İran’da süren savaşın enerji piyasalarında yarattığı sert dalgalanma, Avrupa’nın önde gelen petrol şirketlerinin işlem masalarına çeyreklik ölçekte milyarlarca dolarlık ek gelir yazdı. Analist tahminlerine göre Shell, BP ve TotalEnergies’in ticaret birimleri, geçen yılın son çeyreğine kıyasla bu yılın ilk çeyreğinde toplam 3,3 ila 4,75 milyar dolar arasında fazladan kazanç elde etti. Fiyatlardaki oynaklık ve nakliye rotalarının yeniden çizilmesi, bu performansın ana itici gücü oldu.
Hesaplamalar, söz konusu üç şirketin ticaret gelirlerinin, grupların önceki çeyreğe göre toplam kâr artışındaki 6,9 milyar dolarlık farkın yüzde 48 ile yüzde 69’unu oluşturduğunu işaret ediyor. HSBC analisti Kim Fustier, kriz dönemlerinde Avrupa şirketlerinin güçlü ticaret ve optimizasyon kapasitesinin “önemli bir farklılaştırıcı faktör” ve “rekabet avantajı” sunduğunu vurguluyor.
Ticaret masalarının kâr sıçraması: Shell, BP, TotalEnergies


Çeyrek sonuçlarına eşlik eden analist tablolarında BP’nin ticaret birimi öne çıkıyor. Dört analistin ortalamasına göre BP, 2025’in son çeyreğine kıyasla ilk çeyrekte ticaretten yaklaşık 1,75 milyar dolar daha fazla kazanç sağladı; bu tutar, şirketin geçen yılki toplam düzeltilmiş kârının neredeyse dörtte birine karşılık geliyor. Bir diğer tahmin ise BP’nin ek kazancını 800 milyon dolara daha yakın hesaplıyor.
Beş analistin ortalamasına göre Shell’in ilk çeyrek ek ticaret geliri yaklaşık 1,6 milyar dolar seviyesinde. TotalEnergies için aynı dönemdeki fazladan gelir tahmini ise 800 milyon dolar civarında.
Şirket yönetimleri, bilanço sunumlarında ticaret faaliyetlerinin etkisini özellikle öne çıkardı. Shell Finans Direktörü Sinead Gorman, 6,9 milyar dolarlık kâr açıklarken “önemli ölçüde daha yüksek işlem ve optimizasyon katkılarından” destek aldıklarını söyledi.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-


-


-

İklim Değişikliğiİspanya’nın öncü iklim sığınakları Avrupa’ya ilham olur mu?
Volatilitenin kaynağı: Hürmüz riski, bozulan akış ve rekor Brent


Piyasadaki oynaklığı belirleyen başlıca unsur, Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlar ve Orta Doğu’dan Asya’ya tedarikte yaşanan aksaklıklar oldu. Ortadoğu’daki çatışmalar ve ABD’nin Venezuela’ya müdahalesiyle bozulan enerji akışları, alım-satım masalarına arbitraj fırsatları yarattı.
Uluslararası gösterge Brent petrol, ocakta varil başına 60 doların altındaki seviyelerden nisan ayında 144 doların üzerine kadar tırmanarak rekor gördü. Bu sert salınımlar, fiyat farklarının açıldığı anlarda pozisyon alan işlem ekipleri için yüksek getirili işlemlerin zeminini hazırladı.
Alım satım birimleri, farklı kalite ve derecelerde petrol ile rafine ürünleri farklı piyasalarda eşzamanlı konumlandırarak kâr yaratabiliyor. Dalgalanmanın yükseldiği dönemlerde, riskten korunma ihtiyacı artan müşteri tabanı da işlem hacmini büyütüyor.
Avrupa–ABD farkı: Muhasebe, kültür ve risk iştahı
Avrupa devlerinin aksine, ABD’li rakipler ExxonMobil ve Chevron’un kârlılığı üretime ve rafineri marjlarına daha yakından bağlı seyrediyor. Ayrıca muhasebe farklılıkları da çeyreklik görünümü etkiliyor.
ABD kurallarına göre Exxon ve Chevron, türev pozisyonlarını anlık piyasa değerine göre geçici olarak zararda göstermek zorunda. Fiziksel sevkiyatlar teslim edildiğinde kâğıt üzerindeki bu etkiler dengeleniyor. Exxon CEO’su Darren Woods’un ifadesiyle, “Bu tamamen zamanlama meselesi… Anlaşmanın yarısını kaydediyoruz, diğer yarısını değil.”
Kültürel ve kurumsal risk iştahı da ayrışıyor. Bir analist, “TotalEnergies’in yaptığı 1 milyar dolarlık Umman işlemi gibi büyük bahisleri Exxon veya Chevron’un yapacağını sanmıyorum” değerlendirmesinde bulunuyor. Bu farklılık, kriz dönemlerinde Avrupa masalarının daha çevik ve agresif pozisyon alabilmesine bağlanıyor.
Şirketlerden mesajlar: ‘Ticaret organizasyonumuzun değeri’


