EPA, hava kirliliği kurallarında kurtarılan hayatları dikkate almayacak

Yayın: 13 Ocak 2026 10:20
Güncelleme: 13 Ocak 2026 10:21
Fotoğraf Kaynağı: Ian

ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), hava kirliliğine ilişkin yeni düzenlemelerde, insan sağlığına sağlanan faydaları parasal olarak hesaba katmama kararı aldı. Trump yönetimi döneminde planlanan bu değişiklikle, kirlilik sınırları belirlenirken yalnızca sanayinin katlanacağı maliyetler dikkate alınacak.

New York Times’ın incelediği kurum içi belgelere ve e-postalara göre, EPA onlarca yıldır uyguladığı bir yaklaşımı terk ederek, temiz hava kurallarının maliyet-fayda analizlerinde kurtarılan hayatların ve önlenen hastalıkların ekonomik değerini hesaplamayı bırakmayı planlıyor.

Ajans, geçmişte hava kirliliğinin azaltılmasıyla önlenen astım atakları, kalp ve akciğer hastalıkları ile erken ölümlerin parasal karşılığını düzenlemelerin gerekçesi olarak kullanıyordu. Yeni uygulamayla birlikte bu sağlık kazanımları analizlerde yer almayacak.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

PM2.5 ve ozon kapsam dışı bırakılıyor

Belgelere göre EPA, endüstrinin en yaygın iki ölümcül hava kirleticisi olan ince partikül madde (PM2.5) ve ozonun azaltılmasının sağlık faydalarını artık maliyet-fayda hesaplarına dahil etmeyecek.

Uzmanlara göre bu yaklaşım, kömürle çalışan enerji santralleri, petrol rafinerileri, çelik fabrikaları ve diğer sanayi tesislerinden kaynaklanan kirliliğe ilişkin sınırların gevşetilmesini kolaylaştırabilir. Bu durum, şirketlerin maliyetlerini düşürürken hava kalitesinin kötüleşmesine yol açabilir.

PM2.5, akciğerlerin derinliklerine kadar ulaşabilen ve kan dolaşımına girebilen son derece küçük parçacıkları ifade ediyor. Ozon ise sıcak ve güneşli havalarda sanayi tesisleri ve araçlardan yayılan kirleticilerin etkileşimiyle oluşan, dumanlı hava koşullarına neden olan bir gaz. Her iki kirleticiye uzun süre maruz kalmanın erken ölüm, astım ve kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı bilimsel olarak biliniyor.

Önceki kurallar binlerce ölümü önlemişti

Biden yönetimi döneminde EPA, sanayi tesislerinden salınan PM2.5 miktarını sıkılaştıran bir düzenleme getirmişti. Ajans, bu kuralın yalnızca 2032 yılında 4 bin 500’e kadar erken ölümü önleyeceğini ve 290 bin iş günü kaybını engelleyeceğini hesaplamıştı. EPA’ya göre, PM2.5’i azaltmak için harcanan her 1 dolar, sağlık açısından 77 dolara kadar fayda sağlıyordu.

Trump yönetimi ise bu tür hesaplamaların “belirsiz” olduğunu savunarak, sağlık faydalarının parasal olarak değerlendirilmesinden vazgeçilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Böylece EPA, temiz hava düzenlemelerinde yalnızca işletmelerin uyum maliyetlerini dikkate alacak.

Hukukçulardan sert tepki

Çevre hukuku uzmanları, bu yaklaşımın EPA’nın “insan sağlığını ve çevreyi koruma” misyonuyla açıkça çeliştiğini belirtiyor. New York Üniversitesi Politika Bütünlüğü Enstitüsü Direktörü Richard Revesz, “EPA’nın düzenlemelerinin kamu sağlığına olan faydalarını hesaba katmaması, ajansın varlık nedenine aykırıdır” dedi.

Revesz’e göre, yalnızca sanayi maliyetlerinin dikkate alınıp faydaların görmezden gelinmesi, kamu sağlığını koruyan hiçbir düzenlemenin savunulmasını mümkün kılmaz.

EPA ise sağlık etkilerinin tamamen yok sayılmadığını savunuyor. Kurum sözcüsü Carolyn Holran, PM2.5 ve ozonun insan sağlığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmeye devam edeceğini, ancak bu etkilerin parasal bir değere dönüştürülmeyeceğini belirtti.

Yeni yaklaşım hukuki risk taşıyor

Hukukçular, EPA’nın bu değişikliğinin mahkemelerde ciddi itirazlarla karşılaşabileceğini ve kirlilik sınırlarının geri çekilmesini daha savunmasız hale getirebileceğini vurguluyor. Uzmanlara göre yaklaşım, Yüksek Mahkeme’nin 2015 tarihli Michigan v. EPA kararındaki “fayda ve maliyetlerin birlikte değerlendirilmesi” ilkesine de aykırı.

Trump yönetimi, son aylarda yalnızca hava kirliliği değil, iklim değişikliğiyle ilgili düzenlemelerde de maliyet-fayda analizlerini daraltan adımlar attı. Mayıs ayında Beyaz Saray, kurumların iklim değişikliğinin ekonomik zararlarını, açıkça zorunlu olmadıkça, düzenlemelerde dikkate almamasını istedi. Bu karar, Biden döneminde yaygın olarak kullanılan “karbonun sosyal maliyeti” hesaplamasını fiilen devre dışı bıraktı.

Uzmanlar, EPA’nın yeni yaklaşımının çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin önümüzdeki dönemde daha net hissedileceğini belirtiyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×