İngiltere’de net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda büyüyen yeşil ekonomi, milyarlarca sterlinlik hacmi, yüksek istihdam kapasitesi ve sunduğu cazip maaş avantajlarıyla ülke genelinde büyük bir ekonomik sıçrama yaratıyor.
Ülkenin önde gelen iş örgütlerinden CBI Economics tarafından Enerji ve İklim İstihbarat Birimi (ECIU) düşünce kuruluşu için hazırlanan kapsamlı analize göre, Birleşik Krallık’ın net sıfır ekonomisi yıllık 105 milyar sterlinlik devasa bir büyüklüğe ulaştı.
Siyasi arenadaki bazı sağ kanat eleştirilere ve fosil yakıt lobilerinin baskılarına rağmen yeşil sektörler, Britanya ekonomisinin toplam çıktısının yaklaşık yüzde 4’ünü tek başına sırtlamayı başardı.
Net sıfır sektöründe yüksek maaş ve rekor üretkenlik avantajı

Yayınlanan araştırma raporu, yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda çalışanlar için de ciddi bir refah kaynağı olduğunu verilerle ortaya koyuyor. Net sıfır emisyon kulvarında istihdam edilen personelin yıllık ortalama kazancı 43.000 sterlin seviyesine ulaşmış durumda. Bu rakam, Birleşik Krallık genelindeki ulusal maaş ortalaması olan 39.000 sterlinin yaklaşık yüzde 11 üzerinde bir gelir anlamına geliyor.
Maaş avantajının arkasındaki en temel dinamik ise yeşil ekonominin sunduğu yüksek verimlilik oranı. İngiltere genel ekonomisinde uzun süredir devam eden düşük üretkenlik kriziyle mücadele ederken, net sıfır odaklı şirketlerde çalışan her bir birey, daha geniş ekonomi için yılda ortalama 120.000 sterlinlik net katma değer üretiyor. Bu veri, yeşil sektörlerdeki iş gücü verimliliğinin ulusal ortalamanın tam bir buçuk katına tekabül ettiğini gösteriyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-

-

-
Yeşil Yönetimİstanbul Sıfır Atık Haftası başladı -

Milyonları aşan istihdam ağı ve kapıdaki yarım trilyonluk yatırım

CBI Economics raporu, temiz enerji dönüşümünün kılcal damarlarına inerek istihdamın yapısını da gözler önüne seriyor. Rüzgar türbini imalatı, güneş paneli montajı, elektrikli araç üretimi ve ev yalıtımı gibi doğrudan yeşil iş kollarında şu an 308.000 nitelikli uzman çalışıyor. Ancak süreç bununla sınırlı değil; tedarik zincirleri, lojistik ortaklar ve ilişkili alt sektörler de denkleme dahil edildiğinde, Birleşik Krallık genelinde 1.1 milyon kişi geçimini bu yeni nesil ekonomiden sağlıyor. Ülke genelinde yaklaşık 22.000 küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) tamamen yenilenebilir enerji ve emisyon azaltım çabalarına dayalı ticari faaliyetler yürütüyor.
Hükümetin 2030 yılına kadar elektrik üretimini tamamen karbondan arındırma stratejisi ve 2050 yılındaki nihai net sıfır taahhüdü, küresel sermayenin de rotasını Londra’ya çevirmesini sağladı. Rapora göre, İngiltere’nin enerji altyapısını modernize etmek ve temiz enerji arzını güvenceye almak adına planlama aşamasında bekleyen tam 455 milyar sterlinlik devasa bir potansiyel yatırım stoku bulunuyor. CBI Baş Ekonomisti Louise Hellem, temiz enerjinin Birleşik Krallık sanayisinin ana omurgası haline geldiğini belirterek, bu stratejik mevzilerden geri adım atmanın ülkenin küresel rekabet gücüne indirilecek en büyük darbe olacağını vurguladı.
Kuzey Denizi’nde fosil yakıt istihdamı çökerken siyasi tartışmalar alevleniyor
Yeşil ekonominin kaydettiği bu tarihi başarıya rağmen, İngiliz siyasetinde net sıfır hedeflerini baltalamak isteyen muhalif sesler yükselmeye devam ediyor. Sağ kanatta konumlanan Muhafazakarlar ile Reform UK partileri, net sıfır taahhütlerinin tamamen askıya alınmasını ve yenilenebilir enerjiye sağlanan devlet desteklerinin kesilmesini savunuyor. Hatta eski İşçi Partisi Başbakanı Tony Blair de benzer bir aksiyonla rotanın yeniden fosil yakıtlara çevrilmesi gerektiğini ileri sürüyor.
Ancak resmi istatistikler, sağ siyasetin iddialarının aksine fosil yakıt sektörünün artık İngiltere için verimsiz bir liman olduğunu kanıtlıyor. İngiltere’nin uzun yıllar enerji ihtiyacını karşılayan Kuzey Denizi petrol ve doğalgaz havzasındaki rezervler hızla tükeniyor. Sektöre verilen yoğun devlet teşviklerine ve ayrıcalıklı vergi rejimlerine rağmen, üretimdeki doğal düşüş engellenemedi ve 2013 yılından bu yana Kuzey Denizi’ndeki fosil yakıt işletmelerinde tam 200.000 iş gücü kaybı yaşandı.
“Gelecek nesillerin hakkını koruyan bir britanya başarı öyküsü”
Siyasi tartışmalara ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı net sıfır vizyonunun arkasında duran İklim Bakanı Katie White, hanehalklarını ve iş dünyasını yeni fosil yakıt krizlerinden korumanın tek yolunun temiz yerli enerjiyi hızlandırmak olduğunu söyledi. Bakan White, “Bazıları iklim krizini görmezden gelmeyi ve bu faturayı çocuklarımızın ödemesini tercih edebilir. Ancak bu hükümet, ülkemizi gelecek nesiller için korumak gibi basit bir İngiliz ilkesine inanıyor. Bu hamle maliyetleri düşüren, evleri iyileştiren ve sanayiyi iyi işlerle destekleyen harika bir Britanya başarı öyküsüdür” açıklamasında bulundu.
Çevre örgütlerinden Friends of the Earth’ün iklim kampanyacısı Sandra Bell ise iklim eylemlerini baltalamaya çalışanların Britanya halkını ölmekte olan sanayilere hapsetmek istediğini vurguladı. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verileri de araştırmanın haklılığını tescilliyor; zira atık yönetimi, su kalitesi, doğa koruma ve kirlilik giderme gibi diğer çevresel sektörler de hesaba katıldığında, Birleşik Krallık’ın genişletilmiş yeşil ekonomisi 600.000’den fazla doğrudan istihdamla ülke ekonomisinin geri kalanından üç kat daha hızlı büyümeye devam ediyor.









