Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısındaki ünlü turizm merkezi Dubrovnik, son fırtınanın yol açtığı güçlü deniz akıntılarıyla birlikte kıyılarına vuran devasa bir çöp yığınıyla mücadele ediyor. Yetkililer, çoğunluğu plastik olmak üzere metal ve hatta tıbbi atıklardan oluşan bu tonlarca enkazın büyük bir kısmının komşu ülke Arnavutluk’tan geldiğini belirtiyor. Bu durum, turistik şehrin imajını zedelemekle kalmayıp, Adriyatik Denizi’nin ortak çevre sorunları ve sınır ötesi atık yönetimi krizi hakkında ciddi endişeler doğuruyor.

Peki, güçlü akıntıların taşıdığı bu atık yığını, “Adriyatik’in İncisi” olarak anılan Dubrovnik’in turizm ekonomisi için ne tür bir tehdit oluşturuyor? Yıllardır devam eden bu sınır ötesi kirlilik sorunu, uluslararası işbirliği olmadan çözülebilir mi? Çöplerin sadece yüzeyde kalan kısmı görünürken, deniz tabanında biriken atıklar ekolojik denge için ne ifade ediyor? Türkiye ve komşu ülkeler arasındaki benzer çevre sorunları için bu durum nasıl bir ders niteliği taşıyor?
Dubrovnik sahillerinde devasa temizlik operasyonu
Dubrovnik’te Banje Plajı ve şehrin tarihi Eski Kent bölgesine vuran çöp yığınları, acil bir temizlik operasyonunu zorunlu kıldı. Dubrovnik Sözcüsü Marija Pajic Bacic, kıyıya vuran enkaz üzerindeki etiketler ve bulunan malzemeler incelendiğinde, atıkların büyük çoğunluğunun Arnavutluk’tan geldiğinin anlaşıldığını söyledi.
Şehir Belediye Başkanı Mato Frankovic, temizlik çalışmalarına tüm belediye çalışanlarını, temizlik işçilerini ve liman çalışanlarını dahil etti. Temizlik ekipleri, ağırlıklı olarak plastik olmak üzere metal ve tıbbi atıklardan oluşan tonlarca çöpü kamyonlarla toplamak için önümüzdeki iki üç gün boyunca yoğun bir tempoyla çalışmayı planlıyor. Yerel bir tur rehberi olan Ivan Vukovic, Dubrovnik’in on yıllardır özellikle kış aylarında bu tür bir çöp sorunu yaşadığını, hatta yakınlardaki Mljet adasının güney kıyılarına vuran hayvan ölülerinin bile görüldüğünü ekledi.

Adriyatik’in kapalı yapısı sorunu haritalandırıyor
Adriyatik Denizi, İtalya’nın çizmesinin topuğundaki dar bir giriş dışında neredeyse kapalı bir su kütlesi olduğundan, deniz akıntıları oldukça öngörülebilirdir. Güneyden esen güçlü fırtına akıntılarının, çöpü Arnavutluk kıyılarından Hırvatistan’a taşıması, atıkların yönünü haritalamayı kolaylaştırmıştır.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Bu sürekli kirlilik döngüsü, yerel geri dönüşüm örgütü üyelerinin atıkların bir kısmını yeniden değerlendirme çabalarına rağmen, yıllardır çözülemeyen bir sorundur. Deniz akıntıları sayesinde çöpün kaynağı tespit edilebilse de, sorunun temeline inilmesi ulusal sınırları aşan bir çaba gerektirmektedir. Dubrovnik-Neretva Valisi Blaz Pezo da yerel kamu yayıncısı HRT’ye yaptığı açıklamada, sorunun yalnızca sınır ötesi işbirliğiyle çözülebileceğini belirtti. Pezo, önerdiği çözümler arasında, atıkları açık denizdeyken yakalamaya çalışmak için uydu izlemesini denemeyi bile düşündüklerini ifade etti.

