ABD’nin geniş kesimleri son haftalarda tarihi kar fırtınaları ve buzlanmayla boğuşurken, iklim verileri farklı bir gerçeğe işaret ediyor.
Climate Central’ın yayımladığı yeni analiz, incelenen büyük şehirlerin yaklaşık %80’inde kışın tipik süresinin kısaldığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, 1970–1997 dönemiyle 1998–2025 dönemi karşılaştırıldığında, kışların ortalama dokuz gün kısaldığını buldu.

Yöntem: “Kış” en soğuk 90 günle tanımlandı
Analizde kış mevsimi, geçmiş referans dönemde (1970–1997) yılın en soğuk 90 günü olarak tanımlandı. Son 28 yılda (1998–2025) bu “kış benzeri” sıcaklıkların daha geç başladığı ve daha erken bittiği görüldü. Çalışma, çekirdek bir örneklemde 195 şehirde bu kısalmanın yaygın olduğunu; genel tabloda ise değerlendirilen 295 şehrin yaklaşık %15’inde—özellikle Kaliforniya kıyıları ve Ohio Vadisi’nde—kışların uzadığını gösterdi. En dramatik değişimler Alaska’da ölçüldü: Juneau’da kış 62, Anchorage’da 49 gün kısaldı.
En büyük azalma güneydoğu, kuzeydoğu, orta batı ve güneyde
Haritalanan eğilimlere göre, kış günlerinin sayısı özellikle güneydoğu, kuzeydoğu, orta batı ve güney eyaletlerinde geriledi. Araştırmacılar, bu bölgelerde hem mevcut iklimin görece sıcak olması hem de ısınma hızının yüksekliğinin, kış günleri sayısındaki azalmayı hızlandırdığını belirtiyor.
Tavsiye Edilen Haberler

Şiddetli kar fırtınaları gerçeği değiştirmiyor
Veriler, son on yılın en güçlü kuzeydoğu tipi kar fırtınasıyla aynı zamana denk geldi. ABD’nin kuzeydoğusunda 61 cm’yi aşan, Rhode Island’da 91 cm’den fazla kara yol açan fırtına yüz binlerce haneyi elektriksiz bıraktı ve pek çok eyalette geçici seyahat yasaklarına neden oldu. Massachusetts Lowell Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof. Mathew Barlow, “Kışın kısalması, kışın olmayacağı anlamına gelmiyor. Isınan iklimde yağış yoğunluğunun artması beklenir” diyerek tekil aşırı olayların uzun dönem ısınma eğilimini çürütmediğini vurguladı.
Kutup girdabı ve yanlış çıkarımlar
Ocak ayındaki soğuk dalgaların, kutup girdabındaki genişlemeyle ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Son çalışmalar, küresel ısınmanın bu genişlemeleri tetikleyerek ABD’de aşırı kış hava olaylarına katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Barlow, “Soğuk bir günü seçip ‘Küresel ısınma nerede?’ demek, verileri dürüstçe değerlendirmek değildir” dedi.
Politika bağlamı ve tartışmalar

İklim cephesindeki tartışmalar sürerken, Şubat ayında EPA’nın, hükümetin ısıyı hapseden kirliliği düzenleme yetkisine temel oluşturan “tehlike tespiti” kararını geri çekmesi, çevre ve halk sağlığı örgütlerinin tepkisini çekti. 2009’dan beri yürürlükte olan bu çerçeve, araçlardan, enerji santrallerinden ve sanayiden kaynaklanan sera gazı salımlarının sınırlanmasına imkân veriyordu; çok sayıda sivil toplum kuruluşu karara karşı dava açtı.
Kısa ve sıcak kışların bedeli: Su, tarım, sağlık ve ekonomi
Kışların kısalması ve ısınması; dağ kar örtüsünün azalmasıyla su arzının zayıflaması, yaz mahsul verimlerinde düşüş, polen mevsimlerinin uzaması ve alerji/solunum rahatsızlıklarının artması gibi sonuçlar doğuruyor. Kış sporları ekonomisi de darbeler alıyor: Colorado’nun bazı bölgelerinde bu sezon kar kıtlığı nedeniyle kayak merkezlerine ziyaretler %20 azaldı. Barlow, “Bunlar yalnızca günlük ulaşımı etkileyen hava koşulları değil; ekosistemlerin işleyişinden su kaynaklarına kadar uzanan, toplum sağlığını ilgilendiren değişimler” uyarısını yaptı. Ayrıca, daha seyrek görülse bile aşırı soğuk ve yoğun kar olayları devam edecek; ancak kışlar ısındıkça bu olaylarla başa çıkmak için gereken uygulama ve kaynakların aşınması yeni bir kırılganlık yaratıyor.
Genel resim: Kış kısalıyor, uyum ihtiyacı büyüyor
Climate Central’ın bulguları, birçok büyük ABD şehrinde kış mevsiminin 20. yüzyıla kıyasla daha geç başlayıp daha erken bittiğini gösteriyor. İstisnai fırtınalar dikkat çekse de, ısınan ve kısalan kışlar su yönetimi, tarım, halk sağlığı ve yerel ekonomilerde uyum politikalarını acilleştiriyor. Bilim insanları, uzun vadeli eğilimi anlamak ve etkilerini hafifletmek için yerel ölçekli iklim uyumu, arazi kullanımı planlaması ve emisyon azaltımının birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.





