Acil durum yönetimi ve iklim uzmanları, Donald Trump’ın başkanlığındaki politikaların ABD’nin doğal afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesini ciddi biçimde zayıflattığını söylüyor. Uzmanlara göre ülke, artan iklim riskleriyle karşı karşıyayken federal sistemde yaşanan erozyon “mükemmel bir fırtına”ya zemin hazırladı.
FEMA ve NOAA’da derin kesintiler
Trump’ın ikinci döneminin ilk yılında, iklim bilimi ve hava tahminleri alanında dünya çapında kabul gören kurumlara yönelik baskılar dikkat çekti. Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) ve Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), derin bütçe kesintileri, kitlesel işten çıkarmalar ve iptal edilen araştırma sözleşmeleriyle küçültüldü.
Uzmanlar, bu adımların etkilerinin tam olarak ancak büyük bir felaket yaşandığında ortaya çıkacağını belirtse de, 2025 yılı içinde yaşanan aşırı kasırgalar, rekor sıcaklıklar, yıkıcı yangınlar ve seller sistemdeki kırılganlığı şimdiden gözler önüne serdi.
Afetlere müdahalede gecikmeler ve aksaklıklar
FEMA, zayıf liderlik, düşük personel sayısı ve düşen moral nedeniyle kasırga sezonuna hazırlıksız yakalandı. Alaska’daki hasar görmüş hava balonu ağları, büyük fırtınalar öncesinde yeterli uyarı yapılmasını engelledi. Teksas’ta Guadalupe Nehri’nin taşması sonucu 135’ten fazla kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinde, federal arama kurtarma ekiplerinin konuşlandırılması için 72 saatten fazla beklenmesi eleştirilere yol açtı.
Tavsiye Edilen Haberler
Afetlerin maliyeti rekor kırdı
NOAA verilerini uzun yıllar takip eden iklim bilimci Dr. Adam Smith’e göre, yalnızca 2025’in ilk yarısında ABD’deki hava ve iklim felaketlerinin maliyeti 101 milyar doları aştı. Bu rakam, 1980’den bu yana yılın ilk yarısı için kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Obama döneminde NOAA yöneticiliği yapan Monica Medina, “Artan tehditler ile zayıflatılmış bir acil müdahale sistemi aynı anda ilerliyor. Tam anlamıyla mükemmel bir fırtınanın içindeyiz” dedi.
“FEMA pahalı ve etkisiz” söylemi
Trump, FEMA’nın maliyetli olduğunu ve “işini düzgün yapmadığını” savunarak kurumun yetkilerinin eyaletlere devredilmesi gerektiğini dile getirdi. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın özellikle kaynakları sınırlı eyaletler ve kırsal bölgeler için büyük risk oluşturduğunu vurguluyor.
2025 yılında FEMA’nın tam zamanlı personelinin yaklaşık üçte biri işten çıkarmalar, emeklilikler ve istifalar nedeniyle kurumdan ayrıldı. Ayrıca bilimsel danışma kurulları dağıtıldı ve afet harcamalarına getirilen sıkı onay süreçleri, acil müdahaleleri yavaşlattı.
Eyaletler hazır değil
Ulusal Acil Durum Yönetimi Birliği’nden Bill Turner, eyaletlerin bu boşluğu kısa vadede doldurmasının mümkün olmadığını belirterek, “Bütçeler, yasalar ve kurumsal yapıların değişmesi yıllar alır. Bu geçiş için zamanımız yok” dedi.
Özellikle küçük kasabalar ve kırsal bölgelerde, afet yönetimine ayrılmış özel birimler dahi bulunmuyor.
Orman yangınları ve hazırlık eksikliği
Trump yönetimi orman yangınlarına karşı sert söylemler kullansa da, arazi yönetimi kurumlarında yapılan işten çıkarmalar nedeniyle risk azaltma çalışmaları büyük ölçüde aksadı. Analizlere göre, 2025’te tehlikeli yakıt azaltma faaliyetleri yaklaşık %38 oranında azaldı.
Uzmanlara göre bu durum, yangın sezonunun uzadığı ve şiddetlendiği bir dönemde ciddi sonuçlar doğurabilir.
NOAA’da bilgi kaybı ve küresel etki
NOAA’da binlerce meteorolog, araştırmacı ve teknik personelin ayrılması, hava tahmini ve erken uyarı sistemlerini zayıflattı. Ulusal Hava Servisi ofislerinin önemli bir bölümünde kritik pozisyonlar boş kaldı, hava balonu fırlatmaları azaltıldı ve tahmin doğruluğu düştü.
Ayrıca ulusal iklim değerlendirmeleri iptal edildi, climate.gov gibi kamuya açık bilgi platformları kapatıldı ve bazı uydu sistemleri devre dışı bırakıldı.
Uzmanlar, bu kayıpların yalnızca ABD’yi değil, küresel veri paylaşımına bağımlı olan Avrupa, Karayipler ve Güney Amerika’daki afet izleme ve müdahale süreçlerini de etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
“Veri yoksa hazırlık da yok”
Medina, “Hiç toplanmamış veriyi sonradan satın alamazsınız. Özel sektör bile federal bilim altyapısına bağımlı. Bu temel çökerse, herkes etkilenir” dedi.
Uzmanlardan uyarı: Daha zor yıllar kapıda
Birleşmiş Milletler’e göre, önümüzdeki on yılda küresel sıcaklık artışının 1,5°C eşiğini aşmasıyla aşırı hava olayları daha da şiddetlenecek. Federal desteğin azaldığı bir dönemde, uzmanlar halkı ve yerel yönetimleri daha fazla bireysel ve toplumsal hazırlık yapmaya çağırıyor.
Ancak acil durum yöneticileri uyarıyor: Büyük bir felaket sonrası tüm zararların federal hükümet tarafından karşılanacağına dair beklenti gerçekçi değil.
“Bu algıyı değiştirmek zorundayız,” diyor Turner. “Çünkü mevcut tablo, bu güvenceyi artık sunamayabileceğimizi gösteriyor.”





