Yeni bir araştırma, dünya çapında kamuoyunun doğa koruma çabalarına büyük destek verdiğini gösteriyor. Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri’nde yayımlanan bir ankete göre, beş kıtadan sekiz ülkede halkın ortalama yüzde 82,4’ü, dünya kara ve su kaynaklarının yüzde 30’unun doğa için ayrılmasını öngören “30×30” hedefini destekliyor. Bu bulgu, hükümetlerin bu iddialı hedefi gerçekleştirmesinin önündeki siyasi engellerin beklenenden daha az olabileceğine işaret ediyor.
Bu gelişme, 2022 Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında 200’e yakın ülkenin ortak taahhüdüne rağmen, koruma alanlarının genişletilmesindeki yavaş ilerlemeyi telafi etme potansiyeli taşıyor.

Şu anda dünya kara alanlarının sadece %17,6’sı ve deniz alanlarının %8,6’sı koruma altındayken, bu anketin sonuçları politika yapıcılar için cesaret verici bir sinyal niteliği taşıyor.
Kamuoyu desteği istatistikleri ve beklenmedik sonuçlar
İsveç’teki Göteborg Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Aksel Sundström ve ekibinin Arjantin, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika, İspanya, İsveç ve ABD’den 12.000 kişiyle yaptığı anket, yerel düzeyde bile yüksek bir destek olduğunu ortaya koydu.
- En Yüksek Destek: Arjantin ve Brezilya’dan katılanlar, sırasıyla %87,9 ve %90 gibi rekor seviyelerde destek verdi.
- En Düşük Destek: İsveç (%66,3) ve ABD’deki (%71,2) katılımcılar ise daha ılımlı bir destek gösterdi.
Araştırmacılar, bu sonuçların, doğa koruma hedeflerinin uygulanmasının önünde duran ekonomik ve sosyal endişelerin, halkın genel desteğiyle aşılabileceğini gösterdiğini belirtiyor.
Tavsiye Edilen Haberler

Anketin bir diğer önemli bulgusu ise, insanlar doğayı koruma sorumluluğunun tüm ülkeler arasında adil bir şekilde paylaşıldığına inandığında, bu hedefe verilen desteğin arttığı. Ayrıca, maliyetin büyük bir kısmının zengin ülkeler tarafından karşılanması gerektiği yönünde de güçlü bir fikir birliği bulunuyor.
Türkiye’deki durum ve bölgesel bağlantı
Türkiye, biyoçeşitlilik açısından zengin bir coğrafyaya sahip ve 30×30 hedefi, Türkiye’nin de gündeminde yer alıyor. Avrupa’nın güneydoğusu ve Asya’nın batısı arasında bir köprü olan Türkiye, farklı ekosistemlere ev sahipliği yapıyor. Bu hedefin uygulanması, sulak alanların, ormanların ve denizel biyoçeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye’nin de bu küresel hedefe ulaşma çabalarına paralel olarak, korunan alanlarını genişletmesi ve sürdürülebilir yönetim modellerini benimsemesi gerekiyor. Uzmanlar, Türkiye’de de benzer bir kamuoyu araştırması yapılsa, sonuçların uluslararası trendlerle uyumlu olacağını ve halkın doğa korumaya sıcak bakacağını öngörüyor.
Yorum
Bu araştırma, doğa koruma politikalarının siyasi bir yük değil, aksine halkın büyük çoğunluğunun desteklediği bir hedef olduğunu kanıtlıyor. Politika yapıcıların, ekonomik kaygılarla bu tür kararlardan çekinmek yerine, kamuoyunun bu güçlü desteğini arkalarına alarak cesur adımlar atmaları gerekiyor. Gezegenimizin geleceği için hayati önem taşıyan 30×30 hedefi, doğru politikalar ve toplumsal destekle ulaşılabilecek bir ideal olmaktan çıkıp, somut bir gerçekliğe dönüşebilir.
Kaynak: PNAS (Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri), Wildlife Conservation Society (Yaban Hayatı Koruma Derneği)
Fotoğraf: Edgardo Ibarra









