Küresel ısınmaya neden olan sera gazı emisyonları, 2025’te yıllık bazda yüzde 0,5 artarak 60,63 milyar ton CO2 eşdeğerine ulaştı ve rekor tazeledi. Artışın başlıca sürükleyicileri Rusya ve Çin oldu.
ABD merkezli uluslararası iklim girişimi Climate TRACE’in yapay zeka, uydu görüntüleri ve uzaktan algılama teknikleriyle oluşturduğu neredeyse gerçek zamanlı veri tabanına göre, 10 ana ve 64 alt sektörde, 9 binden fazla şehirdeki 744 milyon tesisin emisyonları analiz edildi.

Çin ve ABD ilk iki sırada; Rusya en sert artışı kaydetti
Toplam emisyonlarda Çin 17,4 milyar tonla ilk sırada yer alırken, ülkenin emisyonları 2025’te 48,8 milyon ton (yüzde 0,28) arttı. ABD 7 milyar tonla ikinci sırada ve 16,2 milyon tonluk (yüzde 0,23) bir artış kaydetti. 4,22 milyar tonla üçüncü olan Hindistan’da ise emisyonlar 27,5 milyon ton (yüzde 0,65) geriledi; düşüşte elektrik üretiminden kaynaklı emisyonlardaki azalma belirleyici oldu.

3,2 milyar tonla dördüncü sıradaki Rusya, 51,6 milyon tonluk (yüzde 1,64) yükselişle yıllık bazda en keskin artışı gösterdi. İlk 10’u 1,55 milyar tonla Endonezya, 1,38 milyar tonla Brezilya, 1,28’er milyar tonla İran ve Japonya, 1,05 milyar tonla Suudi Arabistan ve 950 milyon tonla Kanada tamamladı. Suudi Arabistan, toplam emisyon bakımından dokuzuncu olsa da yüzde 2,14’lük (22 milyon ton) artışla oransal olarak en yüksek yükselişi yaşayan ülke oldu. Türkiye’nin emisyonları ise yüzde 1,4 artarak 623,1 milyon ton CO2e seviyesine çıktı.
Tavsiye Edilen Haberler
-
Çevremizi TanıyalımUludağ Gezi Rehberi: Bursa Uludağ’da Nerede Kalınır, Ne Yapılır, Ne Yenir? -
Çevre GrafikKüresel sera gazı emisyonları 2025’te rekor kırdı -
-
Hindistan’ın yanı sıra Meksika, Avustralya, Japonya, Ukrayna, Yunanistan, Fransa, Polonya, Ekvador ve Almanya’da 2025’te emisyonlar geriledi.
Sektörel tablo: Fosil yakıt kaynaklı emisyonlar artıyor, elektrikte ilk kez düşüş

On ana sektör içinde artışın başını kömür, petrol ve doğal gaz operasyonları çekti. Fosil yakıt üretim ve işlemlerinden kaynaklanan emisyonlar 151,7 milyon ton CO2e (yüzde 1,56) yükseldi. Bu artışın büyük bölümü Rusya’nın petrol ve gaz üretimindeki emisyonlardan gelirken, Kazakistan, Çin, Suudi Arabistan ve Brezilya’da da yükseliş görüldü; Brezilya’nın bu kapsamdaki emisyonları yüzde 29 arttı.
Elektrik sektöründe ise 2025’te 20,3 milyon tonluk (yüzde 0,13) düşüş yaşandı; bu, Kovid-19 döneminden beri ilk gerileme oldu. Çin ve Hindistan’ın elektrik sektörlerinde temiz enerji dönüşümünün hızlanması, düşüşe öncülük etti. Çin’de elektrik üretiminden kaynaklı emisyonlar yüzde 0,4 ile 2015’ten, Hindistan’da ise yüzde 2,6 ile 2020’den bu yana ilk kez geriledi. Buna rağmen elektrik sektörü, yüzde 26 payla küresel emisyonların en büyük kaynağı olmayı sürdürüyor.
Ulaşım kaynaklı emisyonlar son on yılda dünya genelinde yüzde 11,2 arttı. Ancak elektrikli araçların yaygın olduğu Nordik ülkelerde (Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç, İsveç) ulaşım emisyonları yüzde 6,2 azaldı.

Rekorun anlamı: Dönüşüm hızlanmazsa “tepe” noktası öteleniyor
Climate TRACE’in 2025 verileri, küresel emisyon eğrisinin tepe noktasına (peak) ulaşmak için daha güçlü politika ve yatırım gereksinimine işaret ediyor. Elektrikteki sınırlı gerileme, temiz enerji kapasitesinin hızlı devreye alınmasının sonuç verdiğini gösterirken, fosil yakıt üretim zincirindeki metan ve CO2 kaynaklı sızıntı/emisyonların hâlâ güçlü bir artış sürükleyicisi olduğu görülüyor. Ülke bazında bakıldığında, Çin ve Hindistan’ın güç sektörlerindeki iyileşme umut verici; ancak Rusya başta olmak üzere petrol-gaz üreticilerindeki artış eğilimi küresel toplamı yukarı çekiyor.
Türkiye’nin fotoğrafı

Türkiye’nin 2025’teki yüzde 1,4’lük emisyon artışı, elektrik üretim karması, sanayi faaliyetleri, ulaştırma talebi ve binalarda ısınma/soğutma kaynaklı tüketim dinamiklerinin bileşkesiyle okunuyor. Elektrik sektöründe yenilenebilir yatırımların ivmesi, şebeke ve esneklik yatırımlarıyla desteklendiğinde emisyonları aşağı çekebilir; öte yandan fosil yakıt tedarik zincirindeki emisyonların (özellikle metan) izlenmesi ve azaltımı, ulaşımda elektrifikasyonun hızlandırılması ve enerji verimliliği programlarının güçlendirilmesi toplam eğilim açısından kritik.
Sonuç olarak, 2025’te kaydedilen rekor, küresel enerji ve sanayi sistemlerinde dönüşümün hızını artırmadan 1,5°C hedefinin erişilebilirliğinin daha da zorlaşacağına işaret ediyor. Elektrik sektöründeki ilk düşüş sinyali, gerekli politikalarla desteklenirse genel emisyon eğrisini kırmak için bir başlangıç olabilir; aksi halde fosil yakıt kaynaklı artışlar kazanımları hızla silebilir.





