Avrupa’nın en büyük meteor krateri metan gazı salıyor: Olağandışı olayın kaynağı bilinmiyor

Yayın: 10 Nisan 2025 07:47
Güncelleme: 10 Nisan 2025 07:47

İsveç’te yürütülen yeni bir araştırma, Avrupa’nın en büyük meteor çarpma krateri olan Siljan Halkası’ndan şaşırtıcı derecede yüksek metan gazı emisyonları salındığını ortaya koydu. Uzmanlara göre, bu olağandışı gaz salınımının kaynağı hâlâ bilinmiyor.

Orta İsveç’te yer alan ve yaklaşık 52 kilometre çapında olan Siljan Halkası, tarih öncesi döneme ait bir gök taşı çarpması sonucu oluşmuş büyük bir yapıyı temsil ediyor. Bölge günümüzde birkaç gölü barındırıyor; bunların en büyüğü güneybatıda yer alan Siljan Gölü.

Her kış tekrarlanan gizemli açık noktalar

Siljan Gölü her yıl kış aylarında kalın bir buz tabakasıyla kaplanıyor. Ancak yıllardır göl yüzeyinde düzenli olarak aynı bölgelerde ortaya çıkan açıklıklar, halk arasında “buz izleri” olarak biliniyor. Bu açıklıkların nedeni, kalın buz oluşumuna rağmen bazı bölgelerde buzun hiç tutmamasıydı.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

İsveç’teki Chalmers Teknoloji Üniversitesi’nden bilim insanları, bu sorunun cevabını bulmak amacıyla yürüttükleri çalışmalarda, söz konusu bölgelerden olağanüstü seviyelerde metan gazı salındığını tespit etti.

Üniversitede görevli optik uzaktan algılama profesörü Johan Mellqvist, ❝Siljan göllerinden gelen doğal metan emisyonları, daha önce tahmin edilenden çok daha yaygın ve yoğun❞ ifadelerini kullandı. Mellqvist, bazı bölgelerde göllerde beklenen tipik seviyelere kıyasla 300 kat daha fazla metan salımı gözlemlendiğini belirtti.

Emisyonlar bilim insanlarını şaşırttı

Göllerde metan gazı üretimi, su altındaki organik maddelerin çürümesi sonucu olağan kabul edilir. Ancak Siljan’daki durumu sıra dışı kılan, gaz salımlarının hem şiddetli hem de yerel olarak yoğunlaşmış olması.

Siljan Gölü’nde ölçülen metan sızıntıları, yalnızca dağınık kabarcıklar şeklinde değil, havadan algılanabilen gaz sütunları oluşturan güçlü emisyonlar olarak kaydedildi.
❝Bu kadar lokalize ve yoğun metan emisyonları daha önce bir gölde hiç gözlemlenmedi. Üstelik şu ana kadar göl sisteminin yalnızca küçük bir kısmını inceledik❞ diyen Mellqvist, araştırmanın yalnızca “buzdağının görünen kısmı” olduğunu vurguladı.

Yeni bir izleme yöntemiyle belirlendi

Araştırmacılar, metan salımını gözlemlemek için yeni bir izleyici gaz yöntemi geliştirdi. Bu yöntemle göl üzerinde ‘sıcak noktalar’ olarak tanımlanan iki adet 10 metrekarelik yoğun metan kaynağı tespit edildi. Ayrıca daha küçük emisyon alanları da belirlendi.

2023 ve 2024 yıllarında aynı bölgeler tekrar incelendiğinde benzer seviyelerde metan salımı kaydedildi. Bu, durumun geçici değil, süregelen bir süreç olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, yalnızca tek bir sıcak noktanın yılda 3,5 ton metan gazı ürettiğini belirledi. Bu miktar, yaklaşık 85 ton karbondioksite eşdeğer.

Bu da bir benzinli aracın yaklaşık 300.000 kilometre yol kat etmesine eşdeğer bir karbon ayak izi oluşturuyor. Karşılaştırma açısından bu mesafe, Stockholm ile Sidney arasını beş kez gidip gelmeye denk geliyor.

Metan nereden geliyor?

Araştırmacılar, yüksek metan salımının tam kaynağını henüz belirleyebilmiş değil. Ancak çeşitli teoriler üzerinde çalışılıyor.

Bir görüşe göre, metan yer altından gelen derin gazlardan kaynaklanıyor olabilir. Bu teoriye göre, meteor çarpması sırasında yer altına taşınan organik maddeler, milyonlarca yıl sonra bile gaz üretimini sürdürüyor olabilir.

Eğer bu doğruysa, bu durum Siljan Halkası’na özgü bir jeolojik fenomen olarak değerlendirilebilir. Ancak emisyonların yüzeye daha yakın sığ tortu tabakalarından geldiği ortaya çıkarsa, benzer gaz salımları dünyanın başka yerlerinde de yaşanıyor olabilir.

İklim açısından önemi büyük

Bilim insanları, bu tür doğal metan kaynaklarının kapsamını anlamanın, iklim kriziyle mücadelede kritik önemde olduğunu vurguluyor. Mellqvist, ❝Eğer daha büyük ölçekli emisyonlar ortaya çıkarsa, bunların azaltılmasına yönelik çabalar da gerekçelendirilebilir❞ dedi.

Siljan gibi bölgelerdeki bu tür doğal sızıntılar, iklim modellerinde şu ana kadar yeterince dikkate alınmamış olabilir. Araştırmacılar, gölde daha geniş çaplı haritalama çalışmaları yürütmeyi ve yakın çevredeki diğer gölleri de incelemeyi planlıyor.

Bu çalışmalar, yalnızca Siljan için değil, dünyanın diğer bölgelerindeki doğal gaz salımı süreçlerini anlamak açısından da kritik sonuçlar doğurabilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top