Yeşil deniz kaplumbağası, bilim insanlarının “büyük bir koruma zaferi” olarak nitelendirdiği bir gelişmeyle, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi’nde nesli tükenme tehlikesi altındaki türler kategorisinden en az endişe verici türler listesine yükseltildi. 1980’lerden beri avlanma, yumurta toplama ve balıkçı ağlarına takılma gibi nedenlerle popülasyonu hızla azalan bu ikonik deniz canlısı, onlarca yıldır sürdürülen küresel koruma çabalarının sonuç verdiğini gösteriyor.
Bu başarı, Malezya’dan Brezilya’ya kadar uzanan coğrafyalarda plaj devriyeleri, yumurta koruma, yavruları denize salma ve balıkçıların eğitimini içeren çok yönlü çalışmalar sayesinde gerçekleşti. Deniz Araştırma Vakfı’ndan Dr. Nicolas Pilcher, bu zaferin, “başka birçok zafere ulaşmak için bir katalizör olarak kullanılması” gerektiğini söyledi. Ancak, bu başarıya rağmen yeşil kaplumbağaların sayısı hâlâ tarihi seviyelerin çok altında. Bu başarı hikayesi, iklim krizinin tetiklediği yeni tehditler karşısında umut kaynağı olabilir mi? Yeşil kaplumbağalar düzelirken, Arktik fokları neden uçurumun kenarına itiliyor?

Onlarca yıllık küresel çabanın meyvesi
Yeşil deniz kaplumbağaları (vücut yağlarının bitki bazlı beslenmeden dolayı yeşilimsi olmasından alır), en büyük deniz kaplumbağası türlerinden biridir ve yedi yaşayan deniz kaplumbağası türünden biridir. Bu türün toparlanma süreci, koruma çalışmalarının somut sonuçlar doğurabileceğinin güçlü bir kanıtıdır:
- Süreç: Exeter Üniversitesi’nden Prof. Brendan Godley’in belirttiğine göre, son 50 yıldır yapılan aralıksız çalışmalar, popülasyonların birçok yerde iyileşme belirtileri göstermesini sağladı. Godley, yüz binlerce insanın onlarca yıldır bu canlılara baktığını ve bunun şüphesiz bir etkisi olduğunu vurguladı.
- Koruma Metotları: Başlıca koruma çalışmaları şunları içeriyordu:
- Yuvalama alanlarında dişileri ve yumurtaları korumak için plajlarda devriye gezmek.
- Yasa dışı et ve yumurta tüketimini azaltmak için eğitim ve farkındalık yaratmak.
- Kaplumbağaların balıkçı ağlarına kazara takılmasını (bycatch) önlemek için özel önlemler almak.
IUCN Genel Müdürü Dr. Grethel Aguilar, yeşil deniz kaplumbağasının iyileşmesinin, “koruma çalışmalarının işe yaradığını hatırlattığını” söyledi. Bu kaplumbağaların sayısı, yuvalama alanlarının daha iyi korunması sayesinde 1970’lerden bu yana tahmini olarak %28 artış gösterdi.

Devam eden tehditler ve Arktik foklarının yeni kaderi
Yeşil kaplumbağanın durumu olumlu bir gelişme olsa da, IUCN’in Abu Dabi’de açıklanan güncellenmiş Kırmızı Listesi, küresel biyoçeşitlilik krizinin hala devam ettiğini gösteriyor. Listede 172.620 tür yer alıyor ve bunların ‘sı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
IUCN listesindeki bu son güncelleme, iklim değişikliğinin doğrudan etkisiyle uçurumun kenarına itilen Arktik fokları için kötü haberler getirdi:
- Başlıklı Fok: IUCN’in önceki kategorisi olan “Tehlike Altında” kategorisinden, daha yüksek riskli olan “Tehlike Altında” kategorisine yükseltildi.
- Sakallı ve Harp Fokları: Bu türler de küçülen deniz buzları nedeniyle “Tehlike Altında” kategorisine girdi.
Arktik fokları, üreme, dinlenme ve beslenme için tamamen deniz buzuna bağımlıdır. Küresel ısınma nedeniyle deniz buzullarının erimesi ve incelmesi, onların hayatta kalma şansını tehlikeye atmaktadır. Bu durum, deniz kaplumbağası gibi bir türün koruma çabalarıyla kurtarılmasına rağmen, iklim değişikliği gibi sistemik tehditlerin diğer türleri hızla yok oluşa sürüklediğini gösteriyor.
Türkiye ve Akdeniz kaplumbağalarının durumu
Yeşil deniz kaplumbağası, Akdeniz havzasında da yuvalayan ve beslenen bir türdür. Türkiye’nin güney kıyıları, özellikle Hatay, Mersin ve Adana gibi iller, yeşil kaplumbağaların en önemli yuvalama alanlarından bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu küresel başarı hikayesi, Türkiye için de bir motivasyon kaynağı olmalıdır.
Ancak, yeşil kaplumbağanın küresel olarak rahatlama kategorisine alınması, Türkiye’deki yuvalama alanlarında rehavete yol açmamalıdır. Yuvalama alanlarının kentsel gelişim, turizm ve ışık kirliliğinden korunması, balıkçılık ağlarına takılmaların önlenmesi ve iklim değişikliğinin yuvalama kumsallarının sıcaklığını artırması gibi risklerin yönetimi, Türkiye’deki popülasyonların geleceği için hayati önem taşımaktadır.
Yorum
Yeşil deniz kaplumbağasının neslinin tükenme tehlikesinden kurtarılması, kararlılıkla sürdürülen koruma çalışmalarının işe yaradığını gösteren güçlü ve ilham verici bir zaferdir. Bu, doğanın doğru müdahaleyle toparlanabileceğine dair somut bir kanıt sunmaktadır.
Ancak bu zafer, Arktik foklarının buzulların erimesiyle karşılaştığı tehlikeyle yan yana geldiğinde, küresel iklim krizinin biyolojik çeşitliliğe yönelik tehdidinin ne kadar derin ve hızlı olduğunu da acı bir şekilde hatırlatıyor. IUCN listesi, artık sadece aşırı avlanma veya habitat kaybı gibi geleneksel tehditleri değil, aynı zamanda sistemik bir tehdit olan iklim değişikliğini de yönetmemiz gerektiğini gösteriyor. Yeşil kaplumbağa bir katalizör olarak kullanılmalı; ancak bu başarıyı taklit etmek için, artık sadece türleri korumak değil, aynı zamanda onların yaşam alanlarını yok eden kök neden olan sera gazı emisyonlarını acilen kesmek zorundayız.
Kaynak: BBC, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN), Deniz Araştırma Vakfı, Exeter Üniversitesi

