Hava tahmin kurumları ve iklim bilimcileri, bu yılın sonlarına doğru Pasifik Okyanusu’nda bir El Niño olayının gelişebileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde, El Niño’nun etkilerinin 2027 yılında küresel sıcaklıkları tüm zamanların en yüksek seviyelerine taşıyabileceği belirtiliyor.
Belirsizlik sürüyor, ancak işaretler güçleniyor
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ile Avustralya Meteoroloji Bürosu, bazı iklim modellerinin El Niño oluşumuna işaret ettiğini ancak tahminlerin önemli belirsizlikler içerdiğini vurguladı. Bilim insanları Guardian’a yaptıkları değerlendirmelerde, henüz kesin bir yargıya varmak için erken olduğunu, ancak Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının dağılımında 2026’da bir El Niño’nun gelişebileceğine dair sinyaller bulunduğunu ifade etti.

El Niño–güney salınımı ve küresel etkileri
El Niño Güney Salınımı (ENSO) olarak bilinen Pasifik’teki sıcaklık döngüsü, dünya genelindeki aşırı hava olaylarıyla yakından ilişkili. Ekvatoral Pasifik’in doğusunda ortalamadan daha sıcak suların birikerek Amerika kıtası kıyılarına kadar uzanması El Niño olarak tanımlanıyor. Bu durum küresel ortalama sıcaklıkların yükselmesine yol açarken, Avustralya gibi bazı bölgelerde daha sıcak ve kurak koşullarla ilişkilendiriliyor.
Avustralya Meteoroloji Bürosu’nun güney yarımküre için yayımladığı son tahmin raporunda, bazı modellerin haziran ayından itibaren El Niño’nun gelişme ihtimalini gösterdiği belirtildi. Ancak büro, bu kadar uzun vadeli bir öngörünün belirsizlik taşıdığı uyarısında bulundu. NOAA da El Niño olasılığının arttığını kaydederken, model sonuçlarındaki değişkenliğe dikkat çekti.
Tavsiye Edilen Haberler

Uzmanlar ne diyor?
Monash Üniversitesi’nden iklim bilimci ve eski Meteoroloji Bürosu yetkilisi Dr. Andrew Watkins, batı tropikal Pasifik’te önemli miktarda sıcak su biriktiğini söyledi. Watkins’e göre ticaret rüzgarlarının zayıflaması halinde bu sular doğuya doğru hareket ederek Güney Amerika açıklarını ısıtabilir. Modellerin bu sürecin Avustralya sonbaharında gerçekleşebileceğini öngördüğünü belirten Watkins, bunun beklenen bir gelişme olduğunu ancak El Niño’nun kesinleştiğini söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti.
Yeni Güney Galler Üniversitesi’nden ENSO uzmanı Doçent Andrea Taschetto ise, Avustralya’ya daha yakın sıcak sularla karakterize edilen mevcut La Niña olayının sona ermekte olduğunu, bunun ötesini tahmin etmenin zor olduğunu dile getirdi. Taschetto’ya göre haziran–ağustos döneminde El Niño’nun gelişme olasılığı ile ENSO’nun nötr kalma ihtimali şu aşamada yaklaşık yüzde 50–50 düzeyinde.
2027 neden kritik görülüyor?
Son üç yıl, küresel ölçekte kaydedilen en sıcak üç yıl arasında yer aldı. ABD merkezli Berkeley Earth araştırma grubundan Dr. Zeke Hausfather, 2023 ortasında başlayıp Nisan 2024’e kadar süren El Niño’nun 2024 küresel sıcaklıklarına yaklaşık 0,12°C eklemiş olabileceğini belirtti. Hausfather’a göre, El Niño bu yılın ilerleyen aylarında gelişirse, zirvesini muhtemelen kasım–ocak döneminde yapacak ve etkisi 2026’dan çok 2027 küresel sıcaklıklarında hissedilecek.
Bu nedenle orta veya güçlü bir El Niño senaryosunda 2027’nin küresel sıcaklık açısından yeni bir rekor kırmasının olası olduğu ifade ediliyor. Watkins de El Niño’nun gerçekleşmesi halinde 2027 üzerindeki etkinin daha güçlü olacağı görüşünde.
Küresel ısınma artık başlı başına belirleyici
Buna karşın uzmanlar, fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan küresel ısınmanın artık o kadar güçlü hale geldiğini, yıllık sıcaklık dalgalanmalarını büyük ölçüde geride bıraktığını vurguluyor. Watkins, “Bu kadar sıcak yıllar görmek için artık mutlaka güçlü bir El Niño’ya ihtiyaç olmayabilir,” diyerek, küresel ısınmanın temel belirleyici unsur haline geldiğini ifade etti.





