Türkiye’nin en gizemli ve en nadir yaban hayvanlarından biri olan Anadolu parsına yönelik koruma önlemleri sertleşiyor. Avlanması kesin olarak yasaklanan bu türün öldürülmesi ya da zarar görmesi halinde uygulanacak tazminat bedeli 45 milyon TL olarak belirlendi. Ayrıca failler, uzun süreli hapis cezasıyla da karşı karşıya kalabilecek.
Bu karar neden önemli? Çünkü bir zamanlar Anadolu’da tamamen yok olduğu düşünülen bu eşsiz yırtıcı, son yıllarda yeniden görüntülenerek umutları artırdı. Ancak aynı zamanda, insan kaynaklı tehditlerin devam ettiğini de gözler önüne serdi.
Koruma altındaki türler için yeni av dönemi listesi
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Merkez Av Komisyonu, 2025-2026 av dönemi için “Koruma Altına Alınan Av ve Yaban Hayvanları” listesini yayımladı. Listede memeliler, sürüngenler ve kuşlar olmak üzere üç ana kategori yer alıyor.
Bu kapsamda, avlanması ve zarar verilmesi yasak olan türler için uygulanacak tazminat bedelleri yeniden güncellendi. En yüksek tazminat bedeli ise Anadolu parsı için belirlendi.
Tavsiye Edilen Haberler
-
-
Çevre KirliliğiMersin’de çevre denetimlerinde 132 işletmeye 60 milyon TL ceza -
-
Anadolu Parsı için rekor tazminat

Anadolu parsına zarar verilmesi durumunda uygulanacak tazminat bedeli 45 milyon TL olarak açıklandı. Bu rakam, Türkiye’de bugüne kadar bir yaban hayvanı için belirlenen en yüksek tazminat bedeli olarak kayıtlara geçti.
Bununla da sınırlı değil. Koruma altındaki bu türlere zarar veren kişiler hakkında ayrıca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanabiliyor. Yetkililer, bu yaptırımların caydırıcılığı artırmayı hedeflediğini vurguluyor.
Yok oldu sanılırken 2019’da yeniden ortaya çıktı
Anadolu parsı, uzun yıllar boyunca Türkiye’de neslinin tamamen tükendiği düşünülen türler arasında yer alıyordu. Ancak 2019 yılında Batı Akdeniz’de kurulan fotokapanlara yansıyan görüntüler, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Bu gelişme, Anadolu parsının hâlâ Türkiye’nin dağlık ve ulaşılması zor bölgelerinde yaşamını sürdürdüğünü ortaya koydu ve koruma çalışmalarını hızlandırdı.
Bilimsel araştırmalar ve DNA çalışmaları sürüyor
Bilimsel literatürde “leopar” olarak bilinen tür, Anadolu’daki tarihsel kullanımı nedeniyle Bilim Kurulu tarafından “Anadolu parsı” olarak adlandırılıyor. Yapılan araştırmalara göre bu tür, dünyadaki sekiz leopar alt türünden biri olarak kabul ediliyor.
Uzmanlar, Anadolu parsının genetik yapısını netleştirmek amacıyla DNA çalışmaları yürütüyor. Bu kapsamda hazırlanan akademik makaleler uluslararası dergilerde yayımlandı ve tür, Dünya Gen Bankası’na “Anadolu parsı” adıyla kaydedildi.
Görüntülenen bireylerin hepsi erkek
Bugüne kadar Türkiye’de fotokapanlar aracılığıyla görüntülenen Anadolu parsı bireylerinin sayısı 10’a ulaştı. Bilim insanlarının verdiği bilgilere göre bu bireylerin tamamı erkek.
Uzmanlar, bu durumun dişi bireylerin olmadığı anlamına gelmediğini, dişilerin daha gizli yaşam alanlarını tercih ediyor olabileceğini belirtiyor. Araştırmalar Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de yeni bireylerin varlığına işaret ediyor.
Diğer koruma altındaki memeliler de listede
Listede yalnızca Anadolu parsı değil, birçok nadir ve koruma altındaki memeli türü de yer alıyor. Doğu yaban koyunu, çizgili sırtlan, yaban keçisi, vaşak, karakulak, alageyik ve boz ayı gibi türler için de yüz binlerce ila milyonlarca lira arasında değişen tazminat bedelleri belirlendi.
Bu düzenlemeyle, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yasa dışı avcılıkla mücadelenin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Kritik öneme sahip
Anadolu parsı, Türkiye’nin biyolojik mirasının en önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu türün varlığının sürmesi, ekosistem dengesinin korunması açısından da kritik öneme sahip. Özellikle Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yürütülen koruma çalışmaları, yerel halkın bilinçlendirilmesiyle daha etkili hale getirilmeye çalışılıyor.
Yetkililer, yüksek tazminat bedellerinin kaçak avcılığı caydıracağına ve türün geleceği için önemli bir güvence oluşturacağına inanıyor.
Yorum
Anadolu parsına verilen 45 milyon TL’lik tazminat bedeli, Türkiye’nin yaban hayatını koruma konusundaki kararlılığını net biçimde ortaya koyuyor. Bu karar, yalnızca bir hayvan türünü değil, aynı zamanda doğal mirası ve ekolojik dengeyi koruma iradesini temsil ediyor.
Ancak uzmanlara göre, cezalar kadar önemli olan bir diğer unsur da yerel halkın desteği ve farkındalığı. Anadolu parsının geleceği, yalnızca yasalarla değil, insan-doğa ilişkisini yeniden kurabilme başarısıyla şekillenecek.
Kaynak
- Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP)
- Tarım ve Orman Bakanlığı
- IUCN (International Union for Conservation of Nature)
- Akademik Ekoloji ve Yaban Hayatı Araştırmaları





