Parlak sarı rengiyle bilinen Panama altın kurbağası (Atelopus zeteki), 17 yıl önce doğal yaşam alanından çekilmişti. Neredeyse 20 yıllık yoğun koruma ve üretim çalışmalarının ardından doğa korumacılar, bu floresan amfibilerin yeni neslini tropikal adadaki ekosisteme yeniden kazandırmaya başladı.
Yok oluşun kıyısına getiren kriz: Kitridiyomikoz

1980’lerin sonunda istilacı Batrachochytrium dendrobatidis (Bd) mantarının Orta Amerika’nın güneyine ulaşmasıyla başlayan süreç, Panama genelinde amfibileri vurdu. Suda kolayca yayılan sporlar, akarsu kenarlarında yaşayan altın kurbağalar için ölümcül oldu. Bd’nin yol açtığı kitridiyomikoz, derideki enfeksiyonla tuz-su dengesini bozuyor; birkaç hafta içinde kalp yetmezliği ve ölüme neden oluyor. 2004’te El Valle de Anton’daki son yoğun popülasyona ulaşan salgın, 2009’a gelindiğinde bu bölgede türü tamamen silmişti.
Laboratuvardan doğaya: PARC’ın uzun soluklu programı
Smithsonian’a bağlı Panama Amfibi Kurtarma ve Koruma Projesi (PARC), altın kurbağaları ve yakın türlerini yıllarca kontrollü tesislerde üreterek soy hattını korudu. PARC Direktörü Roberto Ibañez, “Panama’daki en tehlikedeki amfibileri yaşatıyoruz ve şimdi doğaya geri kazandırma biliminin yeni bir aşamasına geçiyoruz” dedi. Yeterli sayıda ve sağlıklı birey elde edilmesiyle saha denemeleri başlatıldı.
Zorlu ilk denemeler ve yeni stratejiler

Kitridiyomikoz pek çok bölgede hâlâ varlığını sürdürüyor. İlk 12 haftalık kontrollü salımda 100 altın kurbağanın yaklaşık 70’i bu hastalık nedeniyle kaybedildi; ancak hayatta kalanların çoğu doğal ortama bırakıldı ve toplanan veriler, hastalığın sahadaki dinamiklerini aydınlatıyor. Koruma biyoloğu Brian Gratwicke, “Bu kritik veriler ilerleyen stratejimizi belirleyecek. Daha önceki modellemeler, kurbağalar için uygun ama mantar için fazla sıcak olabilecek ‘iklimsel sığınak’ alanların seçilebileceğini gösteriyordu” dedi.
Tavsiye Edilen Haberler
-
-
-
Yeşil Yönetim21 ilde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı -
Diğer geri salımlar ve önemli bir uyarı
Geçen yıl taçlı ağaç kurbağası (Tripion spinosus), Pratt roket kurbağası (Colostethus pratti) ve lemur yaprak kurbağası (Agalychnis lemur) da doğal yaşam alanlarına geri bırakıldı. Öte yandan, Panama altın kurbağası güçlü toksinler (bufadienolidler ve guanidinyum alkaloidleri) ürettiği için yalnızca uzaktan gözlemlenmeli; temastan kaçınılmalıdır.

Türkiye’de “Panama altın kurbağası” var mı?
Panama altın kurbağası (Atelopus zeteki) yalnızca Panama’ya özgü (endemik) bir türdür; Türkiye’de ve Avrupa’da doğal olarak bulunmaz. Türkiye’de farklı kurbağa ve semender türleri (örneğin göller kurbağaları, yeşil kurbağalar, bazı endemik semenderler) yaşar ancak Atelopus cinsine ait türler Anadolu’da yoktur.
Türkiye’de nesli tehlike altındaki türlerden bazıları
Türkiye, Akdeniz ve Kafkas biyocoğrafyalarının kesişiminde zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip olsa da pek çok tür habitat kaybı, kirlilik, yasa dışı avcılık ve iklim değişikliği baskısı altındadır. Öne çıkan bazı kırılgan türler şunlardır: Akdeniz foku (Monachus monachus, Tehlikede), Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas, Tehlikede) ve İribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta, Hassas) — Türkiye kıyılarında önemli yuvalama alanlarına sahiptir. Fırat kaplumbağası (Rafetus euphraticus, Tehlikede) ve Avrupa yılanbalığı (Anguilla anguilla, Kritik Tehlikede) içsularda ciddi baskı altındadır. Kuşlarda kelaynak (Geronticus eremita, Tehlikede), küçük akbaba (Neophron percnopterus, Tehlikede), bozkır kartalı (Aquila nipalensis, Tehlikede) ve toy (Otis tarda, Hassas) tehdit altındaki popülasyonlara örnektir. Balıklarda Hazar–Karadeniz sisteminin mersin balıkları (ör. Huso huso, Acipenser spp.) kritik düzeyde azalmıştır. Sürüngenlerde Anadolu’ya özgü Wagner engereği (Montivipera wagneri) tehlike altındadır. Memelilerde Anadolu yaban koyunu (Ovis gmelini anatolica) ulusal ölçekte tehlikededir; leoparın (Panthera pardus, küresel ölçekte Hassas) Türkiye’deki varlığı sınırlı ve kırılgandır.
Bu türlerin korunması için yaşam alanlarının güçlendirilmesi, avcılık baskısının azaltılması, kirliliğin önlenmesi ve iklim uyumlu yönetim yaklaşımlarının yaygınlaştırılması kritik önem taşır. Panama altın kurbağasında olduğu gibi, bilimsel veriye dayalı koruma ve gerektiğinde kontrollü geri salım programları bazı türler için umut yaratabilir.





