Uluslararası çevre örgütlerinin ortaklaşa hazırladığı ve finans dünyasının iklim karnesini ortaya koyan 17. yıllık “İklim Kaosuna Bankacılık” (Banking on Climate Chaos) raporu yayımlandı. Dünya genelinde rekor sıcaklıkların, sellerin ve kuraklıkların yaşandığı bir dönemde yayımlanan analiz, çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi: Dünyanın en büyük 65 bankası, 2025 yılında fosil yakıt endüstrisine (kömür, petrol ve doğal gaz) 906 milyar dolar yeni finansman sağladı.
Bu rakam, 2024 yılına kıyasla 64 milyar dolarlık (yaklaşık %8) bir artış anlamına geliyor ve bankaların Paris İklim Anlaşması hedefleriyle tamamen çelişen kararlar aldığını gösteriyor.

“Kirli on iki” küresel finansmanın %40’ını sırtlıyor
Rapora göre, fosil yakıt kredileri ve yatırım taahhütleri küresel çapta az sayıda devasa finans kuruluşu arasında yoğunlaşmış durumda. Çevre örgütlerinin “Kirli On İki” (Dirty Dozen) olarak adlandırdığı en büyük 12 banka, dünya genelindeki yaklaşık 2.000 bankanın sağladığı toplam fosil yakıt finansmanının tek başına %40’ından sorumlu.
- Zirvede Yine JPMorgan Var: ABD’li bankacılık devi JPMorgan Chase, 2025 yılında sektöre sağladığı 58 milyar dolarlık finansmanla (%13 artış) “dünyanın bir numaralı fosil yakıt finansörü” unvanını korudu.
- ABD ve Japonya Liderliği Çekiyor: İkinci sırada Bank of America yer alırken, onları Japon finans devleri Mitsubishi UFJ Financial Group (MUFG) ve Mizuho Financial izledi. Citigroup ilk beşi tamamlarken, İngiltere merkezli Barclays ise küresel listede 8. sırada yer alarak Avrupa’nın en büyük fosil yakıt destekçisi oldu.
Fosil yakıt finansmanının neredeyse tamamının sadece altı yargı bölgesinden (ABD, Kanada, Japonya, Çin, İngiltere ve Avrupa Birliği) çıkması dikkat çekiyor.

Paris Anlaşması’ndan bu yana 8,7 trilyon dolar aktarıldı
2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması’nda dünya devletleri, küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme kıyasla $1,5^\circ\text{C}$ sınırında tutma taahhüdünde bulunmuştu. Bilim insanları bu eşiğin aşılmasının geri döndürülemez felaketleri tetikleyeceğini belirtirken, bankaların pratik uygulamaları teoriden çok farklı işledi.
Tavsiye Edilen Haberler
Anlaşmanın imzalanmasından bu yana geçen sürede, en büyük 65 banka yeni madenler açmak, sondaj kuyuları vurmak ve boru hatları inşa etmek için fosil yakıt şirketlerine toplam 8,7 trilyon dolar kaynak aktardı. Yağmur Ormanı Eylem Ağı (Rainforest Action Network) Politika Analisti Caleb Schwartz, durumun vahametini şu sözlerle özetliyor:
“Tarihi rakamlarda sürekli bir düşüş görmeyi umduğumuz bir dönemde, aksine yatırımların tırmanışa geçtiğini görüyoruz. Bu son derece endişe verici bir eğilim.”
Sahaları genişletme yatırımlarında %27’lik rekor artış
Büyük petrol ve doğal gaz şirketlerinin nakit sıkıntısı çekmediğini gösteren raporda, mevcut fosil yakıt sahalarının ve altyapılarının genişletilmesi için bankaların geçen yıl 508 milyar dolar taahhüt ettiği belirtildi. Bu, 2024 yılına göre %27’lik devasa bir artışa işaret ediyor.
Sektörel bazda bakıldığında en keskin sıçramalar şu alanlarda yaşandı:
- Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ve Dağıtım (Midstream): Yatırımlar 139 milyar dolardan 255 milyar dolara fırladı.
- Kömür Madenciliği Genişletme: Yatırımlar %77’lik bir patlamayla 84 milyar dolara ulaştı.
- Gaz ve Petrol Enerji Santralleri: Finansman 154 milyar dolardan 199 milyar dolara yükseldi.
2025 yılında bu fonlardan en büyük payı alan şirketler ise ABD’li enerji devleri Venture Global, Enbridge ve Energy Transfer oldu.
Siyasi rüzgarlar ve gönüllü taahhütlerin çöküşü
Raporu düzenleyen iklim ve enerji uzmanı Niko Lusiani, fosil yakıt devlerinin piyasadan sessizce çekilmeye niyetli olmadığını, aksine riskli ve kırılgan bir enerji sistemini büyütmek için çabalarını ikiye katladıklarını vurguluyor.
Peki, bankalar daha önce verdikleri çevresel taahhütlerden neden geri adım atıyor? Uzmanlar, bu keskin dönüşün arkasında küresel jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği krizleri ve özellikle ABD’deki siyasi iklimin değişmesi olduğunu belirtiyor. İklim krizini önemsizleştiren ve sınırsız fosil yakıt üretimini destekleyen Donald Trump’ın siyasi yükselişi, bankaların üzerindeki çevresel yaptırım baskısını hafifletti. Öyle ki bankaların kredi politikalarını sıfır emisyon senaryolarına uyumlu hale getirmeyi amaçlayan BM destekli Net-Zero Banking Alliance (Net-Zero Bankacılık İttifakı), bir dizi dev üyenin ayrılmasının ardından geçtiğimiz yıl resmen feshedildi.
Avrupa ve diğer bankaların tepkisi
Tüm bu olumsuz gidişata rağmen raporda küçük de olsa bir umut ışığı yer alıyor: 65 büyük bankadan 26’sı geçen yıl fosil yakıt yatırımlarını azaltmayı seçti. Bu kulvarda başı Avrupa merkezli BNP Paribas, UBS ve La Caixa çekti. Uzmanlar, Avrupa’daki bu ilerlemenin AB’nin katı iklim riski düzenlemelerinden kaynaklandığını belirtiyor.
Eleştirilerin odağındaki bankalar ise yaptıkları açıklamalarda kendilerini savunmaya devam ediyor. JPMorgan Chase, dünya genelinde enerji güvenliği ve uygun fiyatlı enerji erişimi için tüm teknoloji yelpazesini desteklediklerini belirtirken; Citi ve Bank of America, küresel enerji dayanıklılığını korurken müşterilerinin düşük karbonlu geçiş süreçlerine de sermaye ve danışmanlık sağladıklarını ifade etti. Ancak iklim uzmanları, gönüllü taahhütler döneminin artık resmen başarısız olduğunu ve finansal düzenleyiciler ile hükümetlerin yasal olarak devreye girmesi gerektiğini savunuyor.









