TikTok efsanesi çöktü: Evcilleşen tilkiler yerine yalnızca alışan kurnazlar var

Yayın: 25 Kasım 2025 13:24
Güncelleme: 25 Kasım 2025 13:24

Son dönemde TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında viral olan videolar, tilkilerin top oynadığını veya insan eline yaklaştığını göstererek, internet kullanıcılarını tilkilerin kendi kendini evcilleştirdiği yanılgısına itiyor. “Evcil hayvan değilse, neden evcil hayvan şeklinde?” gibi yorumlarla desteklenen bu inanç, tilkilerin kasten üreme olmadan zamanla daha insan dostu hale geldiği varsayımına dayanıyor. Oysa bilim insanları, bu sosyal medya efsanesinin, hem hayvanlar hem de insanlar için potansiyel tehlikeler barındıran “alışma” durumuyla karıştırıldığını kesin bir dille belirtiyor.

Peki, bir türün “evcil” sayılması için gereken genetik ve davranışsal kriterler nelerdir? Şehirde yaşayan tilkilerin kırsal kuzenlerinden fiziksel olarak farklılaşması ne anlama geliyor? Uzmanlar, masum görünen bu viral videoların tilkilere ve insanlara nasıl zarar verebileceği konusunda neden endişeli?

Evcilleşme mi, alışma mı? Bilimsel çizgi nerede?

Hayvan davranışçısı Blake Morton’a göre, evcil sayılmak için bir hayvanın sadece davranışsal olarak yumuşaması yeterli değildir; aynı zamanda bu davranışların ve fiziksel özelliklerin (daha küçük kafatası, daha kısa burun) genetik olarak yavrulara aktarılması gerekir. Morton, “Son nokta genetiktir,” diyerek, sosyal medyada görülen dostça yaklaşımların doğrudan evcilleşme kanıtı olmadığını vurguluyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Bazı modern tilkilerde, şehir tilkilerinin kırsal tilkilere göre daha kısa burunlara ve daha küçük kafataslarına sahip olması gibi küçük fiziksel değişiklikler gözlemlenmiştir. Ayrıca, şehir tilkilerinin yem bulmacalarında daha az korkak ve daha araştırmacı olduğu kanıtlanmıştır. Ancak Morton, bunların hiçbirinin doğrudan evcilleşme kanıtı olmadığı konusunda ısrarcı.

Bilim insanları, insanların bu “evcilleşme” belirtilerini “alışma” (habituation) ile karıştırdığını belirtiyor. Alışma, bir hayvanın herhangi bir olumsuz sonuç görmeden insanlarla yaşamaya tekrar tekrar uyum sağlamasıyla gerçekleşir. Tilkiler, şehirlerde bol yiyecek (fareler ve insanların bıraktığı artıklar) bulduğu için insan çevresine çekiliyor ve zamanla insan varlığına alışıyorlar.

Toksoplazmoz tehdidi: Korku tepkisi kayboluyor

Arjantin Ulusal Bilimsel ve Teknik Araştırma Konseyi’nden biyolog Cinthia Abbona, viral görüntülerin, vahşi tilkilerin evcilleşme yolunda olduğu yanılgısını körüklediğini ve bunun zararlı uygulamaları normalleştirme riski taşıdığını belirtiyor.

Bu zararlı etkilerin başında ise sağlık sorunları geliyor. İngiltere’de yabani tilkileri kurtaran The Fox Project’in kurucusu Trevor Williams, şehirlerdeki tilkilerin önemli bir kısmının toksoplazmozdan muzdarip olduğunu düşünüyor. Parazit kaynaklı bu hastalık, tilkilerden insanlara bulaşmasa da, hayvanların doğal korku tepkilerini kaybetmelerine neden olabiliyor.

  • Küresel Yaygınlık: Cornell Üniversitesi’nden uzmanlar, tilkilerde toksoplazmozun küresel yaygınlığının en az %39, ABD’de ise neredeyse %50 olduğunu tahmin ediyor.
  • Davranışsal Etki: Williams, bu hastalığa sahip tilkilerin, normalde yapacakları gibi hızla kaçma içgüdüsünü kaybettiklerini ve bu nedenle insanlara daha rahat yaklaştıklarını belirtiyor. Bu, şehirlerdeki tilkilerin “daha evcil” değil, sadece “insanları daha iyi anlayan” veya hastalık nedeniyle tepkisi körelmiş hayvanlar olduğu anlamına geliyor.

