Dünya atmosferindeki karbondioksit (CO₂) miktarı, geçtiğimiz yıl kayıtlardaki en hızlı artışı gösterdi. Bilim insanları, bu dramatik artışın ekosistemlerin iklim değişikliği karşısında dayanma sınırına geldiğini ve artık insan kaynaklı kirliliğin büyük kısmını ememediğini gösteriyor olabileceği konusunda uyarıyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) Küresel İzleme Laboratuvarı tarafından açıklanan verilere göre, 2024’te atmosferdeki CO₂ miktarı milyonda 3,75 parçacık (ppm) arttı. Bu artış, 2015’teki önceki rekorun yüzde 27 üzerinde gerçekleşti ve atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarını en az 3 milyon yıldır görülmemiş bir seviyeye getirdi.
Ekosistemler alarm veriyor: “İnsanlığın müttefiki kaybediliyor olabilir”

Karbondioksitin büyük bir kısmı fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanıyor. Ancak Salı günü yayımlanan ayrı bir analiz, bu artışın temel nedeninin bozulan kara ekosistemleri olabileceğini öne sürüyor.
Uzmanlar, kara ve okyanusların tarihsel olarak insan faaliyetleri sonucu salınan karbonun yaklaşık yarısını emdiğini, bu sayede küresel ısınmanın bugünkü seviyelerinin yarı yarıya altında tutulabildiğini vurguluyor. Fakat 2023’ün rekor sıcaklıklarıyla gelen CO₂ artışı, bu doğal yutakların işlevini yitirmeye başladığını işaret ediyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
NOAA’dan karbon döngüsü bilimcisi John Miller, ❝Bu, iklim değişikliğinin karasal karbon emiciler üzerinde ciddi etkisi olduğunu gösteriyor❞ ifadesini kullandı.
Aşırı kuraklık ve yangınlar kara yutaklarını etkisiz bıraktı
Bilim insanları, geçtiğimiz yılki orman yangınlarının ve kuraklıkların büyük miktarda karbonu doğaya saldığını ve bunun karasal yutakların CO₂ absorbe etme kapasitesini ciddi şekilde zayıflattığını belirtiyor.
Norveçli iklim bilimci Glen Peters, artışı ❝bir sonraki seviye yüksek❞ olarak tanımlarken, fosil yakıt emisyonlarındaki artışın tek başına bu seviyeyi açıklamakta yetersiz kaldığını söylüyor.
Uydu verileri ve bitki örtüsü modelleri, 2023-2024 El Niño dönemi boyunca Amazon’un üçte birinin aşırı kuraklıktan etkilendiğini gösterdi. Aynı dönemde kara yutaklarının yaklaşık 2,24 gigaton daha az karbon emdiği tespit edildi. Bu miktar, yaklaşık 9 milyar pound kömürün yakılmasıyla eşdeğer.

“Fotosentez durdu, toprak ayrıştı, karbon geri döndü”
Kuraklık koşulları, ağaçların fotosentez yapmasını engelledi, toprak ayrışmasını hızlandırdı ve bu da büyük miktarda CO₂ salınımına neden oldu. Dünya Kaynakları Enstitüsü’nden Nancy Harris, ❝Tek bir gün içinde bir yangın, yüzlerce yıllık karbonu atmosfere salabilir❞ dedi.
Harris, ❝Bencilce bir bakış açısıyla, karbon emisyonlarımızı tamponlamak için ormanlara güvendik. Eğer bu yutaklar işlevsiz hale gelirse, iklim değişikliği mevcut durumdan daha da kötü hale gelecek❞ diye uyardı.
Tropiklerde “kötü bir kokteyl” oluştu
El Niño dönemlerinin tropik bölgelerdeki kuraklıkları ve yangınları artırdığı bilinirken, bu yıl yaşanan kuraklık geçmiş El Niño dönemlerinden çok daha şiddetli oldu.
İklim bilimci Philippe Ciais, Amazon’un ardından Orta Afrika’nın da benzer şekilde aşırı kuraklıktan etkilendiğini ve ormanların güneş radyasyonunu emme kapasitesinin azaldığını belirtti. Bu durum, ağaçların ölmesi ya da fotosentez yapamayacak kadar stres altında olmasıyla açıklanıyor.
Ciais, ❝Bitkiler mola alamıyor. Bu, El Niño’dan sonra gelen çok güçlü bir kuraklıkla birleşti ve benzeri görülmemiş bir etkiler zinciri oluşturdu❞ dedi.
Geriye kalan soru: Dönüm noktasına mı ulaştık?
Stanford Üniversitesi’nden Prof. Rob Jackson, yaşananların basit bir tesadüf mü, yoksa iklim geri bildirim döngüsünün bir işareti mi olduğunun henüz net olmadığını belirterek, ❝Doğal ekosistemlerde bir eşik noktasının eşiğinde miyiz?❞ sorusunu gündeme taşıdı.
Miller ise ❝Yaydığımız gazların çoğunu absorbe eden kimyasal ve biyolojik sistemlere sahip olduğumuz için çok şanslıydık. Ama bu sonsuza dek sürecek diye bir garanti yok. 2024 bu kırılganlığın örneklerinden biri olabilir❞ dedi.
2025’e dikkat
Bilim insanları, atmosferdeki emisyon artışının ve doğa kaynaklı karbon geri salınımlarının gelecek yıl nasıl bir seyir izleyeceğini yakından takip edeceklerini belirtiyor. Mevcut bulgular, iklim eylemlerinin daha da hızlandırılması gerektiğine dair güçlü bir uyarı niteliğinde.
Fotoğraf: wirestock

