2025 net sıfırın sonu mu? İş dünyası ve siyasette “yeşil geri adım” rüzgarları

Haber Giriş: 11:00, 20.12.2025
Güncelleme: 11:00, 20.12.2025
Fotoğraf Kaynağı: Albert Klein

2025 yılı, küresel ısınma ile mücadelede bir “vites küçültme” yılı olarak tarihe geçebilir mi? Geçtiğimiz birkaç yılın iddialı yeşil vaatleri, yerini ekonomik realiteye, enerji krizlerine ve sertleşen siyasi kutuplaşmaya bırakırken; “Net Sıfır” hedefi adeta devasa bir fırtınanın ortasında kaldı. Donald Trump’ın “kazın bebeğim, kazın” sloganıyla fosil yakıtlara dönüş sinyali vermesi ve Avrupa’daki sağ dalga, iklim eylemini küresel bir zorunluluktan “seçime bağlı bir maliyete” mi dönüştürüyor?

Bu devasa geri adım dünya için ne ifade ediyor? Gezegenin geleceği, kısa vadeli hissedar getirilerine ve seçim sandıklarına kurban mı ediliyor? Türkiye gibi ihracatının büyük kısmını Avrupa’ya yapan ve “Yeşil Mutabakat” uyum süreci yöneten ülkeler için bu küresel gevşeme bir mola mı, yoksa stratejik bir belirsizlik tuzağı mı? Gelin, 2025’in net sıfır karnesini ve sektörlerdeki büyük U dönüşlerini yakından inceleyelim.

Siyasetin değişen rengi: Vaatlerden kaçış

2025 yılına girerken, dünyada net sıfır emisyon hedefine karşı oluşan siyasi direnç hiç olmadığı kadar ivme kazandı. ABD’de Donald Trump’ın fosil yakıt endüstrisine verdiği tam destek, sadece bir Amerikan iç meselesi değil, küresel bir domino etkisinin başlangıcı oldu. Birleşik Krallık’ta Reform UK partisinin yükselişi, ülkenin 2019’da yasalaştırdığı iklim hedeflerindeki siyasi uzlaşıyı temelinden sarstı. Muhafazakar Parti’nin 2050 hedefini ajandasından çıkarması, iklim değişikliğinin artık “öncelikli” değil, “ertelenmesi gereken” bir başlık olarak görüldüğünün en somut kanıtı.

Otomotiv ve havacılıkta “vites küçültme”

Pandemi sonrası dönemde “sadece elektrikli” modeller üreteceğini açıklayan otomobil devleri, 2024 ve 2025 yıllarında sert bir gerçekle yüzleşti: Altyapı yetersizliği ve beklenen satış rakamlarına ulaşılamaması. Ford’un elektrikli araç segmentinde 19,5 milyar dolarlık devasa bir zarar açıklaması ve birçok EV modelini rafa kaldırması, sektördeki paniğin boyutlarını gösteriyor.

AB’nin 2035’ten sonra satılacak araçların %10’unun içten yanmalı olabileceğine dair verdiği taviz, yeşil dönüşümün bayraktarlığını yapan Avrupa için bile bir geri adımdır. Havacılık tarafında ise Airbus ve Boeing, kerosen yakıtlı motorlardan vazgeçmenin henüz mümkün olmadığını açıkça dile getiriyor. Uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: “Hidrojenli uçaklar veya sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF), devasa küresel talebi karşılamaktan hala onlarca yıl uzakta.”

Enerji devlerinin fosil yakıta dönüşü

Enerji sektöründe, yeşil enerjiye en çok yatırım yapan şirketler bile rotayı yeniden petrol ve doğal gaza çeviriyor. BP ve Shell, iklim taahhütlerini sulandırırken, enerji geçişine duyulan iyimserliğin “yersiz” olduğunu savunmaya başladılar. Shell’in yeşil harcamalarını yarıya indirip daha fazla fosil yakıt pompalama kararı, 2025’in enerji güvenliği ve kârlılığı, karbon ayak izinin önüne koyduğunun net bir göstergesidir.

