ABD’nin batı kıyılarında aylardır etkisini sürdüren devasa deniz ısı dalgası, iklim bilimciler ve deniz ekosistemi uzmanları arasında ciddi endişe yaratıyor. Pasifik Okyanusu’nda oluşan ve “Blob benzeri” olarak tanımlanan olağanüstü sıcak su kütlesinin, yalnızca deniz yaşamını değil; sıcak hava dalgalarından kuraklığa, orman yangınlarından balıkçılığa kadar geniş bir alanı etkileyebileceği belirtiliyor.
Bilim insanları, National Oceanic and Atmospheric Administration tarafından yayımlanan son tahminlerin, deniz ısı dalgasının önümüzdeki aylarda daha da güçlenebileceğini göstermesinin ardından risk değerlendirmelerini yeniden gözden geçiriyor.

Dev sıcak su alanı Pasifik’in yarısından fazlasını etkiliyor
İlk olarak 2025 yılında dikkat çekici boyutlara ulaşan deniz ısı dalgası, Kaliforniya kıyılarından başlayarak Hawaii, Britanya Kolombiyası ve Meksika’ya kadar uzanan dev bir okyanus alanını etkiliyor.
Uzmanlara göre sıra dışı sıcaklıklar, Pasifik Okyanusu’nun geniş bölümünde deniz yüzeyi sıcaklıklarını normalin oldukça üzerine taşıdı. Son veriler, bazı bölgelerde sıcaklıkların kasırga sezonlarının zirve dönemlerinde görülen seviyeleri aştığını ortaya koyuyor.
Kim Wood, sosyal medya paylaşımında “Artık övgü sözcüklerim tükendi” ifadelerini kullanarak ölçümlerin sıra dışı boyutuna dikkat çekti.
Tavsiye Edilen Haberler
El Niño etkisi riskleri büyütüyor

Bilim insanlarının en büyük kaygılarından biri ise gelişmekte olan El Niño ile deniz ısı dalgasının aynı dönemde güçlenmesi.
El Niño, tropikal Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesiyle ortaya çıkan doğal iklim olayı olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle El Niño etkilerinin artık daha yıkıcı hale geldiğini belirtiyor.
NOAA tahminlerine göre yılın ilerleyen dönemlerinde güçlü veya aşırı El Niño gelişme ihtimali önemli ölçüde yükseldi. Bu durumun, atmosferik sıcaklıkları artırarak ABD genelinde aşırı sıcak hava dalgalarını tetikleyebileceği ifade ediliyor.
Rekor sıcaklıklar ve kuraklık riski artıyor

İklim bilimciler, Pasifik’teki sıcak su kütlesinin karadaki hava sistemlerini doğrudan etkilediğini söylüyor.
Mart ayında ABD’nin birçok bölgesinde kaydedilen olağanüstü sıcaklıkların bu okyanus-an atmosfer etkileşimiyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Minnesota, Colorado ve Idaho gibi eyaletlerde sıcaklıklar mevsim normallerinin yaklaşık 10 derece Celsius üzerine çıktı.
Robert Rohde, yaşanan sıcaklıkların iklim değişikliği olmadan gerçekleşmesinin “neredeyse imkansız” olduğunu belirtti.
NOAA verilerine göre Kaliforniya, Oregon ve Colorado’daki dağlık bölgelerde kar örtüsü tarihi düşük seviyelere geriledi. Bu durum, yaz aylarında su kaynakları açısından ciddi risk oluşturuyor.
Uzmanlar, düşük kar örtüsünün özellikle ABD’nin batısında kuraklığı derinleştirebileceğini ve orman yangını sezonunu ağırlaştırabileceğini vurguluyor.
Orman yangınları için kritik uyarı
Larry O’Neill, sıcak deniz yüzeylerinin atmosferdeki nem dengesini değiştirerek “kuru fırtınalar” oluşturabileceğini söyledi.
Bu tür fırtınalar, yeterli yağış bırakmadan yıldırım üretip orman yangınlarını tetikleyebiliyor. Özellikle Kaliforniya ve Pasifik kuzeybatısında bu riskin ciddi şekilde arttığı belirtiliyor.
Uzmanlar, sıcak ve kurak koşulların devam etmesi halinde 2026 yazının son yılların en riskli yangın sezonlarından biri olabileceği uyarısında bulunuyor.
Deniz yaşamı üzerindeki etkiler büyüyor

Bilim insanlarının alarm vermesinin en önemli nedenlerinden biri de deniz ekosistemlerinde gözlenen hızlı değişimler.
Benzer bir olay olan ve 2014-2016 yıllarında etkili olan “Blob” deniz ısı dalgası sırasında milyonlarca deniz kuşunun öldüğü, somon popülasyonlarının ciddi zarar gördüğü ve besin zincirinin bozulduğu kaydedilmişti.
Şimdi ise benzer etkilerin yeniden ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Elizabeth Phillips, son altı ayın bilim insanları açısından son derece endişe verici geçtiğini söyledi.
Araştırmalar, kril ve plankton gibi deniz besin zincirinin temel organizmalarında azalma yaşanabileceğini gösteriyor. Bu durumun balinalardan somonlara, deniz kuşlarından foklara kadar çok sayıda türü etkileyebileceği ifade ediliyor.
Türler kuzeye göç ediyor
Sıcak su koşulları nedeniyle birçok deniz türünün yaşam alanlarını değiştirmeye başladığı da belirtiliyor.
Bilim insanları, Britanya Kolombiyası açıklarında ilk kez büyük beyaz köpekbalığı gözlemlendiğini açıkladı. Pelikanlar, sardalyalar ve subtropikal balık türleri daha serin sular arayışıyla kuzeye doğru hareket ediyor.
Don Lyons, özellikle kahverengi pelikanların normalden aylar önce yuvalama alanlarını terk etmeye başladığını söyledi.
Uzmanlara göre bu durum, deniz ekosistemindeki besin dengesinin bozulduğuna dair erken uyarı sinyallerinden biri olabilir.
Bilim insanları uzun vadeli etkilerden endişeli
Uzmanlar, deniz ısı dalgalarının artık daha sık, daha yoğun ve daha uzun süreli hale geldiğini belirtiyor.
Hilary Hayford, ekosistemlerin bir olaydan toparlanamadan yenisiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin okyanus sıcaklıklarını artırarak bu tür aşırı olayların sıklığını yükselttiğini vurguluyor.
Önümüzdeki aylarda El Niño’nun güçlenmesiyle birlikte Pasifik’teki deniz ısı dalgasının daha da büyümesi ihtimali, hem çevresel hem ekonomik etkiler açısından küresel ölçekte yakından takip ediliyor.