Etik dışı ticaret ve tarihsel bağ

Sosyal medyada yaratılan evcilleşme yanılgısı, egzotik evcil hayvan ticaretini de körüklüyor. ABD’deki tilki koruma alanı Arctic Fox Daily Wildlife Rescue’nun kurucusu Kimberly DeFisher, “İnsanlar bir köpek yavrusu gibi olacaklarını düşünüyorlar,” diyor. Oysa tilkiler sıklıkla iç mekanda her yeri işaretleme eğilimindedir ve idrarları oldukça güçlü, misk kokuludur.

DeFisher’in tahminine göre, ABD’de bu ticaretten satın alınan “evcil” tilkilerin en az yüzde 50’si, vahşi bir hayvanla baş edemeyeceklerini anlayan sahipleri tarafından bir yaşına gelmeden terk ediliyor veya yasadışı yollarla serbest bırakılıyor.

Tarihsel olarak, tilkilerin evcilleşme çabaları da tartışmalıdır. Rus genetikçilerin 60 yıl süren deneyinde, en uysal tilkiler seçilerek yetiştirilmiş, ancak vahşi davranışlar sergileyen yüzlercesi kürk çiftliklerine veya egzotik evcil hayvan ticaretine satılarak deneyin etik boyutu sorgulanmıştır. Yine de, arkeologlar bir zamanlar Güney Amerika kültürlerinde yarı evcil Fuegian Köpekleri (tilki türleri) bulunduğunu ve hatta nesli tükenmiş bir tilki türünün (Dusicyon avus) insanıyla birlikte gömüldüğünü ortaya çıkarmıştır. Ancak Abbona, bunların da tam anlamıyla evcilleştirme değil, tarih öncesi avcı-toplayıcı toplumların vahşi hayvanlarla kurduğu nadir ilişkiler olduğunu belirtiyor.

Türkiye ve bölgeye bağlantı: Yaban hayatına saygı

Türkiye, şehirleşmenin hızla arttığı ve yaban hayatının kentsel alanlarla sıkça kesiştiği bir coğrafyaya sahiptir. Tilkilerin evcilleşmesi efsanesi, Türkiye’deki vatandaşlar için de önemli riskler taşımaktadır:

  1. Elle Besleme Riski: İnsanların tilkileri “dost canlısı” sanıp elle beslemeye kalkışması, hayvanın insana alışmasına ve bir sonraki kişiden yiyecek beklerken agresifleşmesine neden olabilir. Uzmanlar, elle beslemenin “ölümcül bir hata” olduğunu belirtiyor.
  2. Yaban Hayatı ve Kanunlar: Bir tilkinin bir insana rahatça yaklaşması, o hayvanın ya hastalandığına ya da alışmaktan dolayı insan korkusunu kaybettiğine işarettir. Bu durum, yetkililerin (Büyükşehir Belediyesi veya Doğa Koruma birimleri) müdahalesini gerektirebilecek bir halk sağlığı veya hayvan sağlığı sorunu yaratabilir.

Pamuk prenses değil, vahşi yaşamdır

Sosyal medyada popülerleşen “evcil tilki” figürü, yaban hayatının doğasına aykırı, tehlikeli bir romantizasyondur. Hayvanların insana yaklaşması, bir büyü veya evcilleşme işareti değil, büyük olasılıkla kolay yiyecek arayışı veya hastalık nedeniyle kaybolan doğal korku refleksinin bir sonucudur.

The Fox Project kurucusu Williams’ın uyarısı son derece nettir: “Yaban hayatının size ihtiyacı olduğunu varsaymayın. Çoğu zaman size hiç ihtiyacı yoktur.” İnsanların yapması gereken, tilkileri sahiplenmek veya beslemek yerine, onlara güvenli bir mesafe bırakarak doğalarına saygı göstermek ve yetkilileri bilgilendirmektir. Aksi takdirde, bu masum sanılan videolar, hem tilkilerin tehlikeli durumlara düşmesine hem de insanların potansiyel risklerle karşı karşıya kalmasına neden olacaktır.

Kaynak: National Geographic

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top