Christiana Figueres: Dünya fosil yakıtlara bağımlılıkla rehin alındı

Haber Giriş: 08:01, 08.04.2026
Güncelleme: 08:01, 08.04.2026
Fotoğraf Kaynağı: Elliot PARIS

Paris Anlaşması’nın mimarlarından Christiana Figueres, dünyanın fosil yakıtlara bağımlılık nedeniyle “rehin alındığını” söyledi. Figueres, deniz seviyesindeki yükselişin sağlık, yerinden edilme ve eşitsizlik üzerindeki etkilerini inceleyecek yeni Lancet Komisyonu’nun eş başkanı olarak, iklim krizini “tüm adaletsizliklerin anası” diye tanımladı.

Eski BM iklim yetkilisi ve Paris Anlaşması’nın hayata geçirilmesinde kilit rol oynayan Christiana Figueres, iklim krizinin artık soyut bir çevre meselesi değil, doğrudan insan sağlığı ve adalet sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Figueres, deniz seviyesinin yükselmesinin sağlık, refah ve eşitsizlik üzerindeki etkilerini inceleyecek yeni Lancet Komisyonu’nun eş başkanlarından biri olarak göreve başlarken yaptığı açıklamada, dünyanın fosil yakıtlara bağımlılık nedeniyle “rehin alındığını” belirtti.

Paris Anlaşması’nın mimarlarından Christiana Figueres

Figueres’in değerlendirmesi, deniz seviyesinin yükselmesinin en ağır etkilerini yaşayan Pasifik ada ülkeleri başta olmak üzere kırılgan toplumların giderek daha sert risklerle karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi. Komisyon, yükselen denizlerin neden olduğu sağlık zararları için ülkelerin ve büyük kirleticilerin nasıl sorumlu tutulabileceğini de inceleyecek. Raporun Eylül 2027’ye kadar yayımlanması planlanıyor.

Deniz seviyesinin yükselmesi neden bir sağlık krizi sayılıyor?

Figueres’e göre deniz seviyesindeki artış yalnızca kıyı taşkınları ya da toprak kaybı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda içme suyu kaynaklarının tuzlanması, sanitasyon altyapısının bozulması, gıda üretiminin sekteye uğraması ve toplulukların zorla yerinden edilmesi gibi çok katmanlı sağlık tehditleri doğuruyor. Bu nedenle yükselen denizler, doğrudan halk sağlığı meselesi olarak görülmeli.

Özellikle alçak rakımlı ada devletlerinde risk daha da büyük. Tuvalu, Kiribati ve Fiji gibi ülkelerde deniz seviyesinin küresel ortalamanın üzerinde yükseldiği belirtiliyor. Bu durum, bazı yerleşimlerin önümüzdeki on yıllarda yaşanamaz hale gelmesi riskini artırıyor. Aynı tehdit New Orleans, Cardiff, Londra ve Amsterdam gibi alçak kıyı kentleri için de geçerli.

Figueres neden “tüm adaletsizliklerin anası” dedi?

Figueres, iklim krizinin sağlık etkilerini “tüm adaletsizliklerin anası” olarak tanımlarken, en az emisyona neden olan toplulukların en büyük bedeli ödemesine dikkat çekti. Ona göre mesele yalnızca fiziksel zarar değil; aynı zamanda kimlik, kültürel süreklilik, atalara ait topraklardan kopuş ve nesiller arası travma.

Pasifik ada ülkelerinde yaşanan zorunlu yerinden edilmenin ekonomik maliyetle tam olarak ölçülemeyecek kadar derin bir kayıp yarattığını vurgulayan Figueres, çocukların geleceğine dair endişelerin bile artık aile kurma kararlarını etkileyebildiğini söyledi. Bu tablo, iklim krizinin sosyal eşitsizlikleri nasıl derinleştirdiğinin somut bir örneği olarak görülüyor.

Lancet Komisyonu neyi araştıracak?

Lancet Komisyonları, küresel sağlık alanında politika yapımını etkileyen önemli uluslararası çalışma grupları arasında yer alıyor. Yeni komisyon, deniz seviyesinin yükselmesinin yol açtığı sağlık zararlarını yalnızca çevresel sonuçlar olarak değil, hukuki ve etik sorumluluk çerçevesinde değerlendirecek.

Komisyonun inceleyeceği başlıklar arasında mevcut yasal araçların yeterliliği, koruma boşlukları, iklim zararlarından en çok etkilenen toplulukların nasıl destekleneceği ve büyük kirleticilerin hangi yollarla hesap verebilir hale getirilebileceği bulunuyor. Özellikle geri dönüşü olmayan kayıplar yaşayan ülkeler açısından sağlık temelli bir adalet çerçevesi oluşturulması hedefleniyor.

Kirleticiler gerçekten hesap verebilir mi?

Figueres, Uluslararası Adalet Divanı’nın 2025’te yayımladığı danışma görüşünü bu açıdan önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor. Söz konusu görüşte ülkelerin iklime zarar vermeyi önleme konusunda yasal yükümlülük taşıdığı, bunu yapmamaları halinde tazminat ve başka telafi biçimleriyle karşılaşabilecekleri belirtilmişti.

Bu görüş bağlayıcı olmasa da Figueres’e göre iklim davalarının sayısını artırabilir ve emsal niteliğinde yeni davalara zemin hazırlayabilir. Vanuatu’nun, bu görüşün BM Genel Kurulu’nda daha güçlü biçimde desteklenmesi için yeni bir karar tasarısı hazırlaması da bu sürecin parçası olarak görülüyor.

Ancak uzmanlar, bazı devletlerin bu tartışmaları bile engellemeye çalışabileceğini ve fosil yakıtlar ile iklim zararlarına ilişkin açık sorumluluk diline karşı direncin arttığını belirtiyor.

Yasal anlaşmalar yeterli mi?

Figueres’e göre yalnızca yasal olarak bağlayıcı anlaşmalar iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerini önlemek için yeterli olmayabilir. Örnek olarak Kanada’nın geçmişte Kyoto Protokolü’nden çekilmesini hatırlatan Figueres, bağlayıcı bir metnin bile siyasi irade olmadığında etkisiz kalabildiğini söyledi.

Bu nedenle ona göre daha etkili yol; bilimsel kanıtlar, hukuki baskı ve hükümetler ile şirketlerin “aydınlanmış öz çıkarı”nı bir araya getiren bir yaklaşım. Başka bir deyişle, emisyon azaltımını yalnızca etik ya da hukuki zorunluluk değil, ekonomik istikrar ve iş sürekliliği için de gerekli görmek gerekiyor.

Fosil yakıtlara bağımlılık neden “rehin alma” olarak görülüyor?

Figueres’in “rehin alınma” benzetmesi, enerji krizleri ile jeopolitik çatışmaların fosil yakıtlara bağımlılık üzerinden birbirini beslediği düşüncesine dayanıyor. Ona göre dünya hâlâ petrol ve gaz sistemine bu kadar bağlı olduğu sürece, yalnızca iklim değil sağlık, güvenlik ve ekonomik istikrar da kırılgan kalmaya devam edecek.

Bu yüzden Figueres, deniz seviyesinin yükselmesini ve iklimin sağlık etkilerini konuşmanın aslında çok daha geniş bir insanlık meselesi olduğunu söylüyor. İklim krizi; su, gıda, barınma, ruh sağlığı, kimlik ve yaşam hakkı üzerinden insan deneyiminin tüm katmanlarına dokunuyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×
Bez obzira na prigodu, lantana je tu da vaš trenutak učini nezaboravnim.