Güney California kıyılarında son üç ayda ölçülen rekor su sıcaklıkları, uzun süreli bir deniz ısı dalgası endişesini büyüttü. Bilim insanları, mevcut sıcaklığın sönümlenmemesi halinde ekosistem üzerinde “Blob” benzeri ağır etkiler görülebileceği uyarısında bulunuyor.
Güney California açıklarında deniz suyu sıcaklıkları son aylarda alışılmadık biçimde yükseldi. Scripps Okyanus Bilimleri Enstitüsü tarafından işletilen kıyı istasyonları, bir asırdan uzun süredir California kıyıları boyunca ölçüm yapıyor. Ancak bu yıl kaydedilen veriler, araştırmacıları ciddi biçimde endişelendiriyor. Son üç ayda birçok istasyon günlük sıcaklık rekorları kırarken, La Jolla istasyonu bir noktada tarihsel ortalamanın 10 derece üzerine çıktı.


Uzmanlara göre bu durum, sıradan bir mevsimsel dalgalanmanın ötesinde. Güney California kıyılarında birkaç yılda bir El Niño etkisiyle tropikal sıcak suların kuzeye ilerlediği dönemler görülüyor. Ancak mevcut ısınmanın arkasında El Niño yerine, bölge üzerine yerleşen kalıcı bir yüksek basınç sistemi bulunuyor. Bu sistem, sakin ve güneşli koşullar yaratarak hem havayı hem de denizi tarihi seviyelerin üzerine taşıdı.
Deniz ısı dalgası neden bu kadar dikkat çekiyor?
Bilim insanları, yaşananları 2010’ların ortasında Pasifik’te büyük ekolojik tahribata yol açan ve “Blob” olarak bilinen uzun süreli deniz ısı dalgasıyla karşılaştırıyor. O olay da, okyanus yüzeyinde uzun süre kalan sıcak koşullar nedeniyle ortaya çıkmış ve yıllarca etkili olmuştu. Bugünkü endişe, Güney California’daki ısınmanın geçici kalmaması ve benzer şekilde uzaması.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nden okyanus bilimci Andrew Leising, asıl kritik sorunun önümüzdeki aylarda ne olacağı olduğunu söylüyor. Leising’e göre eğer sıcak koşullar sürer ve buna ileride güçlü bir El Niño da eklenirse, sonbahar ve kış aylarında çok daha büyük etkiler görülebilir.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-

Yenilenebilir EnerjiEnerji şokuyla karşılaşan Avrupa’da nükleer enerji çözüm olabilir mi? -


-




Yukarı akıntılar neden hayati önemde?
California kıyılarındaki deniz yaşamı için en önemli süreçlerden biri ilkbaharda oluşan yukarı akıntı. Bu mekanizmada kuzeybatı rüzgarları sıcak yüzey suyunu açık denize iterken, alttan daha soğuk ve besin açısından zengin sular yüzeye çıkıyor. Bu sular fitoplanktonu besliyor; fitoplankton da tüm deniz besin zincirinin temelini oluşturuyor.
Ancak sıcak ve sakin koşullar bu süreci zayıflatabiliyor. Eğer yukarı akıntılar yeterince oluşmazsa, denizin üretkenliği düşebilir ve ekosistem büyük baskı altına girebilir. Bilim insanlarının asıl kaygısı, mevcut sıcaklığın yalnızca anlık bir anormallik değil, bu temel sistemi bozabilecek kalıcı bir düzen değişikliği yaratması.
Rekor sıcaklık deniz yaşamını nasıl etkileyebilir?
Uzun süreli deniz ısısı fitoplankton üzerinde yıkıcı etkiler yaratabiliyor ve zararlı alg patlamalarını tetikleyebiliyor. Bu tür değişimler, deniz aslanlarından yunuslara, kıyı kuşlarından halibut balıklarına kadar çok sayıda canlıyı etkileyebiliyor. Geçmişteki “Blob” yıllarında, California açıklarında deniz yaşamında ciddi kayıplar yaşanmıştı.
UC San Diego Scripps Okyanus Bilimleri Enstitüsü’nden araştırmacı Melissa Carter, önceki deniz ısı dalgalarının en kötü Dungeness yengeci sezonlarından birine yol açtığını hatırlatıyor. Bu nedenle sıcaklığın birkaç derece artması bile yalnızca bilimsel bir veri değil; balıkçılık, biyolojik çeşitlilik ve kıyı ekonomileri açısından somut sonuçlar anlamına geliyor.
Bu sıcaklıklar iklim kriziyle bağlantılı mı?
Bilim insanlarına göre deniz ısı dalgaları giderek daha yaygın ve daha uzun süreli hale geliyor. Bunun bir nedeni, küresel iklim krizi nedeniyle okyanusların genel olarak yavaş ama sürekli ısınması. Diğer nedeni ise atmosferdeki değişimler. Özellikle belirli bölgelerde uzun süre yerleşik kalan yüksek basınç sistemlerinin neden bu kadar sık ve güçlü hale geldiği henüz tam olarak anlaşılmış değil.
Carter’a göre bu tür sistemler bir bölgede yerleştiğinde kendi kendini güçlendiren bir geri besleme döngüsü oluşturabiliyor. Sıcak ve sakin hava koşulları, deniz yüzeyinin daha da ısınmasına yol açıyor; bu da yukarı akıntıların oluşma ihtimalini azaltıyor. Eğer bu mekanizma sıklaşırsa, Batı Kıyısı ekosistemlerinin işleyişi uzun vadede değişebilir.
Isınma zayıflıyor mu, yoksa yeni başlangıç mı?
Son birkaç günde su sıcaklıklarında hafif düşüşler görüldü. Bu da sıcak hava dalgasının zayıflamaya başlamış olabileceği umudunu doğurdu. Ancak uzmanlar, bunun kalıcı bir soğuma mı yoksa kısa süreli bir dalgalanma mı olduğunu anlamak için henüz erken olduğunu belirtiyor.
Leising’e göre mevcut beklenti, Güney California’ya kadar uzanan sularda önümüzdeki ay sınırlı bir serinleme görülebileceği yönünde. Ancak bunun kesin olmadığı ve olayların nasıl gelişeceğinin asıl belirleyici olacağı vurgulanıyor.
Deniz yüzeyinin alışılmadık biçimde ısınması, yüzücüler ve sörfçüler için kısa vadede cazip görünebilir. Daha sıcak sular ton balığı gibi türleri kıyıya yaklaştırarak balıkçılığı da geçici olarak etkileyebilir. Ancak bilim insanları, okyanusun bir “yüzme havuzu” gibi ısınmasının ekolojik açıdan sürdürülebilir olmadığını hatırlatıyor. Çünkü yaşanabilir bir deniz, yalnızca sıcak değil, dengeli ve üretken bir sistem olmak zorunda.





