Akdeniz ve Karadeniz balıkçılığında iyileşme sinyali: Aşırı avlanma ve iklim tehdidi sürüyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Akdeniz ve Karadeniz’deki balıkçılık baskısının son on yılda önemli ölçüde azaldığını ve balık stoklarının toparlanma eğilimine girdiğini ortaya koydu. 2013 yılından bu yana ortalama genel balıkçılık baskısı yüzde 50 oranında düşerek, sürdürülebilir seviyelerde avlanan stok oranını iki katına çıkarmıştır. Bölgedeki deniz balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği, yıllık yaklaşık 2,06 milyon tonluk gıda üretimiyle 21,5 milyar dolarlık devasa bir ekonomik değer yaratmakta ve 1,17 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

Peki, balıkçılık baskısındaki bu önemli azalma, bilim odaklı yönetimin bir başarısı mıdır? Aşırı avlanma tehdidi hâlâ değerlendirilen stokların yarısından fazlasını etkilerken, bölgenin gıda güvenliği için ne anlama gelmektedir? Türkiye’nin bölgenin lider balıkçılık ülkesi olması, bu toparlanma sürecinde ülkeye hangi sorumlulukları yüklemektedir? Ayrıca, artan iklim tehditleri ve su ürünleri yetiştiriciliğindeki baskılar, gelecekteki talebi karşılamayı nasıl zorlaştıracaktır?

Sürdürülebilir yönetimin ilk başarısı: Baskı yarı yarıya azaldı

FAO’nun iki yılda bir yayımladığı rapor, Akdeniz ve Karadeniz denizlerindeki balıkçılık yönetiminde kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. Raporda, 2013’ten bu yana uygulanan daha dikkatli yönetim politikaları ve azaltılan balıkçılık çabaları sayesinde, bölgedeki ortalama genel balıkçılık baskısının yüzde 50 azaldığı belirtildi. Bu azalma, deniz ekosistemlerinin kendi kendini yenileme kapasitesini artırmış ve sürdürülebilir seviyelerde avlanan stokların oranının iki katına çıkmasını sağlamıştır.

Ancak FAO, toparlanma sinyallerine rağmen rehavete kapılınmaması gerektiğini de vurguluyor. Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Başkanı Manuel Barange, “Stoklar henüz istediğimiz seviyede değil, ancak bilim odaklı yönetim eylemi ve güçlü paydaş katılımı sayesinde toparlanmaya başlıyorlar” dedi.

Aşırı avlanma tehlikesi ve hassas türler

Olumlu eğilime rağmen, değerlendirilen balık stoklarının yüzde 52’sinin hâlâ aşırı sömürüldüğü gerçeği, bölge denizleri üzerindeki tehlikenin tam olarak ortadan kalkmadığını gösteriyor. Aşırı avlanma sorununa ek olarak, köpek balığı ve deniz kaplumbağası gibi hassas ve koruma altındaki türlerin tesadüfi avlanması (bycatch) Orta ve Doğu Akdeniz ile Adriyatik’in bazı bölgelerinde önemli bir sorun teşkil etmeye devam ediyor.

Bu durum, yönetim ve denetim mekanizmalarının sadece popüler ticari balık türlerine değil, aynı zamanda deniz biyolojik çeşitliliğini korumaya da odaklanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Türkiye: Bölgenin lider balıkçılık ülkesi

Rapora göre Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz havzasında balıkçılık alanında lider konumunu sürdürmektedir. Türkiye, toplam karaya çıkarmaların yaklaşık yüzde 31’ini ve filo kapasitesinin yüzde 17’sini oluşturmaktadır. Türkiye’yi bu alanda İtalya ve Yunanistan takip etmektedir. 2023 yılında Akdeniz ve Karadeniz’deki balıkçılar, bir önceki yıla göre %13’lük bir artışla yaklaşık 1,12 milyon ton vahşi balık ve diğer deniz hayvanı avlamıştır.

Türkiye’nin bu lider konumu, balık stoklarının sürdürülebilirliği konusunda ülkeye büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Türkiye’nin alacağı yönetim kararları, tüm Karadeniz ve Doğu Akdeniz ekosistemlerinin geleceğini doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.

Aquaculture: Su ürünleri yetiştiriciliğindeki zorluklar

Raporda, gelecekteki su ürünleri talebini karşılamada kritik bir rol üstlenen su ürünleri yetiştiriciliğinin de zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. 2023 yılında bölgedeki su ürünleri yetiştiriciliği, 9,3 milyar dolar değerinde 2,97 milyon ton gıda üretmiştir.

Ancak sektör, özellikle küçük üreticiler için yatırımı caydırabilecek sıcak hava dalgaları, hastalık salgınları, yerli olmayan türlerin ortaya çıkması ve karmaşık lisanslama ve yasal çerçeveler nedeniyle artan baskı altındadır. FAO, 2050 yılına kadar öngörülen talebi karşılamak ve küresel ortalama kişi başına tüketimi yakalamak için toplam üretimin yüzde 14 ila 29 arasında artması gerektiğini belirtmektedir. Bu artış hedefine ulaşmak, su ürünleri yetiştiriciliğindeki bu zorlukların aşılmasına bağlıdır.

Bölgesel tehdit: İklim değişikliği ve çevresel baskılar

Raporda, balıkçılık baskısının azalmasına rağmen artan iklim tehditlerinin altı çizilmektedir. Artan deniz suyu sıcaklıkları, deniz seviyesindeki yükselme, asitlenme ve denizel ekosistemdeki değişiklikler, balık stoklarının toparlanma hızını ve dağılımını olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir. Uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: Küresel ısınmanın Akdeniz’i dünyanın en hızlı ısınan denizlerinden biri haline getirmesi, balık türlerinin göç etmesine ve yerli türlerin yaşam alanlarının daralmasına yol açarak ekolojik dengeyi bozabilir.

Bu, denizel ekosistemlerin korunması ve balıkçılık yönetiminin sadece avlanma kotalarını değil, aynı zamanda iklim değişikliğinin etkilerini de hesaba katan çok boyutlu stratejiler geliştirmesi gerektiğini göstermektedir.

Sürdürülebilirliğin önemi

FAO raporu, Akdeniz ve Karadeniz’de doğru yönetim kararları alındığında denizel ekosistemlerin toparlanabileceğini gösteren umut verici bir kanıttır. Balıkçılık baskısındaki %50’lik azalma, bilim odaklı politikaların ve uluslararası işbirliğinin başarısını tescillemektedir. Ancak stokların yarısından fazlasının hâlâ aşırı avlanmaya maruz kalması, mücadelenin devam ettiğini ve denetim ile uygulama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Türkiye’nin bu süreçteki lider pozisyonu, ülkenin hem kendi denizleri hem de tüm bölge için sürdürülebilirlik taahhüdünü artırmasını gerektirmektedir. Özellikle su ürünleri yetiştiriciliğinin iklim değişikliği ve hastalık salgınları gibi zorluklar karşısında direncinin artırılması, bölgenin gelecekteki gıda güvenliği için hayati önem taşımaktadır. Toparlanma bir başlangıçtır; ancak iklim tehditleri ve aşırı avlanmanın kalıcı izlerini silmek için uluslararası kararlılığın artması şarttır.

Kaynak: BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Raporu.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top