İngiliz Antarktika Araştırmaları (BAS) tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, Antarktika’daki bazı fok türlerinin, çevrelerindeki deniz buzullarının erimesi nedeniyle ciddi şekilde azaldığını ortaya koydu.
Bilim insanları, 1977 yılından bu yana Güney Orkney Adaları’nda yer alan Signy Adası’nda Weddell fokları, Antarktika kürklü fokları ve güney fil fokları olmak üzere üç türü izledi.
Weddell foklarında %54, kürklü foklarda %47 azalma


Global Change Biology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre:
- Dinlenme, üreme ve beslenme için sabit deniz buzlarına bağımlı Weddell foklarının (Leptonychotes weddellii) nüfusu 1977’den bu yana %54 azaldı.
- Karada üreyen ancak deniz ekosistemindeki değişimlerden etkilenen Antarktika kürklü foklarında (Arctocephalus gazella) ise %47 düşüş kaydedildi.
- Güney fil fokları (Mirounga leonina) ise benzer eğilimler gösterse de uzun vadeli veriler genel bir düşüşü doğrulamıyor.
Bu sonuçlar, Güney Orkney Adaları’ndaki fok popülasyonunun sabit kaldığı yönündeki önceki varsayımları da çürütüyor.
50 yıllık veri, iklim değişikliğinin izini sürdü


Araştırma ekibi, 1982’ye kadar uzanan uydu görüntülerini ve 1977’den bu yana toplanan fok sayımlarını karşılaştırarak, 1998–2014 yılları arasındaki ısınma ve geçici soğuma dönemlerini kapsayan 50 yıllık bir analiz gerçekleştirdi.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-

Çevremizi TanıyalımKaş & Kekova rehberi: Akdeniz’in en berrak sularında tarih ve doğayla buluşma -


-

SürdürülebilirlikEndonezya’da orman kaybı 2025’te yüzde 66 arttı
Araştırmanın başyazarı Michael Dunn, ❝Bir kez olsun, sadece yaban hayatının küçülen deniz buzullarına ve çevresel değişimlere nasıl tepki vereceğini tahmin etmiyoruz; uzun vadeli verilerle bunu doğrulama fırsatımız oldu. Ortaya çıkan tablo derinden endişe verici❞ ifadelerini kullandı.
Deniz buzu ve ekosistem arasındaki kırılgan bağ
Çalışma, fok popülasyonlarındaki azalmayı sadece yaşam alanı kaybıyla değil, aynı zamanda Antarktika’daki besin ağlarının bozulmasıyla da ilişkilendiriyor. Araştırmacılar, iklim krizinin zincirleme etkileriyle tüm türlerin beslenme dengesini tehdit ettiğini vurguluyor.
Araştırmacılara göre bu bulgular, uzun vadeli ekolojik izlemenin iklim değişikliğine karşı alınacak önlemler açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Fotoğraf: Nicole Densmoor





