Analistlere göre Ortadoğu’daki savaşın ardından da sürecek yapısal bir değişime işaret eden yeni veriler, küresel temiz enerji üretiminin geçen yıl elektrik talebinden daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Ember’in raporu, güneş ve rüzgar enerjisinin etkisiyle fosil yakıtlardan elektrik üretiminin pandemi yılından bu yana ilk kez gerilediğini ortaya koyuyor.
Temiz enerji üretimi talebi aştı: Güneş ve rüzgar etkisi


Bağımsız düşünce kuruluşu Ember’in analizine göre küresel temiz enerji üretimi, geçen yıl elektrik talebindeki artışı geride bıraktı. Özellikle güneş enerjisindeki hızlı büyüme, fosil yakıtlı enerji santrallerinin yıllık üretiminde küçük de olsa bir düşüşe yol açtı. Rapor, nükleer, jeotermal ve biyoyakıtlar dahil tüm düşük karbonlu kaynakları kapsayarak, güneş ve rüzgarın elektrik sistemleri üzerindeki muazzam etkisini vurguluyor.
Fosil yakıtlarda pandemi sonrasının ilk düşüşü
Ember, bunun 2020’deki pandemi yılından bu yana fosil yakıtlardan elektrik üretiminde görülen ilk düşüş olduğunun altını çiziyor. Verilere göre temiz enerji üretimindeki artış, yalnızca talep büyümesini karşılamakla kalmadı; aynı zamanda kömür ve gaz gibi fosil yakıtların toplam elektrik üretimindeki payını da sınırladı.
Yenilenebilir enerji 2025’te kömürü geçti: Modern enerji sisteminde bir ilk


Ember, yenilenebilir enerji kaynaklarının 2025 yılında kömürle çalışan santrallerden daha fazla elektrik ürettiğini belirtiyor. Kuruluş, bunun modern enerji sisteminde bir ilk olduğunu ve geçen yılın ilk yarısında gözlenen trendin yıl geneline yayıldığını ifade ediyor. Yenilenebilirlerin elektrik talebindeki artışı karşılayabilme yeteneği sürdürülebilir olduğu ölçüde, fosil yakıt arzının yalnızca artış hızını yavaşlatmakla kalmayıp mutlak düzeyde de gerilemesine zemin hazırlıyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-

Yenilenebilir EnerjiIEA Başkanı Birol: “İran Savaşı, tarihin en kötü enerji krizine neden oluyor” -


-


“Yapısal bir gerçeklik”: Düşük karbonlu elektrikte kalıcı ivme
Ember’ın geçici genel müdürü Aditya Lolla, düşük karbonlu elektriğin “küresel elektrik talebindeki artışı karşılayacak kadar hızlı bir şekilde ölçeklendiğini” ve bu ivmenin artık “yapısal bir gerçeklik” halini aldığını söylüyor. Analistlere göre bu kalıcı dönüşüm, jeopolitik dalgalanmalara rağmen temiz enerji yatırımlarının hız kesmeden devam edeceğine işaret ediyor.
Jeopolitik sarsıntılar, enerji dönüşümünü hızlandırıyor
Avrupa İklim Vakfı ve Sequoia İklim Vakfı gibi gruplardan fon alan Ember’in raporu, İran savaşının yüksek doğalgaz fiyatları nedeniyle birçok büyük ekonomiyi kömürle çalışan santrallere yönelttiği bir dönemde yayımlandı. Ancak sektör kaynakları ve analistler, ülkelerin fosil yakıt şoklarından korunma arayışı içinde olduğu bu dönemin aynı zamanda rüzgar ve güneş enerjisinin yaygınlaşmasını hızlandıracağını öngörüyor. Böylece, kısa vadeli yakıt ikameleri uzun vadeli yenilenebilir enerji yatırımlarını baltalamak yerine güçlendirebilir.
Çin’in yeşil teknoloji ihracatı rekor kırdı: Güneş paneli, batarya, elektrikli araç
Ember tarafından analiz edilen ayrı veriler, Çin’in güneş panelleri, bataryalar ve elektrikli otomobil ihracatının Mart 2026’da 21,9 milyar dolarla rekor kırdığını ve bir önceki yılın Mart ayına göre yüzde 70 arttığını gösteriyor. Nisan ayında yürürlüğe girecek vergi değişikliklerinin ihracat üzerinde etkisi olsa da, bu eğilim küresel ölçekte yeşil teknolojiye yönelik güçlü talebi ve ABD’nin İran’a karşı savaşı fosil yakıt arzını aksatırken Çin’in yeşil enerji ekipmanı tedarikindeki belirgin rolünü öne çıkarıyor. Ember’in verilerine göre Çin’in güneş enerjisi, lityum iyon piller ve elektrikli araç ihracatı son 12 ayda 200 milyar dolara ulaştı ve toplam ihracatının yaklaşık yüzde 6’sını oluşturdu.
Rekor kurulumlar: 647 GW güneş, 165 GW rüzgar


Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi’nin bu hafta açıkladığı rakamlar, geçen yıl dünyada rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin hızla devreye alındığını ortaya koyuyor. Yaklaşık 647 gigawatt güneş enerjisi ve rekor seviyede 165 gigawatt rüzgar enerjisi kapasitesi eklendi. Bu kurulumlar, kabaca 200 milyon Batı evinin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte.
Üretimde net tablo: Temiz enerji artışı talep büyümesini aştı
Ember’ın verilerine göre üretim cephesinde küresel güneş enerjisi 636 TWh artarken (Birleşik Krallık’ın yıllık tüketiminin iki katından fazla), rüzgar 205 TWh, nükleer 35 TWh, diğer düşük karbonlu kaynaklar ise 11 TWh yükseldi. Toplamda 887 TWh’lik bu artış, küresel elektrik talebindeki 849 TWh’lik yükselişi aşarak fosil yakıtlara ihtiyaç duyulan alanı daralttı. Sonuç olarak fosil yakıtlı santrallerden elektrik üretimi 38 TWh azaldı.
Enerji depolama kritik rol üstleniyor, gece yükleri fosilleri ayakta tutuyor
Rapor, düşen maliyetlerle birlikte pillerin şebekede “temel altyapı” haline gelişini vurguluyor. Güneş ve rüzgar üretiminin depolanıp gerektiğinde boşaltılabilmesi, arz güvenliğini artırırken, sistem esnekliğini de güçlendiriyor. Bununla birlikte, şu an için gece saatlerindeki yoğun talebi karşılamak üzere fosil yakıtlı jeneratörlere ihtiyaç sürüyor ve gece üretimlerinin arttığı görülüyor. Ember, “Güneş enerjisi gündüz talebini karşılarken, fosil yakıtlı enerji üretimi gece saatlerinde artmaya devam ediyor” değerlendirmesini yapıyor. Çoğu ülkede talebin tüm saatlerde yükselmesi nedeniyle, Hindistan ve ABD gibi örneklerde yıllık bazda talep artışının önemli bir kısmını güneş karşılamış olsa bile, günışığı dışındaki saatlerde fosil üretiminde artış eğilimi devam etti.





