Mavi gözden toz bulutuna: Burdur Gölü’nü kurtaracak 5.8 milyar liralık dev hamle

Haber Giriş: 13:07, 22.12.2025
Güncelleme: 13:07, 22.12.2025

Türkiye’nin en değerli ekosistemlerinden biri olan, “Göller Yöresi”nin incisi Burdur Gölü, tarihinin en karanlık dönemini yaşıyor. Bir zamanlar masmavi sularıyla flamingolara ve nadir kuş türlerine ev sahipliği yapan bu devasa su kütlesi, iklim krizinin ve yanlış su yönetiminin pençesinde adım adım bir “toz havzasına” dönüşüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan yeni eylem planı, bu hazineyi hayatta tutmak için son bir “can suyu” olma niteliği taşıyor.

Bu gelişme neden önemli? Sadece bir gölün kuruması değil, koca bir bölgenin ikliminin, tarımsal üretim gücünün ve biyolojik mirasının yok olması söz konusu. Bu dünya için ne ifade ediyor? Ramsar Sözleşmesi ile korunan uluslararası bir sulak alanın kaybı, küresel biyoçeşitlilik zincirinde kopacak dev bir halka anlamına geliyor. Türkiye için ne anlama geliyor? Eğer Burdur Gölü’nü kurtaramazsak, sırada Eğirdir, Beyşehir ve Sapanca gibi hayati su kaynaklarımızın olduğu gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. Peki, 5.8 milyar liralık bu dev yatırım, doğanın intikamını durdurmaya yetecek mi?

Bir gölün sessiz vedası: 5.8 milyar liralık kurtarma operasyonu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Burdur’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin su hafızasını tazeleyecek kritik bir yol haritasını paylaştı. “Burdur Gölü Eylem Planı” kapsamında önümüzdeki 5 yıl içinde bölgeye tam 5,8 milyar liralık yatırım yapılacağı duyuruldu. Bu devasa bütçenin temel hedefi, her yıl havzaya 50 milyon metreküp suyu geri kazandırarak gölün “su iflasını” durdurmak.

55 yılın en sıcak Temmuz’u ve kuruyan topraklar

Bakan Yumaklı’nın paylaştığı veriler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. 2024 yılı, uzun yıllar ortalamasının 1,7 derece üzerine çıkarak son 54 yılın en sıcak yılı olurken, 2025 yılı Temmuz ayı da bu rekoru tazeledi. Yağışların %27 oranında azalması, göllerimizi birer birer haritadan siliyor. Uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: “Sadece baraj yapmak veya suyu taşımak yetmiyor; atmosferik ısınma öyle bir noktadaki, göle giren suyun büyük bir kısmı henüz tabana ulaşmadan buharlaşıp gidiyor.”

Yüzölçümü yarıya düştü: 21 metrelik büyük çöküş

Burdur Gölü’nün trajedisi rakamlarla sabitlenmiş durumda. 1970 yılında 857 metre olan su seviyesi, tam 21 metre azalarak 836 metreye kadar geriledi. Gölün yüzölçümü ise 250 kilometrekareden 115 kilometrekareye düştü; yani gölün yarısından fazlası artık sadece kuru bir toprak ve tuz düzlüğü. Gölün her yıl kaybettiği 179 milyon metreküp suyun %78’i buharlaşmadan kaynaklanıyor. Yıllık su açığı ise tam 66 milyon metreküp. [Image: Burdur Gölü’nün 1970 ve 2025 yıllarına ait karşılaştırmalı uydu görüntüleri]

Eylem planının 3 ana sütunu: Kurtuluş reçetesi

Bakanlık tarafından hazırlanan plan, 8 ana eylem ve 35 alt tedbirden oluşuyor. Yatırımın odak noktaları şöyle belirlendi:

  1. Ekosistem Temelli Su Yönetimi: Tarımsal su kullanımının disipline edilmesi ve kaçak kullanımların sıfıra indirilmesi.
  2. Etkin ve Verimli Kullanım: Eskimiş sulama tesislerinin modern ve kapalı sistemlerle yenilenmesi.
  3. Doğal Kaynakların Korunması: Göl yatağındaki çekilme sonrası oluşan “tozumanın” (toz fırtınaları) halk sağlığını tehdit etmemesi için bitkilendirme ve koruma çalışmaları.

Atık sular “can suyu” olacak: Isparta örneği

Eylem planının en somut adımlarından biri, Isparta atık su arıtma tesisinden çıkan suyun ileri arıtma teknolojileriyle temizlenerek göle deşarj edilmesi. Bu hamleyle tek başına 8,5 milyon metreküp su kazanılması hedefleniyor. Ayrıca şehir şebekelerindeki kayıp-kaçak oranının %50 düşürülmesiyle 3,4 milyon metreküp suyun daha musluklar yerine göle akması sağlanacak.

“Göller Yöresi”nin kader birliği

Burdur Gölü, tek başına bir su kütlesi değil; Eğirdir, Beyşehir, Akşehir ve Salda gölleriyle birlikte Anadolu’nun su dengesini sağlayan devasa bir sistemin parçasıdır. Burdur’un kuruması, bölgedeki mikroklimayı bozarak Isparta ve Burdur’daki tarımsal verimi, özellikle de gül ve lavanta üretimini doğrudan tehdit ediyor.

Bakanlığın bu eylem planını Eğirdir, Beyşehir ve Sapanca gibi diğer kritik göllerle entegre etmesi, Türkiye’nin “Ulusal Su Kurulu” çatısı altında bütüncül bir savunma hattı kurduğunu gösteriyor. Anadolu’nun kalbinde yaşanan bu susuzluk, yarın Marmara’daki sanayiyi veya Ege’deki tarımı da vuracak olan küresel bir zincirin halkasıdır.

Doğayla pazarlık masasında son dakikalar

Burdur Gölü Eylem Planı, kağıt üzerinde muazzam bir bütçe ve bilimsel bir ciddiyet taşıyor. 5.8 milyar lira, bir ekosistemi geri getirmek için büyük bir bedel gibi görünse de, kaybettiğimiz doğanın “maddi” bir karşılığı yok. Burada asıl başarı, sadece parayı harcamak değil, bölgedeki tarımsal alışkanlıkları (çok su tüketen mısır ve yonca gibi ürünlerden vazgeçilmesi gibi) ne kadar değiştirebileceğimizle ölçülecek.

Bana göre, atık suların ileri arıtma ile göle kazandırılması vizyoner bir adım. Ancak Bakanlığın da belirttiği gibi, yıllık 66 milyon metreküp açığı olan bir göle 50 milyon metreküp kazandırmak, gölü ancak “stabil” tutmaya yetebilir; onu eski görkemine kavuşturmak için doğanın (yağışların) yardımı ve insan elinin çekilmesi şart. Bu plan, çocuklarımızın “Burdur Gölü” diye bir yeri sadece masallarda dinlememesi için atılmış tarihi bir adımdır. Başarı, sadece Bakanlığın değil, bölgedeki her bir çiftçinin ve belediyenin bu suyu kutsal bir emanet gibi korumasıyla mümkün olacaktır.

Kaynak: Tarım ve Orman Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü,

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×
Seyhan forklift, güvenilir hizmet anlayışıyla size her zaman sorunsuz bir kiralama deneyimi sunmayı taahhüt eder. Sample page made4media aps backlink generator.