Küresel plastik krizi ve turizmin çevresel ayak izi
Kıyıya vuran atıkların büyük bir kısmını oluşturan plastik kirliliği, Dubrovnik için özellikle hassas bir konudur. 2020 yılında plastik atıkları azaltma taahhüdünde bulunmasına rağmen, şehrin küçük nüfusuna karşın (42.000) her yıl ağırladığı 4,5 milyon turist gecesi, büyük miktarda plastik atık üretilmesine neden oluyor.
Bu yerel kriz, küresel çapta bir sorunun yansımasıdır: Her yıl on milyonlarca ton plastik Dünya’nın denizlerine ve okyanuslarına karışmakta ve bu atıkların yüzde 10’undan azı geri dönüştürülmektedir. Geri kalanı çöplüklere atılmakta, yakılmakta veya çevreye salınmaktadır. Bilim insanları, bu plastiğin deniz yaşamı için başlıca tehdit haline geldiği ve hatta deniz besin zincirlerine ve insan sağlığına nanoplastikler olarak karıştığı konusunda uyarıyorlar. Belediye Başkanı Frankovic’in uyarısı ise sorunun görünenden büyük olduğunu gösteriyor: “Sadece yüzeye ulaşan çöpleri görüyoruz, ancak endişe verici miktarda çöp deniz tabanında çöküyor ve kalıyor.”

Çözüm için uluslararası mali yardım teklifi
Dubrovnik Belediye Başkanı Frankovic, Hırvatistan Dışişleri Bakanlığı’nın uzun süredir Arnavutluk ile görüşmeler yürüttüğünü ve bu sorunun çözümü için mali yardım teklif ettiğini doğruladı. Bu mali yardım teklifi, çöpün kaynağı olduğunu bildikleri Arnavutluk’un çöp yönetim sisteminin iyileştirilmesine destek olmayı amaçlamaktadır. Bu durum, sınır ötesi kirlilik vakalarında, sadece sonuçları temizlemek yerine, sorunun kaynağındaki altyapı eksikliklerini gidermenin önemine işaret etmektedir.
Bu tür işbirliği girişimleri, siyasi zorluklara rağmen atık yönetiminde ilerleme kaydedilmesinin tek yoludur. Atıkların kaynağının net bir şekilde belirlenmesi, diplomatik bir baskı unsuru oluşturmakta ve çözüm için mali destek mekanizmalarının devreye girmesini sağlamaktadır.
Sınır aşan kirlilikle mücadele
Dubrovnik’in yaşadığı bu durum, Türkiye’nin de Karadeniz ve Ege Denizi’nde zaman zaman karşılaştığı sınır aşan deniz kirliliği sorununun uluslararası diplomaside ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Türkiye’nin Karadeniz’e kıyısı olan komşularından veya Ege’de diğer ülkelerden gelen atıklarla mücadelesi, Hırvatistan ve Arnavutluk arasındaki soruna benzerlik göstermektedir.
Uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: Deniz kirliliğinin kaynağını tespit etmek (uydu izleme, atık etiket analizi gibi yöntemlerle) ve ardından ilgili komşu ülkeyle ortak bir atık yönetimi ve altyapı geliştirme anlaşması yapmak, sorunun uzun vadeli çözümü için kritik öneme sahiptir. Türkiye’nin de, kendi kıyılarını korumak için, komşu ülkelerin atık yönetim kapasitelerini artırmalarına yönelik mali ve teknik destek mekanizmalarını devreye alması, yalnızca kendi çevresini değil, tüm bölgesel deniz ekosistemini koruyacaktır. Dubrovnik’in turizm gelirlerinin tehdit altında olması, Türkiye’nin turistik kıyı bölgeleri için de bir uyarı niteliği taşımaktadır.
Ekolojik sınırların olmayışı
Dubrovnik’in kış aylarında tekrarlanan bu çöp krizi, denizin ulusal sınırları tanımadığı gerçeğini en acı şekilde ortaya koyuyor. “Adriyatik’in İncisi” olarak bilinen bu şehrin, komşusunun yetersiz atık yönetimi nedeniyle çirkin bir manzara ile karşılaşması, bölgesel bir krize işaret ediyor. Belediye Başkanı Frankovic’in mali yardım teklifi, sorunun temelini çözmeye yönelik yapıcı bir diplomatik adımdır; zira atık akışını durdurmanın tek yolu, kaynağındaki altyapıyı düzeltmektir.
Bu olay, turizm geliriyle ayakta duran kıyı şehirlerinin çevre temizliğine ne kadar bağımlı olduğunu gösterirken, aynı zamanda deniz tabanına çöken görünmez tehlikeye de dikkat çekiyor. Yüzeydeki plastikler temizlense bile, deniz dibindeki birikim ekosistemi uzun vadede zehirlemeye devam edecektir. Bu kriz, Hırvatistan ve Arnavutluk arasında, denizleri koruma adına, diplomatik gerilimi bir kenara bırakıp sürdürülebilir bir işbirliği modeli geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Kaynak: New York Times

