Ormanların karbon kapasitesinde yanılgı: Ağaçlar gezegeni umulduğu kadar koruyamıyor olabilir

Haber Giriş: 10:30, 13.06.2026
Güncelleme: 10:31, 13.06.2026
Fotoğraf Kaynağı: Rana Kaname

İklim krizine karşı insanlığın elindeki en büyük doğal kalkanlardan biri olan ormanlar hakkında ezber bozan bir bilimsel keşif yapıldı.

Columbia Üniversitesi Lamont-Doherty Yer Gözlemevi tarafından yürütülen ve ABD genelinde 137 farklı bölgeyi kapsayan yeni bir araştırmaya göre; ağaçlar, atmosferi ısıtan karbondioksiti (CO₂) tahmin edildiği kadar uzun süreli depolayamıyor olabilir.

Bilim insanları, bugüne kadar doğru kabul edilen “Fotosentez varsa büyüme (odun oluşumu) de vardır” varsayımının yanlış olduğunu ve fotosentezin her zaman odun üretimine yol açmadığını kanıtladı.

Modellerdeki büyük hata: Fotosentez devam ediyor ama büyüme duruyor

Ormanların karbon yutağı olarak gücü, atmosferden çektikleri karbondioksiti ne kadar süreyle saklayabildiklerine bağlıdır. Karbonun yapraklar veya ağacın iç süreçleri için kullanılması kısa vadeliyken; oduna (gövdeye) dönüştürülmesi, o karbonun onlarca hatta yüzlerce yıl boyunca atmosferden uzak tutulması anlamına gelir.

Mevcut küresel iklim modelleri, ormanların karbon depolama kapasitesini hesaplarken gerçek odun büyümesini değil, doğrudan fotosentez seviyelerini baz alıyordu. Ancak yeni araştırma, ağaçların fotosentez yapmayı bırakmasından aylar önce büyümeyi (odun üretimini) durdurduğunu ortaya çıkardı:

  • ABD’nin Doğusu: Yıllık toplam karbon emiliminin yaklaşık %36’sının, ağaç büyümesinin yaz sonlarında tamamen durmasından sonra gerçekleştiği saptandı. Yani emilen bu büyük karbon miktarı oduna dönüşmedi.
  • Kaliforniya Bölgesi: Ağaçların büyümeyi durdurmasından sonra fotosentez yoluyla emilmeye devam eden karbon oranı yaklaşık %26 olarak ölçüldü.

Çalışmanın baş yazarı, karbon döngüsü bilimcisi Mukund Palat Rao, bulguları şu çarpıcı sözlerle özetliyor:

“Şu anda çoğu iklim modeli, fotosentez varsa otomatik olarak büyüme de olur varsayımına dayanıyor. Biz durumun böyle olmadığını net bir şekilde görüyoruz. Gezegende daha fazla fotosentez gerçekleşmesi, gelecekte daha fazla ağaç büyümesi ve daha fazla karbonun kalıcı olarak kitlenmesi anlamına gelmeyebilir.”

Kuraklık ve sıcaklık ağaçları “hayatta kalma” moduna sokuyor

Dört farklı bölgede yapılan çok daha detaylı mikro ölçümler, ağaçların odun üretme (büyüme) aktivitesinin son derece hassas olduğunu; sadece düşük kuraklık ve optimal sıcaklık dönemleriyle sınırlı kaldığını gösterdi. Küresel ısınma nedeniyle sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar sıklaştıkça, ağaçların büyüyebileceği bu ideal dönemler giderek nadirleşiyor.

Dr. Rao, ağaçların kriz anındaki davranışını şöyle açıklıyor: “Kurak ve sıcak koşullar baş gösterdiği anda, ağacın büyüme aktivitesi neredeyse anında (hızla) duruyor. Ancak fotosentez, sadece biraz daha düşük bir hızda da olsa devam ediyor.”

Bu durum, ağacın emdiği karbonu uzun vadeli bir yatırım olan “odun yapımına” değil, o anki sıcakla mücadele etmek ve hayatta kalmak için “iç süreçlerine/solunuma” harcadığını gösteriyor. Karbon geçici döngülere (yapraklara veya metabolizmaya) yönlendiğinde ise ormanların karbon yutağı olma gücü radikal şekilde zayıflıyor.

Teknoloji şart: Yapay karbon yakalama kaçınılmaz hale geliyor

Bilim insanları, fotosentez ile büyüme arasındaki bu kopukluğu hesaba katmayan dünya sistemi iklim modellerinin, gelecekteki orman karbon tutma kapasitesini olduğundan çok daha fazla tahmin ettiği konusunda uyarıyor.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan küresel bir rapora göre, insanlığın artık sadece ağaç dikerek iklim krizini çözmesi imkansız görünüyor. Rapora göre; insanlık, atmosferdeki karbonu temizlemek için yapay teknolojilere ve karbon yakalama makinelerine, güneş panellerinin kurulum hızından bile daha hızlı bir şekilde yatırım yapmak zorunda.

Günümüzde ağaç dikme gibi karasal faaliyetler, dünyadaki karbon uzaklaştırma çabalarının ezici çoğunluğunu oluşturuyor. Geliştirilen devasa makineler ve kimyasal işlemler ise her yıl küresel olarak atmosferden uzaklaştırılan 2,2 milyar ton CO₂’nin yalnızca %0,1’inden sorumlu. Ancak ağaçların karbon hapsetme sınırına yaklaştığını gösteren bu yeni çalışma, yapay karbon yakalama teknolojilerinin gelecekte bir lüks değil, zorunluluk olacağını kanıtlıyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×