Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen COP31 odaklı yuvarlak masa toplantısında, iklim kriziyle mücadelede özel sektörün rolü ve sürdürülebilir dönüşümün finansmanı masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, COP31 kapsamında 100’den fazla ülkenin desteğiyle 10 yıl sürecek yeni bir küresel kampanya başlatacaklarını açıkladı. Ağırbaş, “Mevcut gıda israfını yüzde 20 azaltabilirsek dünyada açlığı bitirebiliriz” dedi.
COP31 süreci için özel sektörle ilk istişare toplantısı yapıldı
Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Eylemi Ajandası’nda Özel Sektörün Rolü” başlıklı toplantı İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirildi.
Toplantıya kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin yanı sıra BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde A. Ahonsi ile UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk katıldı.
Toplantıda iklim değişikliğiyle mücadelede özel sektörün sorumlulukları, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda geliştirilebilecek iş birlikleri ve COP31 hazırlıkları kapsamında atılabilecek ortak adımlar ele alındı.
“COP31 Türkiye için tarihi bir dönüşüm fırsatı olabilir”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Ağırbaş, COP31 sürecinin yalnızca diplomatik bir zirve değil, aynı zamanda Türkiye için çevre ve iklim politikalarında yeni bir başlangıç fırsatı olduğunu söyledi.
Tavsiye Edilen Haberler
Ağırbaş, 2017’de Türkiye’de başlatılan sıfır atık hareketinin bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir yapıya dönüştüğünü belirterek, Sıfır Atık Vakfı’nın dünyanın farklı bölgelerinde çevre ve sürdürülebilirlik projeleri yürüttüğünü ifade etti.
İklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir sorun haline geldiğini vurgulayan Ağırbaş, şehirlerin yeşil alanlarının, su kaynaklarının ve hava kalitesinin korunmaması durumunda ağır sonuçlarla karşılaşılacağını söyledi.
Gıda israfı, enerji ve su verimliliği öncelikler arasında
Ağırbaş, COP31 sürecinde dört temel öncelik belirlediklerini açıkladı. Bunların ilk sırasında gıda israfının azaltılması yer aldı.
Yeni kampanyanın 10 yıl süreceğini belirten Ağırbaş, ülkelerden, şirketlerden ve uluslararası kuruluşlardan somut taahhütler beklediklerini söyledi. Gıda israfının küresel açlık sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Ağırbaş, mevcut israfın yüzde 20 azaltılması halinde dünyada açlığın sona erdirilebileceğini ifade etti.
İkinci önceliğin enerji verimliliği olduğunu belirten Ağırbaş, Türkiye’nin yıllık enerji ithalatı maliyetinin 100 milyar doların üzerine çıktığını söyledi. Yenilenebilir enerji yatırımlarının özellikle güneş enerjisinde önemli bir seviyeye ulaştığını kaydeden Ağırbaş, bu dönüşümün özel sektör ve sivil toplum desteğiyle hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Üçüncü başlık ise su verimliliği oldu. Türkiye’nin sınırlı su kaynakları nedeniyle ciddi risk altında olduğunu ifade eden Ağırbaş, su yönetimi konusunda hem farkındalık hem de koruma politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kadınlar ve gençler iklim krizinden en fazla etkilenen gruplar arasında
Toplantıda öne çıkan dördüncü başlık ise kadınlar, çocuklar ve gençler oldu. Ağırbaş, iklim değişikliğinin etkilerinden en fazla bu grupların zarar gördüğünü belirterek, özellikle kadın odaklı çevre girişimlerinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda COP31 süreci için yeni bir fon mekanizması oluşturduklarını açıklayan Ağırbaş, dünyanın farklı bölgelerinde iklim ve sıfır atık projeleri geliştiren ancak finansmana erişemeyen kişi ve kuruluşlara destek vereceklerini söyledi.
Ağırbaş ayrıca düzenlenecek Sıfır Atık Forumu kapsamında dünyanın 183 ülkesinden 5 binden fazla katılımcının Türkiye’de ağırlanacağını açıkladı. Forumda eski devlet başkanları, bakanlar ve büyükşehir belediye başkanlarının da yer alacağı belirtildi.
İş dünyasına “iklim dönüşümü” çağrısı
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi Melih Ecertaş ise iklim değişikliğinin artık geleceğe dair bir risk değil, bugünün ekonomik sistemlerini etkileyen yapısal bir gerçeklik olduğunu söyledi.
Havacılık sektörünün sürdürülebilirlik odaklı köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Ecertaş, düşük karbonlu teknolojilerin ve temiz enerji yatırımlarının sektör açısından kritik hale geldiğini ifade etti.
UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk de sıfır atık, temiz enerji geçişi, yeşil sanayileşme ve iklim uyumu başlıklarının önümüzdeki dönemin temel gündem maddeleri olacağını belirtti.
Öztürk, şirketlerin şeffaf raporlama, inovasyon ve sürdürülebilir değer zinciri oluşturma konusunda daha güçlü adımlar atması gerektiğini vurgulayarak, COP31 sürecinde özel sektörün daha aktif rol üstlenmesini hedeflediklerini söyledi.
COP31 hazırlıkları Türkiye’nin iklim gündemini hızlandırabilir
Uzmanlara göre COP31 hazırlıkları, Türkiye’de özel sektör, kamu kurumları ve sivil toplum arasında daha güçlü iklim iş birliklerinin oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Özellikle enerji dönüşümü, atık yönetimi, su verimliliği ve gıda güvenliği gibi başlıkların önümüzdeki yıllarda hem ekonomik hem de çevresel politikaların merkezinde yer alması bekleniyor.
İklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde düzenlenen toplantı, Türkiye’nin COP31 sürecinde nasıl bir yol haritası izleyeceğine ilişkin önemli mesajlar verdi.