Sektör2025 DurumuÖnemli Gelişme
EnerjiGeri AdımShell ve BP petrol üretimine odaklandı.
OtomotivDuraklamaFord 19,5 milyar $ zarar açıkladı, EV modelleri iptal edildi.
FinansÇözülmeNet-Zero Bankacılık Birliği (NZBA) çöktü.
HavacılıkBeklemedeHidrojenli uçak planları 2035 sonrasına ertelendi.

Finans dünyasında “sessiz çıkış”

Finans dünyası, 2021 yılında BM desteğiyle kurulan Net-Zero Bankacılık Birliği’nden (NZBA) toplu kaçışa sahne oldu. JP Morgan, Goldman Sachs ve Barclays gibi devlerin taahhütlerini gevşetmesi, “yeşil finansman” rüzgarının yerini “risk yönetimi” ve “kısa vadeli kâr” odağına bıraktığını gösteriyor. BlackRock ve Vanguard gibi dünyanın en büyük varlık yöneticilerinin de iklim gruplarından ayrılması, Cumhuriyetçi politikacıların ve ekonomik durgunluğun finans sektörü üzerindeki baskısını kanıtlıyor.

Gümrükte karbon duvarı mı, fırsat mı?

Küresel devlerin ve ülkelerin net sıfır hedeflerinden geri çekilmesi, Türkiye için karışık bir mesaj içeriyor. Bir yandan, Avrupa’nın emisyon kurallarını gevşetmesi, Türk ihracatçısı için Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi katı kuralların uygulanmasında bir “esneklik” beklentisi yaratabilir. Ancak uzmanlar, bunun geçici bir yanılsama olabileceği konusunda uyarıyor: Çin, bu yıl yenilenebilir enerjide kömürü geride bırakarak hızlanmaya devam ederken; Avrupa’nın tereddüt etmesi, Türkiye’nin teknolojik dönüşümde kime eklemleneceği sorusunu doğuruyor.

Türkiye’nin kendi “2053 Net Sıfır” hedefi doğrultusunda, özellikle güneş ve rüzgar enerjisindeki ivmesini koruması kritik. Küresel şirketlerin geri çekildiği bir dönemde, Türkiye’nin yeşil üretim kapasitesini koruması, yarın emisyon kuralları tekrar sertleştiğinde (ki bilimsel veriler bunun kaçınılmaz olduğunu gösteriyor) ülkemizi bölgesel bir “yeşil üretim üssü” haline getirebilir.

“Ufukların trajedisi” yeniden mi sahneleniyor?

2025 yılına baktığımızda, Mark Carney’nin ünlü “Ufukların Trajedisi” tanımının yeniden canlandığını görüyoruz: İklim değişikliğinin maliyetleri gelecekte, ancak çözümün maliyetleri bugün ödeniyor. İş dünyası, 2020-2022 yılları arasındaki “yeşil romantizm” döneminden uyanmış ve bilançolarındaki kırmızı rakamları gördüğünde rotayı en güvenli liman olan fosil yakıtlara kırmış durumda.

Bana göre, 2025 bir “son” değil, bir “gerçeklik kontrolü” yılıdır. Şirketlerin vaatlerini sulandırması etik olarak tartışmalı olsa da, altyapı ve teknoloji hazır olmadan atılan imzaların kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. Ancak burada asıl tehlike, Çin’in temiz enerji yatırımlarında gaza basarken Batı’nın tereddüt etmesidir. Bu durum, önümüzdeki 10 yıl içinde Batılı şirketlerin sadece karbon değil, teknolojik rekabet gücü açısından da geri kalmasına yol açabilir. Net sıfır hedeflerinden vazgeçmek, kısa vadede hissedarları mutlu edebilir; ancak ısınan bir dünyada uzun vadeli bir hayatta kalma stratejisi olmadığı aşikardır.

Kaynak: Guardian, Reuters, BBC News

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×
short sleeve t shirt – karşıyaka spot.