BP CEO’su Meg O’Neill, şirket kârının yıllık bazda iki kattan fazla arttığını duyururken “ticaret organizasyonumuzun değerini gerçekten vurgulamak istiyorum” dedi. Shell’de Gorman, optimizasyon katkısının altını çizdi.
TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanné, işlemcilerinin “piyasada dalgalanma gördüklerinde genellikle oldukça mutlu olduklarını” ifade etti. Şirket, alım satım faaliyetlerinin “risksiz olmadığını”, kazançlarla birlikte kayıplar da doğurabileceğini belirterek performansın daha geniş portföy bağlamında ve uzun vadede değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.
İşlem örnekleri ve ağların ölçeği: ‘Dubai–Umman’ bahsi ve BP’nin filosu
Çeyreğin en dikkat çekici hamlelerinden birinde, TotalEnergies’in işlemcileri Dubai ve Umman ham petrolü üzerine aldıkları pozisyonlardan 1 milyar doların üzerinde kazanç elde etti. Piyasa derinliğinin sığlaştığı anlarda mevcut kargoların tamamını satın almak, fiyat eğilimlerini kuvvetlendiren bir strateji olarak öne çıktı.
BP ise Londra, Singapur ve Houston üçgeninde 2.000’den fazla çalışanıyla dünyanın en büyük petrol ticaret ağlarından birini yürütüyor. Şirket yılda 4 milyar varilden fazla ham petrol ticareti yapıyor ve aynı anda dünya genelinde 300’ün üzerinde tanker üzerinde hak veya kiralama pozisyonu tutuyor.
Piyasa tepkisi: Avrupa hisseleri ralli yaparken ABD geride kaldı
Çatışmaların şubat sonunda başlamasından bu yana yatırımcılar Avrupa devlerinin işlem gücüne fiyatlamayla karşılık verdi. BP hisseleri yaklaşık yüzde 12, TotalEnergies yüzde 21 yükseldi. Körfez’deki üretim düşüşüne daha fazla maruz kalan Shell’in hisseleri de yüzde 9 prim yaptı.
ABD tarafında ise Exxon hisseleri aynı dönemde yüzde 4’ten fazla gerilerken, Chevron yaklaşık yüzde 2,7 yükseldi. Analistler, alım satım kazançlarının bilanço kalemlerinde şeffaf raporlanmaması ve getirilerin doğası gereği değişken olması nedeniyle, uzun vadeli yatırımcıların bu katkıyı sınırlı ölçüde fiyatlayabildiğine dikkat çekiyor.
Sürdürülebilir mi? İşlem kârlarının kalıcılığı ve sınırları


Ticaret birimlerinin kârlılığı, volatiliteye yapısal olarak bağlı. Hürmüz hattındaki riskler, tedarik şokları ve rotaların yeniden düzenlenmesi gibi unsurlar sürdükçe, arbitraj fırsatları da canlı kalıyor. Ancak jeopolitik tansiyonun düşmesi veya fiyat bantlarının daralması hâlinde, bu katkı hızla zayıflayabilir.
Analistler, portföy kalitesinin ve üretim tabanının hâlâ uzun vadeli değerlemelerde belirleyici olduğunu hatırlatıyor. “Alım satım, iyi bir petrol ve doğalgaz varlık portföyüne sahip olmaktan çok daha belirsiz” yorumu bu yaklaşımı özetliyor.
Öte yandan, Avrupa devlerinin son yıllarda güçlendirdiği optimizasyon ve ticaret altyapısı, kriz dönemlerinde “yastık” işlevi görüyor. Bu da kârlılık dalgalanmasını sınırlayarak nakit akışını destekleyen tamamlayıcı bir rol üstleniyor.
Sonuç: Krizde avantaj, normalde seçicilik
İran savaşı ve küresel akıştaki bozulmalar, Shell, BP ve TotalEnergies’in ticaret masalarına milyarlarca dolarlık ek gelir sağladı. Avrupa devlerinin ölçek, ağ ve risk yönetimi kabiliyeti, ABD’li üretim odaklı rakiplerinden ayrışmalarını sağladı.
Ancak bu performans, yüksek volatiliteye bağımlı. Şirketlerin yönetim mesajları, alım satım katkısını portföyün bir parçası olarak, döngüsel koşullara duyarlı bir gelir ayağı şeklinde çerçeveliyor. Piyasalar, ikinci çeyrekte fiyat bantlarının ve jeopolitik risklerin seyrine bakarak, bu “kriz avantajının” ne ölçüde kalıcı olabileceğini test edecek.





