Perşembe günü yayımlanan bir araştırma, Dünya’daki kara alanlarında depolanan su miktarının çarpıcı biçimde azaldığını ve bu değişimlerin insan ömrü boyunca geri döndürülemez olduğunu ortaya koydu.
Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, toprak nemindeki kayıplar iklim değişikliği ve uzun süreli kuraklıkların bir sonucu olarak küresel ölçekte kritik bir sorun haline geldi. Bu durum yalnızca tarım ve sulama sistemlerini değil, aynı zamanda deniz seviyesinin yükselmesini ve Dünya’nın dönüş hareketini bile etkiliyor.
Toprak nemi kaybı deniz seviyesini artırıyor
Araştırmada, 1979 ile 2016 yılları arasındaki en büyük toprak nemi kayıplarının 2000-2002 yıllarında yaşandığı tespit edildi. Bu dönemde karasal su depolarından yaklaşık 1.614 gigaton su kaybı yaşandı ve bu da küresel deniz seviyesine yılda 1,95 milimetre ekleme yaptı.
Bu kayıp, Grönland’ın buz kaybından bile daha büyük bir etkiye sahipti. Grönland’daki buz kaybı son on yıllarda küresel deniz seviyesinin yılda yaklaşık 0,8 milimetre yükselmesine neden olmuştu. Araştırmanın ortak yazarı, Teksas Üniversitesi Austin Kampüsü’nden jeofizikçi Clark Wilson, bu dönemde okyanuslara dökülen suyun büyük oranda Grönland’ın eriyen buzullarından değil, kara alanlarındaki su kaybından geldiğini belirtti.
En büyük su kaybı Asya, Afrika ve Amerika’da yaşandı
Araştırmacılar, toprak nemindeki en büyük düşüşlerin Doğu ve Orta Asya, Orta Afrika ve Kuzey ile Güney Amerika’da meydana geldiğini ortaya koydu. Bu düşüşlerin temel nedenleri arasında yağış modellerindeki değişiklikler ve artan sıcaklıklarla atmosferin daha fazla su çekmesi gösterildi.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Çalışmanın başyazarı, Seul Ulusal Üniversitesi’nden jeofizikçi Ki-Weon Seo, 2000-2002 yılları arasında yaşanan küresel ölçekli kuraklığın o dönemde büyük ölçüde fark edilmediğini belirterek, bu tür olaylara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Uydu gözlemleri su kayıplarını doğruladı
Araştırma ekibi, 2005-2015 yılları arasında karasal su depolarının 1.287 gigaton daha azaldığını ve bunun küresel deniz seviyesini 3,52 milimetre daha yükselttiğini tespit etti. Arizona Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacı Jay Famiglietti, “Toprak neminin azalması, deniz seviyesinin yükselmesinde daha önce düşündüğümüzden daha büyük bir rol oynuyor.” diyerek bulguların önemini vurguladı.
Dünya’nın küresel su rezervlerini izlemek uzun yıllar boyunca zorlu bir işti. Ancak NASA’nın 2002’de başlattığı Yerçekimi Kurtarma ve İklim Deneyi (GRACE) uyduları, su depolama değişikliklerinin izlenmesine olanak sağladı. Çalışmaya dahil olmayan hidrolog Luis Samaniego, araştırmanın iklim değişikliği nedeniyle Dünya’nın hidrolojik döngüsünde kalıcı bir değişimin olduğuna dair ilk kesin kanıtı sunduğunu belirtti.
Dünya’nın dönüş ekseni de değişiyor
Araştırmacılar, su kaybının yalnızca deniz seviyelerini yükseltmekle kalmayıp, Dünya’nın dönüş ekseninde de kaymalara neden olduğunu ortaya koydu. Dünya’nın dönüş ekseni, kutuplar arasındaki hayali bir çizgi üzerinde döner ancak suyun bir bölgeden diğerine taşınması bu eksende hafif kaymalara yol açabiliyor.
Bu değişimler insanların günlük yaşamında fark edilemese de, GPS sistemleri tarafından algılanabiliyor. Çalışmanın sonuçları, Dünya’nın su döngüsünün uzun vadeli eğilimini doğrulayan en güçlü bilimsel kanıtlardan biri olarak görülüyor.
Toprak nemindeki kaybın geri dönüşü yok
Araştırma ekibi, 2021 itibarıyla toprak nem seviyelerinin hâlâ toparlanmadığını ve mevcut iklim koşullarında bunun artık mümkün görünmediğini belirtiyor. Araştırmacı Samaniego, “Toprak katmanlarını terk eden suyun onlarca yıldır yenilenmediğini ve orijinal seviyelerine geri dönmesinin olası olmadığını” ifade etti.
Uzmanlara göre, toplumların daha akıllı ve sürdürülebilir su yönetimi stratejileri geliştirmesi gerekiyor. İklim değişikliği yalnızca sıcaklıkların artmasıyla ilgili değil, aynı zamanda su kaynaklarının azalmasıyla da küresel ekosistemleri ve tarımı derinden etkiliyor.
Fotoğraf: jcomp

