Mikroskobik plastik parçacıkları, Fuji Dağı üzerindeki bulutlardan Akdeniz’in derinliklerine kadar dünyanın dört bir yanında tespit edildi. Şimdi ise bilim insanları, yalnızca Antarktika’da yaşayan tek böcek türü olan Antarktika sivrisineklerinin karınlarında da mikroplastik bulunduğunu ortaya koydu.
Mikroplastikler; sentetik kumaşlar, lastikler, plastik poşetler, şişeler ve diğer plastik ürünlerin parçalanmasıyla oluşuyor. Rüzgârlar ve okyanus akıntılarıyla taşınan bu parçacıklar Antarktika’ya kadar ulaşıyor ve artık kar ile deniz suyunda da görülüyor. Daha önce penguenlerin ve deniz kuşlarının mikroplastik tükettiğine dair bulgular elde edilmişti. Son araştırma ise Antarktika sivrisineklerinin de mikroplastik yediğini gösteriyor.
Larvaların bağırsaklarında plastik bulundu
Araştırmacılar, Antarktika Yarımadası çevresinden toplanan 40 sivrisinek larvasının bağırsak içeriğini analiz etti. İncelenen onlarca larvada yalnızca iki plastik parçası tespit edilmiş olsa da, bilim insanları Antarktika’daki plastik kirliliğinin dünyanın geri kalanına kıyasla çok daha düşük olduğu düşünüldüğünde bu sonucun dikkat çekici olduğunu vurguluyor.
Araştırmanın baş yazarı Jack Devlin, çalışmayı Kentucky Üniversitesi’ndeyken yürüttü. Devlin, “Neredeyse hiç bitkinin olmadığı bir yerde yaşayan inanılmaz küçük bir böcekle çalışıyorsunuz ve yine de bağırsaklarında plastik buluyorsunuz. Bu, sorunun ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor” dedi.
Tavsiye Edilen Haberler
Zorlu koşullara dayanıklı ama mikroplastiklere karşı ne kadar güçlü?
Antarktika sivrisinekleri, kıtanın kenarlarında yetişen yosun ve algler arasında yaşıyor ve sert çevre koşullarına son derece iyi uyum sağlamış durumda. Uçamayan bu minik böcekler, aylar süren kış uykusuyla acımasız kış şartlarını atlatabiliyor.
Devlin’e göre bu canlılar yoğun soğuğa, kuraklığa, yüksek tuzluluğa, ani sıcaklık değişimlerine ve güçlü UV radyasyonuna dayanabiliyor. Ancak mikroplastikler gibi yeni bir stres faktörünün bu dayanıklılığı nasıl etkileyeceği henüz net değil.
Laboratuvar deneyleri ne gösterdi?
Bu soruya yanıt arayan araştırmacılar, laboratuvar ortamında 10 gün boyunca sivrisinek larvalarına mikroplastik verdi. Science of the Total Environment dergisinde yayımlanan çalışmaya göre mikroplastikler, larvaların hayatta kalma oranını doğrudan etkilemedi.
Buna karşın yüksek düzeyde plastiğe maruz kalan larvaların daha küçük yağ rezervlerine sahip olduğu belirlendi. Devlin, bunun Antarktika’nın sert kış koşullarında ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Çalışma, dünyanın en izole ve ekstrem bölgelerinden biri olan Antarktika’da bile plastik kirliliğinin canlı organizmalara ulaştığını ortaya koyarak, mikroplastik sorununun küresel boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.





