño’nun tek başına kesin bir kanıt oluşturmadığını ancak dikkatle izlenmesi gereken bir döneme girildiğini ifade etti.
Thirumalai, iklim modellerinin büyük bölümünün insan kaynaklı küresel ısınmanın bu yüzyıl boyunca daha güçlü ve daha sık El Niño olaylarını destekleyeceğini öngördüğünü belirterek, mevcut gözlemlerin bu eğilimin başlangıcı olup olmadığının henüz netleşmediğini söyledi.
❝Şu anda geçiş dönemindeyiz. İklim sistemi henüz yeni denge durumuna ulaşmadı ve ancak karbon emisyonları durdurulduğunda bu dengeye yaklaşabilecek.❞ değerlendirmesinde bulundu.
Küresel riskler artıyor
Uzmanlar, rekor büyüklükte bir El Niño’nun gerçekleşmesi halinde önümüzdeki aylarda dünyanın birçok bölgesinde sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel, orman yangınları ve tarımsal üretim kayıplarının daha sık görülebileceğini belirtiyor.
Bilim insanlarına göre mevcut tahminler kesinleşmiş bir sonuç anlamına gelmese de, iklim modellerinin büyük bölümünün aynı yönde sinyal vermesi nedeniyle gelişmeler yakından takip ediliyor. El Niño’nun iklim değişikliğinin etkileriyle birleşmesi, yalnızca sıcaklık rekorlarını değil; gıda güvenliği, su kaynakları, ekosistemler ve küresel ekonomi açısından da önümüzdeki yılların en önemli çevresel risklerinden biri olarak değerlendiriliyor.









