Yeni yayımlanan ve sivil toplum kuruluşları ile araştırma gruplarının ortak çalışması olan Orman Beyannamesi Değerlendirmesi raporu, küresel orman sağlığının “korkunç” seviyelere düştüğü ve bunun insanlığın kolektif refahını tehdit ettiği konusunda sert bir uyarıda bulunuyor. Rapor, sorunun temelinde, finansal sistemlerin arazi temizleme çalışmalarına nasıl devasa paralar akıttığını ve orman tahribatını azaltma çabalarını nasıl baltaladığını ortaya koyuyor.
2021 yılında dünya liderlerinin ormansızlaşmayı
2030 yılına kadar sıfırlama sözü verdiği COP26’dan bu yana, orman kaybı hız kesmedi. Geçtiğimiz yıl, İngiltere’nin yaklaşık yarısı büyüklüğünde, 8,1 milyon hektarlık ormanlık alan yakıldı, çekildi veya kesildi. Dünya,
2030 hedeflerine ulaşmak için gereken mesafenin yüzde 63’ünü kaybetmiş durumda. Climate Focus’tan Erin Matson, “Ormanlar, yaşanabilir bir gezegen için pazarlık konusu olmayan bir altyapıdır. Onları korumadaki sürekli başarısızlık, kolektif refahımızı riske atıyor,” uyarısında bulundu.
Yıkımın finansmanı: Sübvansiyonlar ve banka kârları
Rapor, orman kaybının arkasındaki kasvetli eğilimin, koruma ve tahribata yönelik finansman arasındaki devasa dengesizlikten kaynaklandığını gösteriyor:
- Tarım Sübvansiyonları: Son on yılda orman kaybının yüzde 85’inden sorumlu olan tarım endüstrileri, ortalama yıllık 409 milyar dolar değerinde sübvansiyon aldı.
- Koruma Finansmanının Düşüklüğü: Orman koruma ve restorasyonu için her yıl sağlanan uluslararası kamu finansmanı ise sadece 5,9 milyar dolardır. Bu, tarım sübvansiyonlarının neredeyse 70 katı büyüklüğünde bir dengesizliktir. Climate Focus ortağı Franziska Haupt, “Ekonomik sistemimiz orman tahribatından elde edilen hızlı kârları ödüllendirmeye devam ettiği sürece ormanları koruma çabalarının hiçbir şansı yok,” diyor.
Özel Finans Kurumlarının Rolü:
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-

Ayrı bir Global Witness raporu, özel finans kuruluşlarının bu yıkımdan nasıl kâr elde ettiğini gözler önüne seriyor. 2015 Paris Anlaşması’ndan bu yana bankalar, ormansızlaşma şirketlerine finansman sağlayarak 26 milyar dolar kazandı; bu da günlük ortalama 7 milyon dolarlık bir kâr anlamına geliyor.
- Liderler: Küresel çapta en fazla kârı 5,4 milyar dolarla
Vanguard, JPMorgan Chase ve BlackRock’ın başını çektiği ABD bankaları elde etti.
- Avrupa ve Çin: AB bankaları
3,5 milyar dolar (BNP Paribas ve Rabobank liderliğinde), İngiliz bankaları ise 1,2 milyar dolar (HSBC, Aberdeen Group ve Schroders liderliğinde) kazanç sağladı. Çinli finans kuruluşları da 1,2 milyar dolar
bir gelir elde etti.
Global Witness ormanları lideri Alexandria Reid, “Büyük bankaların dünyanın yağmur ormanlarını yok pahasına sattığı bir kampanyaya tanık oluyoruz,” diyerek bu durumu eleştirdi.
Amazon’da rekor kuraklık ve karbon bombası

Orman sağlığı krizi, Amazon’da özellikle tehlikeli bir boyuta ulaştı. Geçtiğimiz yıl Amazon’da yanan ormanların saldığı karbondioksit miktarı, önceki iki yılın ortalamasının yedi katı ve Almanya’nın toplam sera gazı emisyonlarından daha fazlaydı.
Rekor düzeydeki kuraklıklar, normalde nemli olan tropikal yağmur ormanlarının büyük bir kısmını barut fıçısı haline getirdi. Bu yangınların büyük bir kısmı, araziyi temizlemek amacıyla kasıtlı olarak çıkarılıyor ve kontrolden çıkıyor. Raporun yazarları, yangınların Amazon ormanlarını geri dönüşü olmayan bir noktaya, yani bir savan ekosistemine dönüşmeye ittiği uyarısında bulunuyor.
Umut kapısı: Cop30 ve yeni finansman mekanizmaları

Değişim umutları, önümüzdeki ay Amazon’da düzenlenecek ilk iklim zirvesi olan Belém’deki COP30’a odaklanıyor.
- Brezilya Örneği: Ev sahibi Brezilya, geçmişte yasaları daha sıkı uygulayarak ormansızlaşma hızını önemli ölçüde yavaşlatabileceğini gösterdi.
- Tropikal Ormanlar Sonsuza Dek Fonu (TFFF): COP30’da, mevcut ormanlarını koruyan ülkeler için
125 milyar dolar toplamayı hedefleyen yeni bir koruma finansmanı mekanizması önerilecek. Bu fonun işe yaraması için, yıkımdan kâr elde etmekle eleştirilen finans kuruluşlarının, fonun değerinin büyük bir kısmına denk gelen tahvil satın almaları bekleniyor.
- Uluslararası Baskı: Climate & Company’den Elisabeth Hoch, ormanların yıllık ekonomik değerinin
150 trilyon dolar olmasına rağmen, finans kuruluşlarının yalnızca yüzde 40’ının ormansızlaşma politikasına sahip olduğunu belirtti. Hoch, finans kuruluşlarının nihayet harekete geçme cesaretini göstermesi için siyasi baskının artırılması gerektiğini ifade etti.
Yorum
Dünya ormanlarının sağlığının “korkunç” bir seviyeye inmesi, küresel ısınma ve biyoçeşitlilik krizi için felaket anlamına gelen bir ilerlemedir. Bu rapor, asıl sorunun ormansızlaşmayı durdurmak için ne yapılacağını bilmemek değil, aksine ekonomik sistemin bizzat bu yıkımı cömertçe ödüllendirmeye devam etmesi olduğunu kesin bir dille ortaya koyuyor. Tarım sübvansiyonlarının koruma finansmanının
70 katı olması ve büyük bankaların orman katliamından milyarlarca dolar kâr etmesi, iklim taahhütlerinin birer aldatmacadan ibaret olduğunu gösteriyor.
Türkiye’nin orman varlığını ve yeni koruma yasası teklifini düşündüğümüzde, bu rapor ulusal politikalara da ışık tutmalıdır. Ormanları korumak, sadece yerel yasalarla değil, aynı zamanda tahribata yol açan endüstrilerin finansman kanallarının kesilmesiyle mümkündür. COP30’da önerilen TFFF gibi mekanizmalar, umut verici olsa da, bu finansal akış tersine çevrilmedikçe, dünya 2030 sıfır ormansızlaşma hedefine
asla ulaşamayacaktır. Liderlerin, ormanların geleceği ve insanlığın refahı için sistemi dönüştürecek cesur ve bağlayıcı reformları uygulamaya koymaları şarttır.
Kaynak: Orman Beyannamesi Değerlendirmesi, Climate Focus, Global Witness, Profundo, The Guardian

