İklim krizi demokrasiyi tehdit ediyor: Sıcak hava dalgaları, seller ve orman yangınları seçimleri aksatıyor

Haber Giriş: 08:24, 22.04.2026
Güncelleme: 08:24, 22.04.2026
Fotoğraf Kaynağı: Jolien Coryn

Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü’nün (IDEA) yeni analizi, son yirmi yılda 52 ülkede en az 94 seçim ve referandumun aşırı hava olayları nedeniyle sekteye uğradığını, 2024’te ise 18 ülkede 23 seçimin seller, orman yangınları ve sıcak hava dalgaları yüzünden aksadığını ortaya koyuyor.

İklim krizi, seçimlerin kaderini belirliyor

İklim krizi demokrasiyi giderek daha fazla tehdit ederken, seçim süreçlerinin yalnızca siyasi rekabet ve güç dengeleriyle değil, aynı zamanda seller, orman yangınları, kasırgalar ve sıcak hava dalgalarıyla da yeniden şekillendiği belgelendi. Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü (IDEA) tarafından hazırlanan ve doğal afetlerin seçimleri nasıl etkilediğine ilişkin ilk küresel analiz niteliği taşıyan rapor, iklimle bağlantılı kesintilerin kapsamını somut verilerle ortaya koyuyor. Araştırmacılar, son yirmi yılda 52 ülkede en az 94 seçim ve referandumda iklim kaynaklı aksamalar tespit etti; risklerin yoğunlaşmasıyla, özellikle Afrika ve Asya’daki kırılgan demokratik sistemler üzerindeki baskının artması bekleniyor.

2024’te 18 ülkede 23 seçime iklim darbesi

IDEA verileri, 2024 yılında Brezilya, Bosna Hersek ve Senegal’in de aralarında bulunduğu 18 ülkede 23 seçimin, altyapıya verilen zararlar, seçmenlerin yerinden edilmesi ve seçim süreçlerinde yapılan son dakika değişiklikleri nedeniyle aksadığını gösteriyor. Bu tablo, iklim krizinin demokrasi ve seçim güvenliği açısından artık istisnai değil, sistematik bir risk haline geldiğine işaret ediyor.

Seçim takvimleri iklime göre yeniden düşünülmeli

Raporun ortak yazarı, King’s College London siyaset profesörü Sarah Birch, seçimlerin öngörülebilir iklim tehditlerinden kaçınacak şekilde zamanlanması gerektiğini vurguluyor. ABD’nin dahi kasırga mevsimiyle çakışan Kasım ayında seçim yapma ısrarına dikkat çeken Birch, “Seçimler, felaketlerin en az olası olduğu zamanlarda yapılmalıdır” diyor ve kısa süreli afetlerin yol açabileceği kesintileri azaltmak için seçim yönetim organlarının takvimlerde değişiklik yapmayı değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor.

Mozambik’ten Senegal’e: Seller, kasırgalar ve yangınlar sandığı vuruyor

Rapor, 2019’da Mozambik’teki Idai Kasırgası’nın binlerce evi, okulu, elektrik hatlarını ve yolları sular altında bırakarak geniş çaplı yer değiştirmelere yol açtığını ve bu durumun başkanlık seçimlerinin sonuçlarıyla yasama ve il meclislerindeki sandalye dağılımını etkilediğini kaydediyor. Kasım 2024’te Senegal’deki parlamento seçimleri sırasında yaşanan sel felaketi de süreci zorlaştırdı; itfaiye ekipleri, seçim gözlemcilerini oy verme merkezlerine ulaştırmak için devreye girmek zorunda kaldı. Orman yangınlarının neden olduğu tahliye ve altyapı tahribatı da bazı bölgelerde sandığa erişimi sınırlayarak katılım üzerinde baskı oluşturdu.

Aşırı sıcaklar sandık başında: Mega kentler alarmda

Aşırı sıcak hava dalgaları, 2022’den bu yana en az 10 seçimi etkiledi. Geçen yıl Filipinler’deki genel seçimlerde yaşanan yoğun sıcaklık, bazı oy sayım makinelerinin aşırı ısınmasına ve daha önce kabul edilen oyları dışarı atmasına neden oldu. Nüfusu 10 milyonu aşan mega kentlerde risk daha da büyüyor. Nijerya’nın Lagos şehri, iklim değişikliği öncesi düzeylerin önemli ölçüde üzerinde seyreden yerel sıcaklıklarla yıl içinde 89 güne ulaşarak seçim güvenliği ve seçmen sağlığı açısından kritik bir kırılganlığa işaret ediyor.

Çözüm: Erken uyarı, kurumlar arası işbirliği ve eğitim

IDEA raporu, seçim otoritelerinin meteoroloji kurumları, çevre koruma ajansları ve afet/insani yardım kuruluşlarıyla yakın işbirliği içinde çalışmasının gerekliliğinin altını çiziyor. Peru’da seçim görevlilerinin afet risk yönetimi eğitimi alması, oy verme günündeki muhtemel aksaklıklara hızla müdahale edilmesini sağladı. Kanada’da Alberta Eyalet Meclisi’nin, orman yangını mevsiminden kaçınmak için geleneksel Mayıs seçim tarihini gelecek yıl Ekim’e taşıma kararı da risk temelli planlamanın somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Avustralya’daki Griffith Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Ferran Martínez i Coma, “Doğal afetler arttıkça, eğitim ve acil durum planlaması her zamankinden daha önemli hale geliyor. Hazırlık, seçimlerin bütünlüğü ve dayanıklılığı için kilit önem taşıyor” diyerek, kurumsal kapasite ve dayanıklılık yatırımlarının ertelenemez olduğuna dikkat çekiyor.

Geçici değil, kalıcı bir demokrasi meselesi

Rapor, sıcak hava dalgaları, seller ve orman yangınlarının seçim altyapısından sandık güvenliğine, lojistikten seçmen sağlığına kadar geniş bir yelpazede tehdit oluşturduğunu, bu nedenle iklim krizinin artık seçim takvimlerine ve yönetimine entegre edilmesi gereken kalıcı bir demokrasi meselesi olduğunu vurguluyor. Erken uyarı sistemleri, esnek takvimler, afet dayanımlı altyapı ve kapsamlı eğitim programları, seçme ve seçilme hakkının iklim kaynaklı şoklar karşısında korunması için belirleyici araçlar olarak öne çıkıyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×