Emine Erdoğan’dan Sıfır Atık Forumu mesajı: COP31 sürecine katkı vurgusu

Haber Giriş: 11:29, 13.05.2026
Güncelleme: 11:29, 13.05.2026

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun ikinci kez düzenleneceğini duyurdu ve etkinliğin “ülkemiz ve insanlık adına hayırlı sonuçlara” vesile olmasını diledi. “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” anlayışıyla şekillenen forumda, 160’tan fazla ülkeden binlerce temsilcinin İstanbul’da bir araya geleceğini belirtti.

Erdoğan, zirvenin COP31 sürecine önemli katkı sunacağına inandığını aktararak, çevre bilincinin güçlenmesi, ortak sorumluluk anlayışının büyümesi ve iklim kriziyle mücadelede kalıcı iş birliklerinin desteklenmesi temennisinde bulundu. Paylaşım, Türkiye’nin sıfır atık vizyonunun küresel gündemle eşgüdümüne dikkat çekti.

Sıfır Atık Forumu ve COP31 bağlantısı

Forumun teması, atıkların önlenmesi ve kaynak verimliliği politikalarının doğrudan iklim eylemi niteliği taşıdığına işaret ediyor. Atık hiyerarşisine dayalı azaltım, yeniden kullanım ve geri dönüşüm adımları, belediye ölçeğinden ulusal politikalara kadar karbon ve metan emisyonlarını düşürmede kritik rol oynuyor.

COP31 süreci yaklaşırken, şehirler ve özel sektörün döngüsel ekonomi taahhütleri, ulusal katkı beyanlarının uygulanabilirliğini güçlendiren bir kaldıraç olarak görülüyor. Sıfır atık uygulamalarının iklim finansmanı, adil dönüşüm ve dirençli şehirler başlıklarıyla kesişimi, bu yılın politika tartışmalarında öne çıkması beklenen bir eksen.

Forumun, yerel yönetimler ve iş dünyası arasında iyi uygulamaların paylaşılmasını ve ölçeklenebilir çözümler için yol haritaları oluşturulmasını hedeflemesi bekleniyor. Böyle bir çıktı, iklim müzakerelerinde “sahadan kanıt” niteliğinde destek sunabilir.

160’tan fazla ülkeden katılım: Beklenen gündem başlıkları

İstanbul’daki buluşmanın, belediye atık yönetimi, kaynakta ayrı toplama, organik atıkların biyogaz ve komposta yönlendirilmesi gibi pratik çözümleri masaya yatırması öngörülüyor. Gıda israfının azaltılması, kamu alımlarında atıksız/az atıklı ürün standartları ve ambalaj tasarımında yeniden kullanım modelleri de gündemin parçası olabilir.

Sanayi ve perakende tarafında genişletilmiş üretici sorumluluğu, depozito-iade sistemleri ve yeniden doldurma altyapıları, döngüsel iş modelleri için ölçeklenebilir araçlar olarak öne çıkıyor. Dijital izlenebilirlik, veri standardizasyonu ve raporlama çerçeveleri, tedarik zincirlerinde şeffaflığı artırmayı hedefleyen çapraz başlıklar arasında yer alıyor.

Finansman cephesinde, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve kamu-özel iş birlikleri, büyükşehir yatırımlarını hızlandırabilecek mekanizmalar olarak tartışılabilir. Bu alanlardaki çıktıların, COP31 müzakerelerinde uygulama kapasitesi ve adil geçiş tartışmalarına somut girdi sağlaması bekleniyor.

Türkiye’nin Sıfır Atık girişimi ve küresel görünürlük

Türkiye’nin son yıllarda kurumsallaştırdığı sıfır atık yaklaşımı, uluslararası platformlarda görünürlük kazandı. Birleşmiş Milletler çatısı altında kabul edilen Uluslararası Sıfır Atık Günü, bu alandaki küresel farkındalığın artmasına katkı sundu.

