Küresel çikolata endüstrisinin ana hammaddesi olan kakao üretimi, Batı Afrika’daki tropikal ormanları rekor hızda yok etmeye devam ediyor. Fildişi Sahili’nde kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Toplumsal Kalkınma ve Orman Koruma Girişimleri Derneği’nin (IDEF) yeni bir araştırması, bu çevresel yıkımın, komşu Liberya’da kitlesel ormansızlaşmayı nasıl teşvik ettiğini ve trajik sosyal sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. Ülkedeki kakao üretimine bağlı orman kaybı “devasa” boyutlara ulaşırken, dünyanın en büyük kakao ithalatçısı ve nihai çikolata üreticisi olan Avrupa Birliği (AB), atması gereken adımları sürekli ertelediği için aktivistler tarafından sert bir dille eleştiriliyor.
Fildişi Sahili’nde toprağın tükenmesiyle üreticiler, yasadışı olmasına rağmen neden Liberya’nın el değmemiş ormanlarına yöneliyor? Sadece Grand Gedeh bölgesinde 2020’den bu yana yarım milyon hektara yakın birincil ormanlık alanın temizlenmesi, bu ticaretin boyutunu nasıl açıklıyor? AB’nin ormansızlaşmayı engelleme amaçlı kritik düzenlemesi (EUDR) sürekli ertelenirken, bu erteleme Liberya ormanlarının geleceği için ne anlama geliyor?

Fildişi Sahili’nden Liberya’ya yayılan yıkım
Dünyanın en büyük kakao ihracatçısı olan Fildişi Sahili’nde onlarca yıl süren yoğun tarım ve kimyasal gübre kullanımı toprağı zayıflattı ve ülkenin ormanlarını büyük ölçüde yok etti. Bu çevresel bozulma, üreticileri yeni ve verimli toprak arayışıyla komşu Liberya’ya yönlendirdi. Liberya yasalarına göre ormansızlaşma yasadışı olmasına rağmen, üreticiler yasa dışı yollarla yeni kakao plantasyonları kuruyor. IDEF raporu, 2020’den bu yana Fildişi Sahili sınırındaki Grand Gedeh bölgesinde 38.000’den fazla kişinin kayıt altına alındığını gösteriyor.
IDEF İcra Direktörü Bakary Traoré, Liberya’daki ormanların yok edilmesinin boyutunun geçen yıllara göre şok edici bir şekilde arttığını belirtiyor. Traoré, bir önceki raporda 8 ila 10 hektarlık arazilerin temizlendiğini gözlemlediklerini, ancak bu yeni raporda ziyaret edilen yerlerde tüm ailelerin 50 ila 300 hektar arasında değişen ormanlık arazileri kakao plantasyonlarına dönüştürdüğünü gözlemlediklerini açıkladı. Bu kitlesel orman temizliği sonucunda Global Forest Watch’a göre Liberya, 2024 yılında 162 bin hektar doğal ormanını kaybetti.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Çevresel yıkımla gelen sosyal trajedi
IDEF raporu sadece çevresel felaketi değil, aynı zamanda kakao üretiminin karanlık sosyal yüzünü de ortaya çıkardı. Liberya’daki yeni plantasyonlar, bölgede artarak devam eden insan ticareti, sömürü ve çocuk işçiliği eğilimine neden oluyor. Kakao üretimi ve arazi temizliğinde çok sayıda genç, düşük ücretlerle veya zorla çalıştırılıyor.
Uzmanlar, yasadışı ve denetimsiz kakao üretiminin, yoksulluk ve çaresizlik içindeki toplulukları sömürünün kolay hedefleri haline getirdiği, böylece çevresel yıkımın insan hakları ihlalleriyle el ele yürüdüğü noktasına dikkat çekiyor. Bu durum, Batı Afrika’dan gelen çikolatanın etik maliyetinin sadece ormanların yok olmasıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda modern köleliği beslediğini de gösteriyor.

Avrupa’nın kararsızlığı: “Çok geç olacak” uyarısı
Avrupa Birliği, dünyanın en büyük kakao ithalatçısı ve çikolata üreticisi olarak bu sektördeki etik dışı uygulamaların ve ormansızlaşmanın baş sorumlularından biri olarak görülüyor. AB, ormansızlaşmayı azaltmak amacıyla 2023 yılında yeni Ormansızlaşma Yönetmeliği’ni (EUDR) kabul etti. Bu yönetmelik, kahve, kakao, kauçuk, palmiye yağı gibi ürünlerin ormansızlaşma yoluyla üretilmesi halinde Avrupa’da pazarlanmasını yasaklamayı hedefliyor.
Ancak raporun yazarları, yönetmeliğin etkili bir şekilde yürürlüğe giriş sürecinin Aralık 2026’ya kadar sürekli ertelenmesini “son derece endişe verici” olarak nitelendiriyor. IDEF İcra Direktörü Bakary Traoré, AB’ye seslenerek, “Avrupa tereddüt edip yasanın uygulanmasını ertelediği sürece Liberya’da orman kalmayacak ve çok geç olacak,” uyarısında bulunuyor. AB’nin bu kararsızlığı, yasağın uygulanmasının maliyetleri veya ticari kaygıları nedeniyle ertelendiği şüphesini uyandırarak, yasadışı kakao üreticilerine ormanları temizlemek için kritik bir zaman penceresi sunuyor.
Türkiye ve küresel etik tüketim sorumluluğu
Türkiye, her ne kadar AB kadar büyük bir kakao ithalatçısı olmasa da, küresel tedarik zincirinin bir parçası olarak çikolata ve kakao bazlı ürünler tüketmektedir. Liberya’daki bu etik dışı ormansızlaşma zinciri, Türkiye’deki tüketicilere ve şirketlere de ürünlerinin kaynağını sorgulama sorumluluğunu yüklemektedir. Bu rapor, Türkiye’deki gıda sektörünün, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik ilkelerine uygun kakao tedarik zincirlerini tercih etmesi ve bu zincirlerdeki şeffaflığı artırması gerektiğini göstermektedir.
Yorum
Liberya’daki kakao kaynaklı ormansızlaşmanın boyutları, çikolata endüstrisinin küresel etik krizini gözler önüne sermektedir. Rakamlar, ormanların yok edilme hızının, AB’nin düzenleyici eylemlerinin hızını fersah fersah geçtiğini gösteriyor. IDEF raporu, orman kaybının sadece ağaçları değil, aynı zamanda insan onurunu da yok ettiğini—insan ticareti ve çocuk işçiliği gibi trajedileri—açıkça ortaya koyuyor.
Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşma Yönetmeliği (EUDR), teoride dünyanın ormanlarını kurtaracak en güçlü araçlardan biri olabilir. Ancak yasanın sürekli ertelenmesi, küresel ticaretin ahlaki sorumluluğu ile ticari kaygılar arasındaki çelişkiyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Traoré’nin uyarısı nettir: Her erteleme günü, Liberya ormanları için kaybedilmiş bir gün, sömürülen insanlar için ise bir işkence günüdür. Bu “etik dışı kakao” krizinin çözümü, sadece yasal düzenlemelerin hızla uygulanmasından değil, aynı zamanda küresel tüketicinin kaynağı belli, sorumlu çikolatayı talep etmesinden geçmektedir.
Kaynak: Toplumsal Kalkınma ve Orman Koruma Girişimleri Derneği (IDEF), Global Forest Watch

