Küresel elektrik talebindeki hızlı büyümeye dikkat çeken Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), artan ihtiyacın karşılanabilmesi için şebeke yatırımlarının 2030’a kadar yaklaşık yüzde 50 artırılması ve sistem esnekliğinin sağlanması gerektiğini açıkladı.
IEA’nın yayımladığı Elektrik 2026 raporuna göre, küresel elektrik talebinin 2030’a kadar yıllık ortalama yüzde 3,5’in üzerinde büyümesi bekleniyor. 2025-2030 dönemini kapsayan bu tahmin, elektrik talebinin genel enerji talebinden en az 2,5 kat daha hızlı artacağına işaret ediyor. Bu gelişme, raporda “Elektrik Çağı” olarak tanımlanan dönüşümün önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Talep artışının arkasındaki temel etkenler
Raporda, elektrik talebindeki artışta sanayide elektrik kullanımının yükselmesi, elektrikli araçların (EV) yaygınlaşması, veri merkezleri ile yapay zeka (AI) uygulamalarının hızla artan enerji ihtiyacının etkili olduğu belirtiliyor.
IEA, bu artışı karşılayabilmek için küresel ölçekte şebeke yatırımlarının yıllık bazda yaklaşık yüzde 50 artırılması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde mevcut şebekelerin ciddi darboğazlara dönüşebileceği uyarısında bulunuluyor. Ajans, dünya genelinde hâlihazırda 2.500 gigavatın üzerinde yenilenebilir enerji, batarya depolama ve veri merkezi projesinin şebeke bağlantısı için bekleme kuyruğunda olduğunu da hatırlatıyor.
Sistem esnekliği kritik hale geliyor
IEA Enerji Piyasaları ve Güvenliği Direktörü Keisuke Sadamori, rapora ilişkin değerlendirmesinde, elektrikte hızla artan talebin karşılanabilmesi için şebeke yatırımlarının 2030’a kadar yüzde 50 oranında artırılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Sadamori, bu süreçte sistem esnekliğinin sağlanmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-


-

Çevre KirliliğiÇevre örgütlerinden EPA’ya cıva davası: Çocuklar risk altında -


Elektrik üretiminde yenilenebilir ve nükleer payı artıyor
IEA’nın öngörülerine göre, yenilenebilir enerji kaynakları ile nükleer enerji birlikte küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini karşılayacak. Günümüzde bu kaynakların payı küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 42’si seviyesinde bulunuyor.
Raporda, elektrik talebindeki hızlı artışla birlikte temiz enerji kaynaklarının sistemdeki ağırlığının önümüzdeki dönemde daha da artmasının beklendiği vurgulanıyor.