Yurt içinde belediyeler, kamu kurumları ve özel sektörün sahiplendiği uygulamalar; atık önleme, ayrı toplama ve geri dönüşüm oranlarını yükseltmeyi amaçlıyor. Temmuz ayında ülke genelinde devreye alınacak depozito iade altyapısı, içecek ambalajlarının döngüsel ekonomiye kazandırılmasında kritik bir eşik olarak görülüyor.

Sahada edinilen deneyimin, forumda şehirler arası ağlar ve ortak projeler yoluyla paylaşılması bekleniyor. Bu paylaşım, standartların uyumlaştırılması ve ölçülebilir hedefler için ortak metriklere geçişi de hızlandırabilir.

İklim eylemi olarak sıfır atık: Etki alanları

Atık yönetimi, iklim politikalarında çoğu zaman “uygulama katmanı” olarak tanımlanıyor. Düzenli depolama alanlarında organik atıklardan kaynaklanan metan emisyonlarının azaltılması, kısa vadede iklim faydasını yüksek tutan bir başlık olarak öne çıkıyor.

Kaynak verimliliği ve yeniden kullanım, üretimde enerji ve hammadde talebini düşürerek dolaylı emisyonları azaltıyor. Bu etki, özellikle enerji yoğun sektörler ve uzun tedarik zincirleri bulunan ürün gruplarında belirginleşiyor.

Sıfır atık yaklaşımı aynı zamanda afet ve iklim risklerine dayanıklı şehirler hedefiyle kesişiyor. Kriz zamanlarında atık altyapılarının sürekliliği, halk sağlığı ve temel hizmetlerin güvenliği açısından kritik önem taşıyor.

Belediyeler ve iş dünyası için mesajlar

Yerel yönetimler açısından kaynakta ayrı toplama, biyobozunur atık yönetimi ve hane/işletme ölçekli önleme programları, maliyet verimliliği ve çevresel fayda üretme potansiyeli taşıyor. İhale ve tedarik süreçlerinde atıksız tasarımlar ve yeniden kullanım çözümlerine öncelik verilmesi, pazar sinyalini güçlendiriyor.

Özel sektör için ise tasarım aşamasında döngüsellik, yeniden doldurulabilir/yeniden kullanılabilir ambalajlar ve iade mekanizmaları, ölçülebilir hedefler ve şeffaf raporlamayla desteklendiğinde rekabet avantajı yaratıyor. Tedarik zincirlerinde izlenebilirlik, düzenleyici gerekliliklerin karşılanmasını kolaylaştırırken yatırımcı beklentilerini de karşılıyor.

Finansman ve standardizasyon ihtiyacı

Uygulamaların kalıcılaşması için çok yıllı finansman, açık standartlar ve performans metrikleri belirleyici. Şehirlerin erişebileceği uygun maliyetli finansman ve teknik kapasite programları, ölçek ekonomilerini devreye sokuyor.

Standartların uyumlaştırılması, ölçülebilir taahhütler ve bağımsız doğrulama mekanizmaları, hem kamu güvenini hem de yatırımcı ilgisini artırıyor. Bu çerçeve, COP31 öncesinde ulusal ve yerel hedeflerin daha güvenilir bir yol haritasına kavuşmasına yardımcı olabilir.

İstanbul buluşması küresel gündeme bağlanıyor

Emine Erdoğan’ın mesajı, İstanbul’da toplanacak Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nu, iklim eyleminin uygulama ayağıyla ilişkilendirerek COP31 sürecine bağladı. 160’tan fazla ülkeden beklenen geniş katılım, atık politikalarının iklim hedefleriyle bütünleşmesine yönelik küresel bir iradeye işaret ediyor.

Forumdan çıkacak ortak vizyon, belediyeler ve iş dünyası için somut adımların hızlandırılmasına katkı sunabilir. Sıfır atık yaklaşımının iklim eylemiyle kesiştiği alanlarda, ortak sorumluluk ve kalıcı iş birliklerinin güçlenmesi, önümüzdeki dönemin belirleyici başarı ölçütü olacak.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×