Ormanların yok edilmesi atmosferik nehirlerin kapanmasına neden olduğu için, Amazon giderek daha kurak hale geliyor

Haber Giriş: 09:31, 28.01.2026
Güncelleme: 09:31, 28.01.2026
Fotoğraf Kaynağı: Dave Hoefler

Yeni araştırmalar, Amazon’daki ormansızlaşmanın yağışları ciddi biçimde azalttığını ve yağmur ormanlarının beklenenden daha erken bir ekolojik kırılma noktasına sürüklenebileceğini ortaya koydu.

Güney Amazon’da yağışlar %11’e kadar azaldı

Uydu gözlemleri ve yağmur ölçüm istasyonlarından elde edilen verilere göre, 1980–2019 yılları arasında Güney Amazon Havzası’nda yağış miktarı yüzde 8 ila 11 oranında düştü. Aynı dönemde, bu bölgedeki ağaç örtüsü yaklaşık yüzde 16 azaldı. Ormansızlaşmanın temel nedeni ise büyük ölçüde sığır yetiştiriciliği için yapılan kesme ve yakma faaliyetleri oldu.

Buna karşılık, Kuzey Amazon Havzası çok daha az ormansızlaşmaya maruz kaldı ve burada yağışlarda yalnızca istatistiksel olarak anlamlı olmayan hafif bir artış gözlendi.

Etki sadece yerel değil, tüm havzaya yayılıyor

Daha önceki çalışmalar, ormansızlaşmanın yağışları yaklaşık 300 kilometrelik bir alan içinde etkilediğini göstermişti. Ancak yeni araştırma, bu etkinin 3.000 kilometreden daha geniş bir havza ölçeğinde hissedildiğini ortaya koydu.

Çalışmanın yazarlarından Leeds Üniversitesi’nden Dominick Spracklen, bu durumun yalnızca ormanları değil, yakın çevredeki hayvancılık ve soya tarımı yapılan alanları da olumsuz etkilediğini vurguladı:

“Tarım sektöründeki bazı insanlar ormanı ‘boşa harcanmış arazi’ olarak görebiliyor. Oysa o orman parçası, tarımın faydalandığı bölgesel yağışları ayakta tutmak için çok yoğun bir şekilde çalışıyor.”

Küresel ısınma da etkili, ancak asıl sorumlu ormansızlaşma

Küresel ısınma Amazon’u zaten kurutuyor. 2024’te yaşanan aşırı kuraklıklar, rekor düzeyde orman yangınlarına yol açtı. Ancak Spracklen ve ekibinin atmosferik modellemeleri, yağışlardaki düşüşün yüzde 52 ila 75’inin doğrudan ormansızlaşmadan kaynaklandığını gösteriyor.

“Uçan nehirler” nasıl çöküyor?

Atlantik Okyanusu’ndan gelen nemli hava, Amazon üzerinde yağışa dönüşüyor. Ağaçların buharlaşma ve terleme (evapotranspirasyon) yoluyla atmosfere geri verdiği su, bu yağışların yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor. Bu nem, defalarca döngüye girerek tüm orman boyunca taşınan “uçan nehirleri” besliyor.

Ancak ormanlar yok edildiğinde:

  • Yağmur suyunun yarısından fazlası nehirlere akarak okyanusa geri dönüyor,
  • Atmosfere dönen nem azalıyor,
  • Fırtına bulutlarının oluşmasını sağlayan atmosferik dengesizlik zayıflıyor,
  • Ağaçlar olmadığı için rüzgârlar hızlanıyor ve nem bölgeden daha hızlı taşınıyor.

“Atmosfer daha pürüzsüz hale geliyor”

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Yadvinder Malhi, çalışmanın hem veri hem de modellemeyi birlikte kullanarak süreci ayrıntılı biçimde açıklamasının önemine dikkat çekti:

“Atmosfer daha pürüzsüz hale geliyor; adeta kayıp gidiyor. Zemindeki sürtünme azaldığı için nem orman dışına daha kolay taşınıyor. Bu, genellikle modellerde yeterince yakalanmayan ikincil atmosferik süreçleri ortaya koyuyor.”

Amazon bir dönüm noktasına yaklaşıyor mu?

Bilim insanları, ısı artışı, kuraklık ve ormansızlaşmanın birleşik etkisinin, Amazon’un savanna benzeri bir ekosisteme dönüşmesine yol açabilecek bir kırılma noktasını tetikleyebileceğinden endişe ediyor.

Araştırmacılar, mevcut iklim modellerinin ormansızlaşmanın yağış üzerindeki etkisini yüzde 50’ye kadar hafife aldığını belirtiyor. Bu da, söz konusu kırılma noktasına beklenenden çok daha erken ulaşılabileceği anlamına geliyor.

Geçen yıl yayımlanan bir başka çalışmaya göre:

  • Küresel sıcaklık artışı (şu anda 1,4°C) 1,5°C’ye ulaşırsa,
  • 2100 yılına kadar Amazon’un bazı bölgelerinde yüzde 37 oranında orman kaybı (dieback) riski bulunuyor.

Bu durum, Amazon’un tamamen savannaya dönüşmesi anlamına gelmeyebilir; ancak daha çalılık, daha az tür barındıran ve daha az karbon tutan bir orman yapısına işaret ediyor.

“Amazon düşündüğümüzden daha hassas”

Spracklen durumu şu sözlerle özetliyor:

“Amazon düşündüğümüzden daha hassas ve bu kötü bir haber. Belki de ormansızlaşma eşiğine sandığımızdan daha yakınız. Ancak hâlâ çok büyük belirsizlikler var.”

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×