Kolombiya’nın Karayip kıyısındaki Santa Marta’da düzenlenen “fosil yakıtlardan uzaklaşma” konulu ilk konferans, yaklaşık 60 ülkeyi enerji geçişi gündeminde buluşturdu. Ev sahibi hükümet, kömür, petrol ve doğal gaz bağımlılığını azaltıp temiz enerjiye geçişi hızlandırma hedefini yineledi. Toplantılar, petrol devletlerinin küresel etkisini sınırlamak isteyen ülkeler ve sivil toplumla “yeni bir iklim demokrasisi” fikrini masaya taşıdı.
Santa Marta’da “yeni iklim demokrasisi” çağrısı


Konferansın başkanı ve Kolombiya Çevre Bakanı Irene Vélez Torres, kapanışta “Bu, yeni bir küresel iklim demokrasisinin başlangıcıdır” diyerek, ekonomilerin karbonsuzlaşması için hükümetler, parlamenterler ve sivil toplumu aynı masada buluşturan yeni bir yöntemin denendiğini vurguladı. Santa Marta’daki format, veto olmadan, çekişmeli müzakereler yerine ilerleme yollarına odaklanan yoğun diyalog oturumlarına dayandı.
Enerji krizi, geçişi hızlandıran itici güç
Son yıllarda yaşanan jeopolitik şoklarla petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sıçrama, enerji ve gıda maliyetlerini küresel ölçekte artırdı. Birleşmiş Milletler İklim Sekreteryası’nın başkanı Simon Stiell, “Fosil yakıt maliyet krizi artık küresel ekonominin boğazına basmış durumda” derken, bu baskının ülkeleri yenilenebilir enerji planlarını hızlandırmaya ittiğini belirtti.
Fatih Birol: “Vazo kırıldı; kalıcı bir dönüşüm kapıda”
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, The Guardian’a verdiği röportajda mevcut krizin 1970’lerdeki petrol şoklarından daha kapsamlı olduğunu söyleyerek, “Risk ve güvenilirlik algıları değişecek. Yenilenebilir ve nükleer enerji ivme kazanacak, daha elektrikli bir geleceğe kayış yaşanacak” değerlendirmesini yaptı. Birol, bu dönüşümün kalıcı olacağına da işaret etti: “Vazo kırıldı, parçaları birleştirmek çok zor olacak.”
Yenilenebilir enerjide rekor pay, tüketicide hızlı geçiş
Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir kaynaklar, modern batarya teknolojileriyle desteklenerek güvenilir ve düşük maliyetli bir alternatif haline geliyor. Ember’in analizine göre geçen yıl yenilenebilirler küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bıraktı. Konutların güneş paneli ve depolama yatırımlarındaki artış, enerji güvenliği ve fiyat istikrarı kaygılarıyla hızlandı.
Tavsiye Edilen Haberler
Siyaset, güvenlik ve fosil yakıtın gölgesi
Petrol ve gaz üreticisi ülkelerin jeopolitiği, enerji geçişinin hızını belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam ediyor. ABD ve Rusya’nın enerji politikaları, Avrupa ve küresel güvenlik dengeleri üzerinde etkili. Bir yandan da fosil yakıt şirketlerinin bazı ülkelerde siyasete finansal etkisi sürüyor. Bu tablo, Santa Marta’da öne çıkan “halk gücü” ve “iklim demokrasisi” iddiasını hem güçlendiriyor hem de sınava tabi tutuyor.
Finansman açığı ve çözüm yolları
Konferans yeni bir fon taahhüdü üretmek için tasarlanmadı. Fosil yakıt ihracatına dayalı ekonomilerin adil geçişi için ciddi finansman gerekiyor. Seçenekler arasında yıllık 1,5 trilyon doları aşan fosil yakıt sübvansiyonlarının kademeli olarak yeniden yönlendirilmesi ve beklenmedik kâr vergileri gibi mekanizmalar yer alıyor. “Kirleticileri Ödetin” koalisyonundan David Hillman, fosil yakıt devlerinin krizlerden elde ettiği aşırı kârların yenilenebilir geçişini finanse etmesi gerektiğini savundu.
Demokrasilerde kırılganlık: Seçimler ve politika zikzakları
Santa Marta’ya katılan 59 ülkenin çoğu demokrasi. Bu durum, kamuoyu desteğinin gücünü gösterirken seçim döngülerine bağlı politika zikzakları riskini de büyütüyor. Kolombiya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde yeni sondaj kararları veya seçim belirsizlikleri, “iş bitiricilerin konferansı” hedefiyle çelişebiliyor.
Sonraki adım: Tuvalu’da yol haritaları
Organizatörler, bir sonraki toplantıdan önce ülkelerin fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasına yönelik ulusal yol haritalarını hazırlamasını bekliyor. Bu planların, BM iklim müzakerelerine girdi sağlaması ve geçişi adil kılacak sosyal politikalarla (iş gücü dönüşümü, kırılgan grupların korunması) desteklenmesi amaçlanıyor. Eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson’ın ifadesiyle: “Üç geçişe ihtiyacımız var: fosil yakıtlardan kurtulmak, herkes için yenilenebilir enerji ve doğayı önemseyen bir dünya. Hepsi adalet temelinde olmalı.”
Sonuç: Başlangıç mı, dönüm noktası mı?
Santa Marta, fosil yakıtlardan çıkış için bağlayıcı kararlar üretmese de, “iklim demokrasisi” yaklaşımıyla siyasi iradeyi, bilimi ve toplumsal talepleri aynı zeminde toplamayı başardı. Yol uzun; ancak yenilenebilir enerji ekonomisinin hızla güçlendiği, enerji güvenliği ve fiyat istikrarının belirleyici olduğu bir çağda, Santa Marta süreci güçlü bir başlangıç olarak öne çıkıyor.








