Trump yönetimi tarafından ulusal güvenlik gerekçesiyle askıya alınan ABD açık deniz rüzgar enerjisi projelerine ilişkin kararın mahkeme tarafından kaldırılmasının ardından, Danimarkalı enerji şirketi Ørsted’in ABD’deki iki büyük projesi yeniden planlandığı şekilde ilerlemeye başladı.
Askıya alma kararı mahkemeden döndü
Ørsted’in ABD’nin kuzeydoğu kıyılarında yürüttüğü projeler, Aralık ayı sonunda Washington tarafından kiralama izinleri askıya alınan beş büyük açık deniz rüzgar enerjisi projesi arasında yer alıyordu. Ancak ABD Columbia Bölge Mahkemesi’nin 12 Ocak’ta bu kararı kaldırmasıyla birlikte projelerin önündeki engel ortadan kalktı.
Dünyanın en büyük açık deniz rüzgar enerjisi geliştiricilerinden biri olan Ørsted’in CEO’su Rasmus Errboe, Skyborn Renewables ile ortak yürütülen Revolution Wind projesinin ilk elektriğini “haftalar içinde” üretmeye başlayacağını ve projenin bu yılın ikinci yarısında ticari faaliyete geçeceğini açıkladı.
Sunrise Wind için takvim değişmedi
Ørsted’in tamamına sahip olduğu Sunrise Wind projesi ise 2 Şubat’ta askıya alınmıştı. Errboe, bu projenin de 2027’nin ikinci yarısında ticari faaliyete geçmesinin beklendiğini söyledi. “İşe tamamen geri döndük ve her iki projedeki inşaat da planlandığı gibi ilerliyor,” diyen Errboe, şirketin ABD operasyonlarında yeniden istikrar sağlandığını vurguladı.
Tavsiye Edilen Haberler
Askıya alma maliyeti bilançoya yansıdı
Buna rağmen Ørsted, askıya alma sürecinin maliyetleri nedeniyle 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık sonuçlarında 600 milyon Danimarka kronu (80,3 milyon avro) tutarında değer düşüklüğü kaydetti. Şirketin yıllık düzeltilmiş kârı (EBITDA) 25 milyar Danimarka kronu olarak açıklanırken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 1’lik artışa işaret etti. Dördüncü çeyrek kârı ise yıllık bazda yüzde 7 artarak 8 milyar Danimarka kronuna ulaştı.
Ørsted, son yıllarda sık sık olumsuz haberlerle gündeme gelmesinin ardından, 2026 yılı için 28 milyar Danimarka kronunun üzerinde kazanç beklentisini yineledi ve 2026’da temettü ödemelerine yeniden başlamayı planladığını duyurdu.
Zorlu ABD sürecinin ardından yeni odak alanları
Şubat 2025’te CEO’luk görevine gelen Errboe, ABD açık deniz rüzgar projelerinde yaşanan sorunların ardından şirketin mali durumunu toparlamaya çalışıyor. Bu süreç, Ekim ayında yaklaşık 9 milyar dolarlık bir sermaye artışı yapılmasıyla en kritik noktasına ulaşmıştı. Ørsted, ABD pazarına erken giren şirketlerden biri olmasına rağmen, 2023’te yükselen faiz oranları ve artan sektör maliyetleri nedeniyle ciddi zorluklar yaşamıştı.
Bu yıl ise rüzgar enerjisinin maliyetli ve etkisiz olduğunu savunan Trump yönetiminin sektörü engellemeye yönelik girişimleriyle karşı karşıya kaldı.
Piyasa tepkisi ve gelecek stratejisi
Morningstar’da kıdemli hisse senedi analisti olan Tancrede Fulop, açıklanan sonuçların sürpriz içermediğini ve bunun olumlu bir durum olduğunu söyledi. RBC analistleri de sonuçları “sağlam bir performans” olarak değerlendirdi. Açıklamaların ardından Ørsted hisseleri gün ortasında yüzde 3’ün üzerinde yükseldi.
Errboe, ABD ve Tayvan’daki bazı büyük projelerdeki hisselerini ve Avrupa’daki karasal işletmesindeki payını satarak şirketin mali yapısını güçlendirdiğini, şimdi ise 8,1 gigavatlık mevcut açık deniz rüzgar projeleri portföyünü tamamlamaya odaklandığını belirtti. ABD’de yaşanan deneyimin ardından şirketin gelecekteki yatırımlarını Avrupa ve Tayvan başta olmak üzere bazı Asya-Pasifik pazarlarına yönlendirmeyi planladığını söyleyen Errboe, Avrupa hükümetlerinin ve İngiltere’nin 2031–2040 döneminde yıllık yaklaşık 15 gigavatlık açık deniz rüzgar enerjisi kapasitesi geliştirme taahhütlerinden cesaret aldıklarını ifade etti.





