AMOC çöküşü 640 milyar ton karbon salabilir, ısınmayı artırabilir

Haber Giriş: 13:09, 14.04.2026
Güncelleme: 13:09, 14.04.2026
Fotoğraf Kaynağı: Kamil Molendys

Yeni bir araştırma, Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı’nın (AMOC) çökmesi halinde Güney Okyanusu’ndan atmosfere yüzlerce milyar ton karbondioksit salınabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu süreç, küresel ısınmayı ek olarak yaklaşık 0,2 derece artırabilecek tehlikeli bir geri besleme yaratabilir.

Küresel ısınmanın en kritik eşiklerinden biri olarak görülen Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı, yani AMOC, yalnızca Avrupa’nın iklimini değil, dünyanın karbon dengesini de etkileyebilir. Yeni bir bilgisayar modellemesi, bu akıntı sisteminin çökmesi halinde Güney Okyanusu’nun derinliklerinde depolanan dev miktarda karbonun atmosfere karışabileceğini gösterdi. Çalışmaya göre bu salım 640 milyar tona kadar ulaşabilir ve gezegeni ilave 0,2 derece ısıtabilir.

AMOC, Meksika Körfezi’nden sıcak ve tuzlu suyu kuzey Atlantik’e taşıyan, burada suyun soğuyup battığı ve ardından derin deniz boyunca güneye döndüğü küresel okyanus dolaşım sisteminin temel parçalarından biri. Bu sistemin zayıflaması uzun süredir bilim insanlarının dikkatle izlediği bir risk. Ancak yeni çalışma, çöküşün yalnızca bölgesel iklimi değil, atmosferdeki karbon miktarını da doğrudan etkileyebileceğini ortaya koyuyor.

AMOC neden bu kadar önemli?

AMOC, özellikle Avrupa’nın görece ılıman ikliminde önemli rol oynuyor. Bu sistem zayıfladığında ya da çöktüğünde, kuzey Atlantik bölgesindeki sıcaklık dengesi bozulabiliyor. Önceki çalışmalar, böyle bir senaryonun Avrupa’da daha sert ve soğuk kışlara, Afrika ve Asya’daki muson sistemlerinde bozulmaya ve küresel iklim düzeninde ciddi değişimlere yol açabileceğini göstermişti.

Yeni araştırma ise tabloya başka bir risk daha ekliyor: okyanusun derinliklerinde depolanmış karbonun serbest kalması. Bu da AMOC çöküşünü yalnızca bir dolaşım krizi değil, küresel ısınmayı hızlandırabilecek ek bir karbon geri besleme mekanizması haline getiriyor.

Bilim insanları ne buldu?

Çalışmayı yürüten ekip, farklı iklim senaryoları altında AMOC çöküşünü bilgisayar modeliyle simüle etti. Sonuçlara göre AMOC çökerse, Antarktika yakınlarında derin sular yüzeye doğru daha güçlü karışmaya başlayabilir. Normalde daha tatlı yüzey sularının altında hapsolmuş bu derin sular, atmosferden emilen ve ölü planktonların çökmesiyle biriken karbonu içeriyor.

Bu karışım arttığında, derin sulardaki karbonun bir bölümü atmosfere çıkabiliyor. Araştırmacılar bu sürecin, 640 milyar tona kadar karbondioksit salımına yol açabileceğini hesapladı. Bu miktar, küresel sıcaklıklarda ek 0,2 derecelik artış potansiyeli anlamına geliyor.

AMOC neden zayıflıyor?

Bilim insanları, sistemin zayıflamasında Grönland buz örtüsünden gelen tatlı su erimesinin önemli rol oynadığını düşünüyor. Kuzey Atlantik’e daha fazla tatlı su karıştıkça, suyun tuzluluğu azalıyor ve yoğunluğu düşüyor. Bu da AMOC’un çalışması için kritik olan “soğuma ve batma” mekanizmasını zayıflatıyor.

Son yıllarda yapılan şamandıra ölçümleri, güneye dönen derin akışın zayıfladığını ve AMOC’un yaklaşık yüzde 15 oranında gerilediğini gösteriyor. Model projeksiyonları, bu sürecin onlarca ya da yüzlerce yıl içinde çöküşle sonuçlanabileceğine işaret ediyor.

Araştırmada hangi kritik eşik öne çıktı?

Yeni çalışma, atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu belirli bir eşiğin üzerine çıktığında AMOC’un çökmesi halinde yeniden toparlanamayabileceğini de öne sürüyor. Araştırmaya göre bu eşik milyonda 350 parça yani 350 ppm civarında. Oysa atmosferdeki güncel karbondioksit seviyesi yaklaşık 430 ppm.

Bu bulgu, sistemin çökmesi halinde geri dönüşün çok zor, hatta imkansız olabileceği anlamına geliyor. Bilim insanları bu nedenle meseleyi yalnızca geleceğin değil, bugünün iklim riski olarak değerlendiriyor.

Antarktika ve Arktik nasıl etkilenebilir?

Çalışma, AMOC çöküşünün sıcaklık dağılımını dramatik biçimde değiştirebileceğini de gösterdi. Modeller, Arktik bölgesinin yaklaşık 7 derece soğuyabileceğini; Kanada, İskandinavya ve Rusya’nın çok daha sert soğuklarla karşılaşabileceğini ortaya koyuyor. Buna karşılık Antarktika çevresi yaklaşık 6 derece ısınabilir.

Bu özellikle tehlikeli çünkü Batı Antarktika Buz Örtüsü bugün bile kırılgan kabul ediliyor. Ek ısınmanın çok daha büyük olan Doğu Antarktika Buz Örtüsü üzerinde de uzun vadeli yıkıcı etkileri olabileceği ve deniz seviyesinde onlarca metre yükselmeyi tetikleyebileceği belirtiliyor.

Bu sonuç kesin mi?

Uzmanlar, sonuçların dikkat çekici olduğunu ancak bazı belirsizliklerin sürdüğünü vurguluyor. İngiltere Meteoroloji Ofisi’nden Jonathan Baker, çalışmanın ilginç olduğunu ancak Güney Okyanusu’ndaki konveksiyonun gerçekten bu ölçekte güçlenip güçlenmeyeceği konusunda farklı iklim modellerinin farklı sonuçlar verdiğini söylüyor.

Yani araştırma güçlü bir uyarı niteliği taşısa da, okyanusların bu kadar karmaşık süreçlerine ilişkin kesinlik sınırlı. Buna rağmen bilim insanları, riskin büyüklüğü nedeniyle bu senaryonun ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor.

Neden şimdi önemli?

Araştırmanın belki de en çarpıcı mesajı, etkilerin tam olarak ne zaman görüleceğinden çok, “taahhüt süresinin” yakın olabileceği. Yani insanlık, önümüzdeki birkaç on yıl içinde bu kırılma noktasını fiilen tetikleyebilir ve sonuçlarını sonraki nesillere bırakabilir.

Bu nedenle AMOC tartışması, uzak bir gelecekte yaşanabilecek teknik bir okyanus olayı değil; bugün verilen emisyon kararlarının, yarının yaşanabilirliğini nasıl belirlediğini gösteren kritik bir iklim alarmı olarak görülüyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×
heavy equipment transport stanislaus ca. Hawaii car transport. heavy equipment transport san diego ca.